Çocuk Kumalar, Kadın Cinayetleri

26 Ağustos 2011 Cuma, 05:59
Abone Ol google-news

Kadınlara en kötü davranan 10 ülkenin 9’unun yer aldığı Müslüman ülkeler arasında bulunan Türkiye, 2002 yılından günümüze, kadının örtünmesi ve evlere kapatılması sonucu kadınsız bir toplum haline getirilmiş ve buna koşut olarak Türkiye’de kadın cinayetleri 2002 yılından 2009 yılına kadar yüzde 1400 oranında artmıştır. Şiddet gören kadınlarımızın bir kesimi boşanmaya ya da evden kaçmaya başlıyor ve önce, devlet sığınma evlerinin kapılarını çalıyorlar. Fakat sığınma evlerinin sayısı sadece 65 olup son derece yetersizdir. Sığınacak bir yer bulamayan ve o zamana kadar da öldürülmemiş olan kadınların yüzde 86’sı, tekrar aynı cehennem hayatına geri dönmekte ya da fuhuş ortamına sürüklenmektedir. Aslında devlet, kadını korumada kararsızdır. Çünkü çoğu yöneticiler önyargılı olup, kadına iyi gözle bakmıyor ve eğer bir kabahat varsa, onu kadında buluyorlar. Örneğin, AKP Milletvekili Prof. Hikmet Özdemir, tüm milletvekillerine “Kadının cehennemlik olduğunu” bildiren hadis kitapçığı dağıtıyor (Ruhat Mengi Vatan, 14.05.2006).

Peki, parasızlık nedeniyle mi şiddet gören kadınlar ya da himayeye muhtaç kızlar için gereği kadar sığınma evleri açılamıyor? Hayır, konu para değil. Para olsaydı, devlet yönetimi kendini kaybedercesine Somali’ye para yağdırmazdı. Kaldı ki o paralar aile planlamasından yoksun, ortalama çocuk sayısı 6-7 olan bir Afrika ülkesinde kısa sürede buharlaşıp gidecektir.

Ayrıca şiddet altındaki kadınlarımızın dramı ve büyük olasılıkla sonunda seks pazarlarına sürüklenecek olan kâğıt mendil satan küçük kızlarımızın durumu, Somali’ye para yağdıranları ırgalamadığı gibi, devleti de ırgalamıyor zaar!

Oysa bugün, Türkiye’deki 56 genelevde seks tacirlerinin eliyle çalışmak zorunda bırakılan 40 bin çaresiz kadın vesika almak için sıra bekliyor; ve kayıt dışı çalışanlarla birlikte seks işçilerinin sayısı 100 bini buluyor (Cumhuriyet, 28.03.2011). Bir yandan ıstdırap içindeki 100 bin kadınımız fuhuş batağından ve bir o kadarı da öldürülmekten kurtarılmayı beklerken, diğer yandan, etrafına övgüler saçan Ajda’lı show turları düzenleniyor. İşte ben, sevap diye buna derim arkadaş!