Bulutlarla dans

Uçmak özgürlük demek, Semin Öztürk de özgürlüğü seçen bir kadın. Daha çok küçük yaşlarda babasının kucağında başladığı gökyüzü yolculuğuna bugün başarılı bir akrobasi pilotu olarak devam ediyor. Havada teknik arıza yaşasa da tek düşündüğü uçmaya devam etmek! Korkuya yenilmemek... Ancak onun tek özelliği gökte yaptığı insan limitlerini zorlayan manevralar değil. Semin Öztürk mesleğini ülkemizdeki tüm kadınların güçlenmesi ve özgürleşmesi için de kullanıyor. En büyük etkinliğimiz dediği, SHG Airshows 2019 için geri sayıma başladıklarını söylüyor.

19 Ağustos 2019 Pazartesi, 13:24
Abone Ol google-news

Babasının ve annesinin kucağındayken gökyüzü ile tanışmış Semin Öztürk. Daha küçücük yaşta içine işleyen bu alışkanlık zamanla bir tutkuya dönüşmüş ve bugün uçağı ile göklere hükmeden kadının hikâyesi başlamış. Akrobasi pilotu Semin Öztürk, nadir görülen uçuş becerileriyle hemcinslerine ve gençlere örnek oluyor ve havacılığı sevdiriyor. Kendisiyle hayat hikâyesini ve işinin inceliklerini konuştuk.

-Havacı bir aileden geliyorsunuz. Ailenin bu ilgisi size nasıl yansıdı?

Babam Ali İsmet Öztürk çok uzun senelerdir havacılık sektörünün içerisinde. Annemin de pilot lisansı var. Kendimi bildim bileli havacılığın içindeyim. Annem Cessna ile uçuşa giderken ona eşlik ederdim, çok küçüktüm. Onu pür dikkat seyrederdim. Hatta bazen annem uçarken arka koltukta uyuyakalırdım. Uçağın motor sesi eşliğinde uyumanın keyfi bile farklıydı benim için. Çocukluğum bu şekilde geçti. Uçak ve helikopterlerin arasında büyüdüm diyebilirim. 8 yaşındayken babamla birlikte 1942 model Boeing Stearman ile uçardık. Çift kanatlı, üstü açık, benim için masallardan fırlamış dev gibi bir uçaktı. Pedallara basmak için boyum yetmiyordu. Ancak lövyeyi babamla birlikte tutardık. İlk defa o zaman bir hava aracını uçurmanın keyfine varmıştım. Babam bana inmek için tarla seçtirirdi ve seçtiğim tarlaya inerdik. Tarla sahibi gelmeden tekrar havalanırdık. Onun heyecanı bambaşkaydı; hiç unutamayacağım anılarımdandır.

- İlk akrobasi uçuşunuzu 12 yaşınızda yapmışsınız, o zaman neler hissettiniz?

Ben 9 yaşındayken babam akrobasi uçuşlarına başladı. Akrobasi uçaklarında paraşüt takmak zorunlu, fakat ben çok küçük olduğum için paraşüt bana uymuyordu. O nedenle 3 sene bekledim. En büyük hayalim büyüyüp paraşütü sırtıma takarak akrobasi uçuşu yapmaktı. 12 yaşımı doldurduktan sonra babamla birlikte ilk akrobasi uçuşumu gerçekleştirdim ve hayallerime ulaşmanın sevincini yaşadım.

İleri uçuş tekniği

- Alanda nasıl bir eğitim aldınız?

21 yaşındayken Hususi Pilot Lisansımı (PPL) aldım. Sonrasında ise Amerika’da bulunan Tutima Academy of Aviation Safety’de sadece akrobasi uçuşu üzerine eğitim gördüm. 2016 yılında Özel Helikopter Pilot Yetiştirme Kursu’nu (PPL-H) tamamladım. Kursu bitirdikten sonra ülkemizdeki ilk sivil kadın helikopter pilotu olduğumu öğrendim. Ardından İngiltere’de MD-500 helikopteri ile TİP eğitimi aldım. 

- Pilotluğun, askeri, sivil ticari pek çok farklı dalı var. Siz neden akrobasi pilotluğunu tercih ettiniz? Sizi çeken işin heyecan kısmı mıydı?

Aslında uçuşla ilgili her şey ilgimi çekiyor. Ancak akrobasi uçuşu bambaşka... Eğer uzun bir sure uçmazsam kendimi eksik hissediyorum. Akrobasi ileri uçuş tekniği olarak kabul edilir. Akrobasi uçuşu hayatıma hiç tükenmeyen bir heyecan ve adrenalin kattı. Hayatıma çok farklı pencerelerden bakma imkânı sundu. Akrobasi uçuşlarında daima bir öğrenci olma hali var. İnsan hiçbir zaman “ben oldum” diyemiyor. Her uçuşumda yeni şeyler öğreniyorum.

- İlk gösteriyi nerede yaptınız?

İlk gösteri uçuşumu Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Merkezi’nde düzenlenen SHG Airshows 2015’te gerçekleştirdim. Uçuş kariyerimin başlangıcı diyebiliriz. Antrenman uçuşları ve seyirci karşısında uçmak birbirinden çok farklıymış bunu öğrendim.

- O günden bugüne nasıl etkinliklerde yer aldınız?

Sivrihisar Havacılık Merkezi’nde düzenlenen Kâğıt Uçak Yarışması, Fly Inn, Model Uçak ve Helikopter Festivali, Paraşüt Günleri, Geleneksel Cumhuriyet Fotoğrafı Hava Yarışları gibi yaklaşık 20 etkinlikte yer aldım ve tabii ki bütün SHG Airshow’larda gösteri yaptım. Ayrıca geçen sene 14 Temmuz’da yurtdışındaki ilk gösteri uçuşumu yaptım. Yurtdışında Türk Bayrağımızı dalgalandırmak benim hayalimdi. Romanya’da gerçekleşen Aeromania 2018, benimle beraber dünya şampiyonu Jurgis Kairys, Romanya Akrobasi Timi olan Hawks of Romania, Aerobatic Yakers gibi pek çok katılımcıya ev sahipliği yaptı.

