Çin'de dışa açılım tartışmaları

Çin'de 30 yılı aşkın süredir sürdürülen reform ve dışa açılma uygulamaları ekonomik başarılarıyla dünyanın dikkatini çekerken, ortaya çıkan sorunlar da bazı aydınların hedefi haline geliyor. Çin'deki sosyal sorunlardan bu uygulamaları sorumlu tutanlar arasında, "Yeni Sol" olarak adlandırılan bir akım da bulunuyor.

26 Ekim 2009 Pazartesi, 09:14
Abone Ol google-news

Çin'de "Yeni Sol" akımı ilk kez 1990'ların sonlarında kapitalizmi ve ülkedeki ekonomik reformları eleştirme ve Mao Zedong zamanındaki sosyalizm anlayışını savunma temelinde ortaya çıktı.

New York Üniversitesi Doğu Asya Araştırmaları Bölümünden Prof. Can Şüdong, Yeni Sol'un özelliklerinin başında, kontrol edilemeyen sosyal gelişmenin yarattığı hoşnutsuzluğun yanı sıra yoksullara ve toplumun alt kesimlerine ilgi göstermek geldiğini belirterek, yeni zenginlerin ortaya çıkışı, yolsuzluk, kirlilik ve şehirleşmedeki sorunların bu akımın ilgi duyduğu konular olduğunu söyledi.
 

"Yeni sol akademik grup olatrak kuruldu"

Prof. Can, "Far Eastern Economic Review" dergisine verdiği demeçte, Yeni Sol'un gelişimini üç aşamaya ayırırken, ilk aşamada bu akımın, ABD'deki ve Avrupa'daki solu inceleyen yurt dışındaki Çinli öğrencilerin oluşturduğu bir akademik grup olarak kurulduğunu ve 1990'ların ortasında batı üniversitelerindeki postmodernizmden etkilenen bu grubun Çin'in karşılaştığı sosyal sorunların kaynağı olarak kapitalizmin açıklarını ve yolsuzluğu gördüğünü anlattı. Prof. Can, bu grubun, piyasalaşma, özelleştirme ve refahtan uzaklaşmaktan büyük hoşnutsuzluk duyduğunu ifade etti.

İkinci aşamada ülkeye dönen bu öğrencilerin, ülkelerinin "kapitalizm yoluna" girdiği gerçeğiyle karşılaştıklarını ve reformlara sert eleştiriler yönelttiklerini hatırlatan Prof. Can, bu grubun toplumda "büyük şüpheyle" karşılandığını belirtti.

Çin'in reform ve dışa açılma uygulamalarını hızlandırdığı 1980'lerde zamanın lideri Deng Şiaoping'in "Komünistler sağ sapmalara karşı uyanık olmalı ama esas olarak kendilerini sol sapmalardan korumalıdır" şeklindeki sözü çok kullanılıyordu. Hatta slogan haline gelen bu söz o dönemin tutumunun özetiydi. Bu dönemde Çin'in ekonomik büyümesinin yanı sıra toplumda katmanlaşma oldu.

Üçüncü aşamada Yeni Sol, geniş tabana yayılan bir hareket haline geldi. Prof. Can, "hareket" tanımını biraz abartılı bulsa da Yeni Sol'u, postmodernizme de, Mao'nun Marksizm yorumuna da inananlar ve Çin milliyetçiliğini destekleyenler olmak üzere iki gruba ayırıyor.

Sosyal bilimciler Yeni Sol'un hangi görüşleri desteklediği ve neo-liberalizme mi, yoksa klasik liberalizme mi karşı olduğu konularındaki tartışmalarını sürdürüyor.

Amerikan Foreign Policy dergisi tarafından Mayıs 2008'de 100 entelektüel arasında gösterilen Tsinghua Üniversitesi'nden Prof. Wang Hui, Yeni Sol'un şu anda neo-liberalizme karşı olduğu ve bu akımı "eleştiren entelektüeller" olarak tanımlamanın daha doğru olacağı görüşünde. Prof. Wang, mart ayında Pekin Üniversitesi tarafından basılan "Yeni Sesler Aramak" adlı kitabında solculuk yerine, entelektüel niteliğin güçlendirilmesine vurgu yapılmasını savunuyor.
 

