'Bu referandum bir dönüm noktasıydı'

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, halk oyuna sunulan anayasa değişikliğiyle Türkiye'nin yeni bir döneme gireceğini belirterek, ''Bu referandum bir dönüm noktasıydı'' dedi.

28 Eylül 2010 Salı, 08:59
Abone Ol google-news

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nde (YASED) dünya ekonomisinin bir kaç çeyrektir global krizden çıkış sürecinde olduğunu, başlangıçta daha hızlı olan bu toparlanmanın şimdi yavaş seyrettiğini belirtti. Bunun sürpriz olmadığını, normal ekonomik gelişmelerin sonunda bazı resesyonların olduğunu, o resesyonlardan çıkış sonrasında büyümenin hızlı bir şekilde olabileceğini anlatan Şimşek, ancak finansal kriz sonrası dönemlerde büyümenin veya makro ekonomik performansın, kriz öncesi döneme dönüşünün çok uzun yıllar aldığını kaydetti.

Bakan Şimşek, bu krizde birlikte işsizlikte çok büyük artışlar yaşandığını dile getirerek, bu işsizlikte ki artışların kısa dönemde en azından gelişmiş ülkelerde kalıcı bir nitelik taşıdığının görüldüğünü söyledi. Bunun da aslında dünya ekonomilerinde ileriye bakarken görünümün bir miktar zayıf görülmesinin temel noktası olduğuna işaret eden Şimşek, ABD'de işsizlik oranının yüzde 10'lara kadar çıktığını, şu anda yüzde 9,6 civarında olduğunu, 15 aydır ABD ekonomisinin büyüdüğünü, ancak işsizlikte önemli bir düşüş yaşanmadığını anlattı.

Mehmet Şimşek, dünya ekonomisine bakarken ABD ekonomisinin çok önemli bir konumda olduğunu, ama orada iş gücü piyasasında kalıcı ve güçlü bir toparlanmayı destekleyecek sinyallerin olmadığını bildirerek, ABD'de konut piyasasındaki sıkıntıların devam ettiğini, ABD'nin durumunun 1930'dan beri en kötü dönem olduğunu, Avrupa tarafına bakıldığında da durumun farklı olmadığını söyledi. Gelişmiş ülkelerdeki büyümenin önemli ölçüde ihracata dayalı olduğuna işaret eden Şimşek, mevcut büyümenin istihdam yaratamamasının dünya için en büyük sorun olduğunu bildirdi.
 

'Türkiye bu krizden diğer ülkelerden ayrışarak çıktı'

Şimşek, Türkiye'nin çok farklı bir noktada olduğunu, makro ekonomik temelleri çok güçlü olduğu için, krizden çok hızlı bir şekilde ve başka ülkelerden de önemli ölçüde ayrışarak çıkmayı başardığını belirtti. Türkiye'de, dünyadaki ekonomik krizden önce kamu finansman dengelerinde muazzam bir iyileşme sağlandığını belirten Şimşek, Kamu finansman dengelerini önemli ölçüde iyileştirdiklerini dile getirdi. Şimşek, bu durumun krize girerken Türkiye'nin kırılganlığını azaltan unsurlardan biri olduğuna işaret ederek, bankacılık sektöründe bugün dünyanın uygulamaya çalıştığı bir çok tedbiri kendilerinin kriz döneminden önce uygulamaya başladıklarını, bu durumun da kendilerini gelişmekte olan ve gelişen ülkelerden ayrıştıran en önemli farklardan biri olduğunu anlattı.

Finansal servette Türkiye'de çok önemli artışlar yaşandığına işaret eden Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Türkiye'deki büyüme rakamları, ben ilk yarıyı kast etmiyorum ama, bundan sonraki sürece baktığımız zaman başka ülkelere göre yüksek seyretmesi ihtimali yüksek ve sürpriz olmaz. Ortaya biz orta vadeli bir ekonomik plan ve orta vadeli bir plan koyduk. Bunu yapan ilk ülkeyiz. Türkiye'nin risk pirimi çok önemli ölçüde düştü. Türkiye varlıklarının uluslararası piyasalarda fiyatlaması Türk bonoların Türkiye'nin mevcut notuna göre değil, en az üç-dört kademe üstünde bir fiyatla fiyatlanıyor. Bizim için yılın ilk yarısında yakalanan büyüme ile birlikte bu yıl muhtemelen Türkiye için piyasadaki büyüme tahmini yüzde 6,5-7,5 arası... Dolayısıyla bu yıl için çok güçlü bir büyüme beklentisi var. Gelecek yıl için büyüme beklentileri yüzde 4,5-5,5 arası. Gelecek yıl içinde büyüme beklentileri olumlu. Gelecek yıl yüzde 4 büyüme öngörülen hiç bir Avrupa ülkesi yok. Avrupa'nın büyümesi bu yol çok düşük seyredecek tahminler onu gösteriyor, yüzde 1'in altında seyredecek.''
 

