BM Genel Sekreteri: Hem Esad'la hem teröristlerle görüşmek zorundayız

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Jan Eliasson, Suriye'de barışa ulaşabilmek için hem Esad hem de teröristlerle görüşmek zorunda olduklarını söyledi. Jan Eliasson İsveç Televizyonu SVT ile Newyork'ta yaptığı özel görüşmede başka alternatif olmadığını ancak krize çözüm bulunması adına başka adımların da atıldığını belirtti.

24 Aralık 2015 Perşembe, 10:42
Abone Ol google-news

BM Genel Sekreter Yardımcısı Jan Eliasson "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye'de barışa nasıl ulaşılacağı konusunda hemfikir olması büyük bir ilerlemedir. Bu 2015'in son günlerinde diplomasi adına bir zaferdir. Güvenlik Konseyi'ni bir bütün olarak arkamıza almamızın yan ısıra Suriye krizinde bölgedeki gelişmeleri etkileyebilecek Suudi Arabistan ve İran'ın barış anlaşmasına dahil edilmesi büyük bir ilerlemedir. Bu ülkelerin barış sürecine katılımı ile savaşı körükleyen oksijenin büyük kısmı kesilecektir." dedi.

HEM ESAD HEM DE TERÖRİSTLERLE GÖRÜŞMEK ZORUNDAYIZ

BM Genel Sekreter Yardımcısı Eliasson barış anlaşması uyarınca, Suriye halkının 18 ay içinde seçime gitmesinden önce Esad'ın geçiş sürecinin bir parçası olması gerektiğini belirterek "Esad'ın başkanlığındaki şu andaki hükümetle görüşmelerde bulunmak zorundayız. Aynı zamanda maalesef bir çoğu terörist olan kuvvetli bir muhalefetle de görüşmek zorundayız. Sorun bu geçiş sürecinin ne kadar süreceğidir." dedi.

ANLAŞMAZLIKLARIN DİNİ BOYUTA TAŞINMASI ENDİŞE VERİCİ

Bir çok insanın 2015 yılında dünyada meydana gelen anlaşmazlıklar ve çatışmalar nedeniyle, üçüncü dünya savaşı çıkma endişesi taşıdığı konusunda sorulan soruyu BM Genel Sekreter Yardımcısı Jan Eliasson şu şekilde cevapladı :

"Eğer bir endişe söz konusu ise bu dikkate alınmalıdır. Beni en çok endişelendiren nokta, anlaşmazlıkların nasıl giderek dini ve etnik boyut taşımaya başlamış olmasıdır. Bu karşılaştığımız yeni bir olgu. Bu bizim her bireyin eşit olduğu idealimize meydan okumadır. Bir o kadar da korku ve dehşetin insanlara neler yapabildiği beni korkutuyor. İnsanların televizyonlarının fişini çekip, atlı karıncadan atlamak istemelerinden endişeleniyorum. Simdi her zamankinden daha fazla bizi tehdit eden kötü güçlere karşı iyiler arasındaki koalisyonu gerçekleştirmemiz gerekiyor"