Ütopya Kitapevi

32 yaşındaki Fan Cinggang, 2003 yılında Pekin'de bir kitabevi ve "Ütopya'nın Evi" adlı internet sitesi temelinde Ütopya adlı şirketini kurdu. 390 metrekarelik kitabevinin rafları Mao'nun eserleri, kapitalizmi ve küreselleşmeyi eleştiren kitaplarla dolu.
Kitabevinde pazar günleri söyleşiler düzenleniyor.

Fan, bu söyleşilere hiçbir zaman neo-liberalizmi öven konuk çağırmadığını, konuklarının hep sosyalizmi savunduğunu anlattı. Ancak 22 Mart'taki söyleşiye konuk olan askeri uzman Kıdemli Albay Wang Şiaocien, Yeni Çin'in kazanımları ve kayıpları üzerine konuşurken Çin'de 1960'larda çok sayıda insanın açlıktan öldüğünden bahsetti. Bu sırada dinleyiciler arasındaki bir kadın ayağa kalkarak, "Saçma!" diye bağırdı ve konuşmayıcı, "Mao'ya hainlik etmekle" suçladı.

Can soyadlı bu kadın Global Times gazetesine, "Her Çinli Başkan Mao'yu sevmelidir, kim sevmiyorsa ya hain ya da aldatılmıştır" dedi. 29 yaşındaki Can, Mao zamanında halkın okul harcı, sağlık harcaması veya iş bulma gibi dertleri bulunmadığını, üniversite mezunlarının işsiz kalmasının söz konusu olmadığını, halkın sadece topluma nasıl katkı yapacağını düşündüğünü söyleyerek, "Halk o zamanlar kardeş gibiydi" diye konuştu. Can, reform ve dışa açılma uygulamalarının sürdüğü son 30 yılı ise "sömürgeleşme dönemi" olarak niteledi.
 

Sovyetler Birliği'ne benzeme endişesi

Fan Cinggang da reform ve dışa açılma politikasının Çin'i Sovyetler Birliği benzeri bir sürece ve çöküşe sürükleyeceğinden endişe ediyor. Fan, bu politikaların başarılarından çok yolsuzluk, gelir eşitsizliği ve sosyal güvenlik sistemindeki sıkıntılar gibi reformun getirdiği sorunlara dikkat çekiyor. "Çin'in sanayideki bilimsel araştırmalarda ulusal bağımsızlığını bile kaybettiğini" ileri süren Fan, Mao zamanında ülkenin tek kuruş dış borcu bulunmadığını, şimdi ise büyük borç yükü bulunduğunu ifade etti. "Özelleştirme hakkında konuşma iznimiz yok ama özelleştirme yapıyoruz" diyen Fan, bunun "sosyalizme ihanet" olduğunu savunuyor.

"Mao döneminde bazı kişilerin incindiğini ve memnun olmadıklarını bildiğini" belirten Fan, "Ancak o dönemde Çin halkının ülkenin efendisi haline geldiğini de kimsenin inkar edemeyeceğini" ileri sürdü. Kurduğu internet sayfasının 2003'te günde bin kişi, 2006'da 100 bin kişi tarafından tıklandığını kaydeden Fan bu rakamın geçen yıl günde 200 bin kişiyi bulduğunu ve ekonomik krizin insanları yaşamları ve ülke hakkında daha çok düşünmeye ittiğini anlattı.

Reform ve dışa açılma politikalarını eleştirmeye başladığı 2003 yılında neo-liberaller tarafından "aşırı solcu" ve "kemikleşmiş beyin" diye suçlandığını söyleyen Fan, "Çin'i kapitalizme geri döndüreceğinden ülkelerinde batıdan kopya edilen demokrasinin uygulanmaması gerektiği" görüşünü dile getirdi.