'Referandum sonuçları Türkiye'nin önünü açtı'

Bakan Şimşek, ileriye yönelik bakıldığı zaman referandumun başarılı bir şekilde atlatılmış olmasının Türkiye'nin önünü açtığını vurgulayarak, şunları kaydetti: ''Ben kısa vadeden bahsetmiyorum. Kısa vadeye ilişkin çok önemli bir belirsizilik kalkmıştır, geleceğe ilişkin beklentiler iyileşmiştir. Ama Türkiye hakikaten bu anayasa değişikliği ile yeni bir döneme girecektir. Bence bu referandum bir dönüm noktasıydı. Ben bunu siyasi anlamda söylemiyorum. Ben bunu makro ekonomik perspektifle söylüyorum. Çünkü Türkiye potansiyelini gerçekleştirecekse, Türkiye eğer gerçekten Avrupa ikinci veya üçüncüsü en büyük ekonomi haline gelecekse, dünyada ilk 10 ekonomi arasına girecekse bu bahsettiğimiz anlamda, daha doğrusu halkımızın önemli çoğunlukla 'evet' dediği anayasa paketi çok önemli bir adımdır.''

İyi işleyen bir hukuk sisteminin ekonominin, iyi işleyen bir demokrasinin de kalkınmanın olmazsa olmazı olduğunu vurgulayan Şimşek, temel hak ve özgürlükler genişlemeden, demokrasinin standartları yükseltilmeden iyi işleyen bağımsız ve tarafsız bir hukuk sistemi olmadan, Türkiye'de kişi başına düşen milli geliri 2050 yılında 60 bin dolara yükseltmenin son derece düşük olduğunu ifade etti. Şimşek, ''Türkiye ikinci bir çıkış dönemine başlamıştır. Küresel krize rağmen hemen hemen bütün kazanımlarını korumayı başarmıştır. İşsizlikte kriz öncesi duruma göre çok önemli bir geçiş yaşamıştır. Büyümede aynı şekilde, 2008 yılında Türkiye'nin toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) 731 milyar dolardı. Bu yıl ona çok yaklaşacağız. Son 60 yılın en büyük krizine rağmen Türkiye çok hızlı bir şekilde kriz öncesi zirve noktasına bir çok anlamda döndü, bazı anlamda geçti'' diye konuştu. Şimşek, yapılacak anayasa değişikliği ile Türkiye'nin potansiyelini gerçekleştirme ihtimalinin yükseldiğini kaydetti.

 

'En geç temmuzda olacak'

Şimşek, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, önümüzdeki dönemde anayasa değişikliği çerçevesinde uyum yasaları olacağını söyledi. Şu anda 2011 bütçesi ve orta vadeli program ve mali planın yenilenmesi sürecinde olduklarını ifade eden Şimşek, ''Gelecek sene biliyorsunuz genel seçimler yılın ilk yarısında veya haziran-temmuzda söz konusu. En geç temmuzda olacak. Sonuç itibariyle Türkiye şu anki kamuoyu yoklamalarına bakarsanız tekrar güçlü bir hükümet ihtimalinin yüksek olduğu bir siyasi atmosferde. Bu da bence ikinci bir çıkış dönemi için çok önemli bir bileşen'' dedi.

Şimşek, şu anda dünyada yaşanan sıkıntıların bir boyutunun da siyasi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: ''Yani zayıf hükümetlerdir. Mesela şu anda Amerika'da en fazla tartışılan konu bu Kongre için biliyorsunuz ara seçimler var, (ondan sonra ne olacak?) Bugün bir çok ülkede, Avrupa'da siyasi manzaraya baktığınız zaman çok güçlü iradesini ortaya koyan, siyasi yapılanmanın olduğu az ülke var. Bu Türkiye açısından çok önemli. Referandumda vatandaşın o kadar büyük oranda teveccüh göstermesi, çok büyük oranda 'evet' çıkması hem Türkiye'nin önünü açmıştır uzun vadede, reformların önünü açmıştır ama aynı zamanda siyasi manzarada da Türkiye'nin güçlü kalacağının bence güzel bir göstergesidir.''
 

