Çanakkale... Çevreciler tepkili

Öğrendim ki, Çanakkale’yi şehitler, zeytin ağaçları ve çevreciler koruyor. Birinci parti CHP, ikinci AKP.

15 Mayıs 2015 Cuma, 21:53
Abone Ol google-news

Hadrian Heykeli’nin göğsündeki kabartma gençlerin dikkatinden kaçmıyor. “Medusa” diyor biri. Diğeri “Yılan saçlı kadın. Baktı mı insanı taşa çevirirmiş” diye karşılık veriyor. O sırada grubu gezdiren arkeoloğun sesi duyuluyor, “İmparator, kötülüklerden korunmak için zırhına Medusa kabartması yaptırmış.” Öğrenciler gülüyorlar: “Desenize o dönemin nazar boncuğuymuş Medusa...”

Çanakkale Arkeoloji Müzesi’ndeyiz. Lise öğrencileri müzeyi gezerken, ellerinde akıllı telefonlarla, fotoğraf ve video çekiyorlar. Müze gezisini bir belgesele dönüştüreceklermiş. Olmazsa, Facebook sayfaları varmış, orada yayımlayacaklarmış. Bu gençler muhteşem. Zeki, neşeli, eğlenceli.

Çanakkale’nin ne denli farklı bir kent olduğunu daha ilk dakikalarda anlıyorsunuz. Sadece arkeoloji müzesi değil, her yer hareketli, cıvıl cıvıl. İnsanlar güler yüzlü ve iletişime açık. II. Abdülhamit döneminden kalma tarihi saat kulesinin çevresinden dolanıp ünlü “Aynalı Çarşı”ya iniyoruz.

Esnafa “Kim alır burada seçimi” diye sorduğumda, “CHP birinci parti olur, AKP ikinci. MHP oyunu arttırır” diyorlar.

Sokaklar özgür

Çarşı’nın yakınında bir avluya giriyoruz. Burası daha çok üniversiteli öğrencilerin kızlı-erkekli oturduğu bir kahve. Masalardaki sohbet belli ki keyifli, arada kahkaha sesleri yükseliyor. Bazılarının ellerinde kitaplar var: Turgut Uyar, Attilâ İlhan, Jack Kerouac, Herbert Marcuse...

“Kim kazanır seçimleri?” Öğrenciler de esnafla aynı fikirde. “CHP” diyorlar, “Ama HDP de oyunu arttırır” diye ekliyorlar. Çanakkale kültüre değer veren bir kent. Her şey var: Arkeoloji, mitoloji, tarih, deniz, güneş. Kentin sokaklarında özgürlüğü duyumsuyorsunuz. Dolaşırken kendinizi güvende hissediyorsunuz. Sosyal Demokrat bir belediyenin nasıl bir fark yaratabildiğini Çanakkale’de görebiliyorsunuz.

Fakat öğreniyoruz ki, bütün bu güzellikler tehlikede.

Dünya tarihinin destansı savaşlarından ikisi, Troya ve Çanakkale savaşları bu topraklarda yaşandı. Ama şu anda ne yedi düvel dayanmış Çanakkale boğazına, ne de Akhalar Çanakkale önlerinde.

Üç dönemdir Çanakkale’de Belediye Başkanlığı’nı sürdüren Ülgür Gökhan, tehlikeyi şöyle anlatıyor:

“İlin kuzeyinde dört termik santral kurdular. Şimdi sayıyı 11’e çıkarmayı planlıyor AKP iktidarı.

Güneyde, Kaz Dağları’nda altın madenlerine ruhsat veriyorlar. Siyanür kullanarak doğayı zehirleyecekler. Çanakkale’ye kirli sanayileri kuruyorlar. Bu projeler gerçekleşirse Çanakkale’de ne turizm kalır ne de tarım.”

“Ne olur seçim sonuçları?” diye soruyorum, şöyle yanıtlıyor Gökhan: “Çanakkale’de merkezde her zaman CHP güçlüdür. İl düzeyinde bugüne kadar AKP daha yüksek oy aldı. Fakat bu seçimde durum değişecek. CHP il düzeyinde de birinci parti olarak çıkacak. AKP ciddi oy kaybedecek.”