Romanya Büyükelçisi Sayın Osman Koray Ertaş “airshow”a bizzat geldi ve çok sayıda Türk vatandaşımız da beni destekledi. Ayrıca yerel halk tarafından da büyük bir kalabalık ve sevgiyle karşılandım. Türk bayrağımızı Romanya göklerinde dalgalandırmak benim için çok büyük bir onur ve gurur oldu. Eylül ayında İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest’te gösteri uçuşu yaptım. Bu sene de Sivrihisar Havacılık Merkezi’ndeki birbirinden eğlenceli etkinliklerde uçmaya devam ediyorum. En büyük etkinliğimiz olan SHG Airshows 2019 için geri sayıma başladık.

- İzleyicileri neler bekliyor?

Türkiye'nin gökyüzündeki milli takımı olan Türk Yıldızları, Mor Menekşe, North American P-51D Mustang, Douglas DC- 3’ün de aralarında bulunduğu pek çok katılımcı ile rengârenk paraşüt, helikopter ve uçakların gökyüzünü süslediği şahane bir hafta sonu icin hazırlanıyoruz. Fırsatını bulmuşken söyleyeyim, 14-15 Eylül tarihlerinde 7’den 70’e bütün havacılık sevdalılarını Sivrihisar Havaparkı’na bekliyoruz.

 

Baba kız uçmak

- Düğününüze babanız sizi helikopterle getirmiş. Ayrıca babanızla birlikte de çok sayıda uçuşta yer aldınız sanırım. Baba kız uçmak nasıl bir duygu?

Baba kız uçmak çok keyifli ve zaman zaman duygusal olabiliyor. 3 sene önce babamla ata topraklarımız Sivrihisar’da ilk kez kol uçuşu yapmıştık. Benim için büyüleyici bir uçuştu. İki uçağın sesi bir olmuştu. Havacılık hayatım boyunca yaşadığım en özel anların başındadır. 

Risklerin hepsi hesaplanır

- Akrobasi pilotluğunun riski ne kadar?

Akrobasi uçuşu çok ciddi bir iştir. Hayatımızı ortaya koyduğumuz bir meslek neticede. Ancak gösteri uçuşlarında alınan risklerin hepsi hesaplanmıştır. Bunun dışında gösteri uçuşu sırasında ilave hiçbir risk alınmaz. Akrobasi uçuşu vücudu oldukça yıpratan bir motor sporu. Uçuşlar esnasında G kuvveti olarak adlandırılan vücuda etki eden bir kuvvete maruz kalıyoruz. 1G demek bir kişinin ağırlığına denk kuvvet demek. 3G ise ağırlığının üç katı anlamına geliyor. Bir akrobasi pilotunun uzun yıllar uçabilmesi için kendine çok iyi bakması ve sağlık kontrollerinden geçmesi gerekir.

- Nasıl bir çalışma, beslenme ve dinlenme programınız var?

Havada yapacağımız manevraları uçuş öncesi planlıyoruz ve bir “sekans” olusturuyoruz. Manevralara giriş irtifası ve hızı büyük önem teşkil ediyor. Rüzgâr, sıcaklık, meydan irtifası ise sekansı etkileyen diğer faktörler. Matematiksel olarak hesaplarımızı yapıyoruz. Vücudumun G kuvvetine dayanıklılığını artırmak için sık sık antrenman uçuşları yapıyorum. G kuvvetine dayanabilmek için vücudun dinç olması gerekir. Uykuma, beslenmeme ve spor yapmaya özen gösteriyorum.

- Hiç havadayken teknik anlamda bir olumsuzluk veya sizi kaygıya düşürecek bir durum yaşadınız mı?

Evet, havadayken teknik birkaç sorun yaşadım. Ancak önemli olan serinkanlı olarak hızlı düşünüp karar vermek; panik yapmayıp uçağı uçurmaya devam etmektir. Korku çok doğal bir duygu, ama korkunun beni yenmesine izin vermedim. Havada yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğu önlemek ve tedbir almak için uçak kaza raporlarını seyrediyorum. Deneyimli pilotların tecrübelerini dinliyorum. Ayrıca yerde ve havada sanki bir olumsuzluk yaşanıyormuş gibi acil durum tatbikatları yapıyoruz. Bu gibi eğitimlerin uçuş güvenliği için çok önemli ve gerekli olduğuna inanıyorum.

Öztürk’ün uçağında Atatürk’ün “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” sözü yazıyor.

Ulu Önder’in izinde uçuyor

Yaptığınız meslek, ulu önder Atatürk’ün gösterdiği hedeflerle de fazlasıyla örtüşüyor. Bu açıdan kadınlara da örnek olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Uçağımın kuyruğunda ulu önder Atatürk’ümüzün “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” sözü yer alıyor. Bu söz bana büyük bir güç veriyor. Atamızın izinde olmak, gösterdiği hedeflere yürümek beni onurlandırıyor. Uçuştan sonra yanıma gelip “Semin Abla, ben de senin gibi akrobasi pilotu olmak istiyorum” diyerek benimle tanışmak isteyen yüzlerce gencimiz oluyor. Hepsi pırıl pırıl ve havacılık ile ilgileniyorlar. Gençlerimizin bu halleri beni de motive ediyor ve heyecan duyuyorum. Onlara karşı sorumluluk taşıyorum ve layık olmak için daha çok çalışıyorum.