'Mükellef hakları bizim için çok önemli'

Konuşmasında vergi denetim hususlarına da değinen Şimşek, mükellef haklarının kendileri için çok önemli olduğunu, son TBMM kapanmadan önce çıkardıkları yasa ile aslında mükellef haklarını çok önemli ölçüde iyileştirdiklerini, idareye karşı mükellefi koruyan bir çok düzenleme yaptıklarını ve bir çok yeni mekanizma ortaya koyduklarını anlattı. Şimşek, ''Tabi ki vergi denetimi teknik bir konudur. Ve başka herhangi bir mülahaza ile vergi denetiminin, vergi incelemelerinin yapılması söz konusu değildir. Ama maalesef ortada bir kaç incelemeden dolayı farklı türlü algılar var veya yaratılmaya çalışıldı. Ama biz bu yaptığımız düzenlemelerle hiç bir şekilde bunu doğru bulmadığımızı, tam aksine bir sisteme doğru gittiğimizi ortaya koyduk'' dedi.

Bakan Şimşek, şunları kaydetti: ''Şimdi biz vergi denetiminde esas itibariyle risk analiz modeline geçiyoruz. Şu son düzenlemelere kadar herhangi bir denetim birimindeki bir inceleme elemanı bir şirket seçip, onun defterlerini alıp inceleme imkanına sahipti. Bu defterleri, 3 yıl 5 yıl tutup incelemeyi bitirmeme selahiyetine de sahipti. Hatta çıkarttığımız tebliğleri, yönetmelikleri hiç kaale almama gelenek ve anlayışına sahipti demeyeyim ama öyle denetimler de yapıldı. Biz şimdi bu 3 hususta çok önemli, çok açık adım attık. Vergi denetiminde her sene bizim bir takım kriterlere göre bir analiz yapılacak, o analizler sonucunda çıkan şirketler denetim elemanlarına dağıtılacak. Dolayısıyla keyfi bir şekilde ben şuraya gideyim şeklinde bir anlayışın olmadığı kanısındayım ama bu yeni sistemde buna artık mahal yok. İkincisi biz dedik ki incelemeyi bir yılda bitirecekseniz. Çok karmaşık, zor bir inceleme varsa belki bir süre uzatırız, o da maksimum 6 ay. Başka, bakın mukteza da dahil olmak üzere, ortak akılla maliyenin ortaya koyduğu fikirlerin, tebliği olsun, diğerleri olsun artık bağlayıcıdır. Biz bir tebliğ çıkarttık. Size bir perspektif sunduk. Siz ona uydunuz, ona göre hesabınızı, kitabınızı tuttunuz. Bir denetim elemanı gelip ben bunu doğru bulmuyorum, beni sadece kanun bağlar ve kanunu ben böyle yorumluyorum artık diyemez. Daha önce diyebiliyordu.''
 

'Mükellefi koruşan düzenlemeler yaptık'

Vergi inceleme veya denetim koordinasyon kurulunun yeni dönemde çok önemli bir husus olduğuna dikkati çeken Şimşek, ''Bizde denetimde çok başlılık var. Ama bu denetimde çok başlılığı önemli ölçüde, onun zaafiyetlerini ortadan kaldıracak bir koordinasyon kurul kurduk. Şimdi buna ilişkin mevzuat altyapısı hızlı bir şekilde tamamlanacak'' dedi.
Merkezi rapor okuma kurulları oluşturduklarını ifade eden Şimşek, ''Şimdi bütün denetim birimlerinden bir kaç kişiyi alıyoruz, bir okuma kurulu oluşturuyoruz. Dolayısıyla herkes kendi elemanının raporunu değil, değişik birimlerden gelen denetim elemanları, bir itiraz varsa o raporun uygunluğuna bakabilecek'' dedi.

Şimşek, mükellef odaklı, mükellefi koruyan, idarede denetim koordinasyonunu güçlendiren bir çok hususta düzenlemeler yaptıklarını anlattı. Vergi konusunda mükemmel bir sistemleri olduğu iddiasında bulunmadığını söyleyen Şimşek, ''Ama şu var, biz iyileştiriyoruz. Çünkü bizim için vergi güvenliği kadar mükellef hakları, mükellefin hukuku da önemlidir, öngörülebilirlik de önemlidir. Mevzuatta basitliği sağlamak önemlidir. Bu konuda hala kat edeceğimiz önemli aşama var. Vergi denetiminde objektif, şeffaf kriterler önemlidir. Bu konuda epey adım attık ama sürekli kendimizi iyileştirme konusunda da kararlıyız, iddialıyız. bu konuda da adım atmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.
 