“Geçen seçimde CHP 2, AKP 2 milletvekili çıkarmıştı. Bu dağılım değişir mi?”

“CHP 2, AKP 1, MHP 1 milletvekili çıkarır” diyor Gökhan.

CHP birinci sıra adayı Muharrem Erkek de aynı fikirde. Erkek, Çanakkale’de sevilen bir isim. İnsanlar onu tanıyor. Genç, dinamik, çalışkan bir hukukçu. Seçim öncesi tüm köyleri tek tek dolaşıyor. İnsanların dertlerini dinliyor. Çevre sorunlarına karşı duyarlı, “Kaz Dağları’nı delik deşik ettiler. Ormanlar kurumaya başladı. Çanakkale’ye içme suyunun geldiği bölgeye bile siyanürlü altın madeni kurmaya çalışıyorlar” diyor.

Çevre sorunlarına ilişkin olarak, İda Dayanışma Derneği Başkanı Hicri Nalbant’tan bilgi alıyoruz. “AKP iktidarı hem altın tekellerinin hem de termik santralcıların arkasında duruyor. Çanakkale’de tam bir doğa talanı yaşanıyor” diyor.

Kaz Dağları’nda maden için ruhsatlandırılmamış alan kalmamış. Çevreciler 20’yi aşkın dava açmış ve hepsini kazanmışlar.

Çanakkale Belediye Başkanı Gökhan merkezde güçlü olan CHP’nin il düzeyinde de birinci partı çıkacağını söylüyor.

MHP yükselişte

MHP’nin birinci sıra adayı İbrahim Kürşat Tuna, akademisyen. Esnafı iyi tanıyor, güler yüzlü. İnsanlarla iyi iletişim kuruyor. “AKP’den önemli oranda oy MHP’ye kayacak” diyor. Çok iddialı.

Türkiye’de yulaf ve bakla üretiminde Çanakkale ilk sırada. Salçalık biber, şeftali üretiminde de Türkiye’nin bir numarası. Elma ikinci sırada.

Biga’da, Yenice’de sebze bahçeleri var, Bayramiç’te, Bozcaada’da üzüm bağları; Ezine, Ayvacık’ta zeytin ağaçları. Domates Biga’dan, kavun Eceabat’tan, elma Bayramiç’ten geliyor. Şeftalinin merkezi Lapzeki.

Fakat üretici hayatından hoşnut değil. Bayramiç’te bağcılık bitme noktasına gelmiş. Elma bile para kazandırmamış.

Çanakkale’den ayrılmadan önce sahile iniyoruz. Troy filmindeki tahta atı görmeden ayrılmak olmaz. Bu gezide öğrendim ki, Çanakkale’yi koruyan üç şey var: Birincisi şehitler. “Çanakkale şehitleri olmasa, Gelibolu Yarımadası çoktan yağmaya açılmış, her yer inşaat olmuştu” diyor Çanakkaleliler. İkincisi zeytin ağaçları. Çünkü onlar olmasaydı doğa talan edilmişti. Üçüncüsü, Çanakkale’deki sivil toplum örgütleri ve onların direnme gücü. Bu örgütler var oldukça, Çanakkale’nin korunmak için “Medusa” kabartmasına ihtiyacı olmayacak.

Çanakkale’de gördük ki, uygarlık gerçekten de zeytine sahip çıkmaktan geçiyormuş. Çanakkale’de birinci parti CHP ve çevrecilerden AKP’ye oy yok.

HDP’nin kadın adayları

HDP’nin üç kadın adayıyla konuşuyoruz. Özlem Ergun Açanal, kadın hareketiyle yakından ilgili. Leyla Yavuz sıkı bir çevreci. Mihriban Şah, insan hakları, kimlik mücadelesine yoğunlaşmış. Biri konuşuyor, sonra sözü diğeri alıyor. Onlar da iddialı, “Çanakkale’de HDP oylarını yüzde 10’un üzerine çıkaracağız” diyorlar. Onların azmini görünce insan yapabileceklerini düşünüyor.