'Bu bölgede Türkiye'den daha cazip ülke bilmiyorum'

Dünya ekonomik görünümünde bir zayıflama olduğunu, ama Türkiye nispeten güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini vurgulayan Şimşek, ''Orta uzun vadeye baktığınız zaman herkes Çin'den bahsediyor ama aslında bu bölgede Türkiye'de olmak var. Mutlaka Türkiye'de olunması lazım'' dedi. Geçen sene çok önemli teşvikler getirdiklerini anımsatan Şimşek, şunları kaydetti: ''Hakikaten uzun dönemli bir perspektifiniz varsa, herhangi bir yerde yatırım düşünülüyorsa ben Türkiye'den o anlamda karşılaştırdığınız zaman hem pazar büyüklüğü itibariyle hem ekonomisinin geleceği itibariyle hem de verilen teşviklerin boyutu itibariyle, bütün kriterleri aşağı yukarı kapsayacak şekilde Türkiye'den daha cazip bu bölgede ülke bilmiyorum. Türkiye bir yandan AB sürecinden kurumsal, yasal altyapısıyla, hatta iş kültürüyle Avrupa'ya yakınsıyor, risk pirimi bugün bir çok bazı Avro bölgesi üyelerinin çok altında. AB üyelerinden bahsetmiyorum, Avro bölgesinde olan ülkelerden bahsediyorum, onlardan daha düşük. Bir çok uluslararası konferansta şunu söylemişimdir, Türkiye'ye yatırım yaptığınız zaman gelişmekte olan ülkelerin sunduğu büyümeyi yakalıyorsunuz, ama bizim sıradan bir gelişmekte olan ekonomiden önemli bir farkımız var o da risk primi ve risk profili olarak Türkiye giderek gelişmiş ülkeler risk profili... Böyle bedava bir şey yok. Bir yandan gelişmekte olan ekonominin büyümesini sunacaksınız, ama gelişmiş ülkenin risk profili ile. Bundan daha cazip bir teklif ben bilmiyorum.''
 

'Biz sizi hissedarlar olarak görüyoruz'

Uluslararası yatırımcıların Türkiye'nin herhangi bir şirketinden farklı olmadığını ifade eden Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı: ''Zaten o konuda yasal düzenlemeler de yaptık. Maalesef bazı konularda geriye gidiş de yaşandı ama o bizim tercihimizden dolayı değil, mülkiyet vesaire gibi konular ama inşallah o da düzelir. Ben inanıyorum. Sizleri burada görmek bizi memnun ediyor. Biz sizi hissedarlar olarak görüyoruz. Başarılı olmanızı, para kazanmanızı istiyorum. Çünkü sizler para kazanırsanız, Türkiye'deki bütün girişimciler için konuşuyorum, eğer Türkiye'ye yatırım yapanlar, yerli yabancı başarılı olurlarsa, kalıcı olurlar, istihdam, katma değer yaratırlar. Biz hepinizin Türkiye'de iyi bir deneyim geçirmenizi, daha doğrusu para kazanmanızı, başarılı olmanızı, daha fazla istihdam, katma değer üretmenizi, daha fazla ihracat yapmanızı istiyoruz. Bir tek istediğimiz bu bunun karşılığında, sürekli bir şekilde Türkiye'de yatırım ortamını iyileştirme konusunda, mevzuatı iyileştirme konusunda biz de tabi ki elimizden geleni yapacağız. Mükemmel değiliz, eksikliklerimiz var, onların farkındayız ama çok daha köklü bir şekilde iyileştirmek için de büyük bir çaba içindeyiz.''
 

'İnşallah yakında Bakanlar Kurulu kararı da çıkacak'

Bakan Şimşek, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) düzenlediği toplantıdaki konuşmasının ardından, basına kapalı kısımda YASED üyelerinin, sorularını yanıtladı.
Daha sonra çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplayan Şimşek, varantlarda stopajın sıfıra düşürülmesiyle ilgili bir soruya karşılık, Meclis kapanırken menkul kıymetlerin vergilendirilmesine ilişkin bir düzenlemeyi yaptıklarını anımsatarak, buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararının çıkmasının gerektiğini belirtti. Bakanlar Kurulu kararının çıkması için de gerekli hazırlıkları tamamladıklarını ve Başbakanlığa gönderdiklerini dile getiren Şimşek, şunları söyledi: ''İnşallah yakında Bakanlar Kurulu kararı da çıkacak. O çerçevede kanunla paralel olmak üzere varantlar, opsiyonlar ve benzeri diğer enstrümanlarda vergi düzenlemeleri yapıldı. Orada yine şirketler, bireyler açısından tabi ki yerli yabancı ayrımı kaldırıldı, bireysel yatırımcılar yüzde 10 vergi verecek, kurumsal yatırımcılarda ise yerli yabancı ayrımı kaldırılarak orada vergi sıfırlandı. Dolayısıyla yakında çıktığında zaten detayını göreceksiniz ama o düzenlemenin içerisinde varantlar da var diğer bir takım enstrümanlar da var.''
 

2011 bütçesi

Şimşek, 2011 bütçesiyle ilgili olarak da bütçeyi kanunlar hükmü gereği 17 Ekim itibariyle TBMM'ye göndermek zorunda olduklarını ifade ederek, ''Dolayısıyla mutlaka 17 Ekim'den önce Meclis'e göndereceğiz. Çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Makro çerçeve üç aşağı beş yukarı belirlendi. Onun üzerine orta vadeli program, orta vadeli planın revizesi söz konusu. 2011 bütçesinde o çerçevede hazırlıklarda son aşamaya geldik. Öyle ümit ediyorum ki Meclise 17 Ekim'den önce mutlaka göndereceğiz'' dedi. Bir başka soruya karşılık da Bakan Şimşek, esnaf ve sanatkarların kredi borçlarının yeniden yapılandırılması çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı'nın ortak bir çalışma yaptığını ve bu çalışmanın devletin bütün alacaklarını kapsayacak şekilde yapıldığını anlattı. Bu çalışmanın yakın bir zamanda bitmesini ümit ettiğini ifade eden Şimşek, bu çalışmanın Meclis'e ekim ayı başında gelebileceğini bildirdi.

Şimşek, bu düzenlemenin kendileri için önemli olduğunu, bu düzenlemenin bir an önce yapılmasını istediklerini, bu beklentilerle tahsilat oranlarının etkilenmesini istemediklerini belirtti. YASED üyeleriyle yapılan toplantının basına kapalı kısmında, YASED üyelerinin kendisinden ne tür taleplerde bulunduklarının sorulması üzerine de Şimşek, şunları kaydetti: ''Yerli ve yabancı yatırımcılar bizim için çok önemli. Türkiye'nin yatırıma, istihdama ihtiyacı var. Dolayısıyla iş aş üretenlerle biz yakın diyalog içindeyiz. Bugün Türkiye'deki uluslararası yatırımcıların temsilcileri ile bir araya geldik. Bir çok hususta kendilerini dinleme imkanı bulduk. Bir çok konu gündeme geldi önemli kısmı vergi veya sektöre ilişkin hususlardır. Türkiye hakikaten performansı ve gelecek potansiyeli itibariyle son derece cazip bir ülke. Yatırımcılar bunun farkında. Sadece sektörel ve vergiye ilişkin bazı hususlar gündeme getirildi bunlar da normaldir.''

'Yılda 90 binin üzerinde denetim raporu yazılıyor'

Bakan Şimşek, bir soru üzerine Türkiye'de vergi denetimlerini artırdıklarını, kendileri için önemli olanın harcamaları vergilerle finanse etmek ve herkesten makul ölçüde vergi almak olduğunu ifade etti. Son yaptıkları yasal düzenlemede, idareye karşı vergi mükellefini güçlendirdiklerini belirten Şimşek, vergi denetimlerinin rutin olduğunu ve yılda 90 binin üzerinde denetim raporu yazıldığını bildirdi.

Şimşek, bir gazetecinin Mali Kural'da son durumu sorması üzeride de ''Şu an itibariyle gündemde değil. Önümüzdeki dönemde tabii ki Hükümetimiz, Meclisimiz takdir ederse gündeme taşınabilir. Şu an itibariyle yakın bir dönemde gündeme geleceği ihtimalini ben görmüyorum. O çerçevede fazla söyleyecek bir şey yok'' diye konuştu.