Cumhurbaşkanlığı’ndan İstanbul Sözleşmesi savunması: Yargı yolu kapalı

Danıştay’daki İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin davaya savunma gönderen Cumhurbaşkanlığı, “Cumhurbaşkanının, işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olduğunu, uluslararası anlaşmaların feshedilmesi için Meclis’in işlemine ihtiyaç duyulmadığını” ileri sürdü.

29 Haziran 2021 Salı, 04:00
Cumhurbaşkanlığı’ndan İstanbul Sözleşmesi savunması: Yargı yolu kapalı
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin davaların ardından Danıştay’a savunma gönderen Cumhurbaşkanlığı, “Cumhurbaşkanının, devletin başı sıfatıyla yaptığı ve devletin yüksek menfaatını ilgilendiren işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olduğunu” savunarak “Dava konusu işlem de yürütme organının uluslararası ilişkiler çerçevesinde yaptığı bir işlem olup yargı denetimine tabi değildir” dedi. Savunmada, uluslararası anlaşmaların feshedilmesi için Meclis’in bir işlemine ihtiyaç duyulmadığı iddia edildi.

Erdoğan’ın imzası ile 19 Mart’ta yayımlanan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı tepki çekmiş; çok sayıda parti, kurum ve kuruluş, karara ilişkin Danıştay’da dava açmıştı. Danıştay 10. Dairesi, HKP’nin açtığı davada, Cumhurbaşkanlı-ğı’ndan savunma istemişti. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü’nün “Cumhurbaşkanının, devletin başı sıfatıyla yaptığı ve devletin yüksek menfaatını ilgilendiren işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olduğu” kaydedilen savunmasında, “Bu kapsamda, yürütme organının başka devletlerle veya uluslararası kuruluşlarla olan ilişkileri çerçevesinde yaptığı işlemler de yargı denetimi dışındadır. Dava konusu işlem de yürütme organının uluslararası ilişkiler çerçevesinde yaptığı bir işlem olup yargı denetimine tabi değildir” denildi.  

Esasa ilişkin savunmada ise uluslararası anlaşmaların, bazı istisnalar hariç olmak üzere Meclis’te yasayla, ardından Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandığı belirtilirken “Meclis tarafından yapılan onaylama ile anlaşmanın değil, yürütme organının anlaşmayı onaylamasının uygun bulunduğu” aktarıldı. Savunmada, “TBMM, anlaşmaların imzalanması, hatta TBMM’ye sunulması ve onaylanması aşamasında yetki sahibi değildir. Anlaşmaları ülkemiz bakımından nihai olarak yürürlüğe koyma yetkisi yürütme organında bulunmaktadır. TBMM tarafından onaylanması uygun bulunmuş olsa bile bir milletlerarası anlaşmayı Türkiye Cumhuriyeti bakımından sona erdirme/feshetme yetkisi Cumhurbaşkanındadır. Anlaşmaların feshi için TBMM’nin bir işlemine ihtiyaç duyulmamaktadır” denildi.

CHP’DEN ÇAĞRI

TBMM’deki Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılması Komisyonu’ndan “çocuk evliliği” gibi konuların konuşulması nedeniyle çekilen CHP, kadına yönelik şiddetle mücadele için kendi komisyonunu oluşturdu. Komisyon üyeleri ilk ortak açıklamasında, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali için Danıştay’a çağrı yaptı. Açıklamada, “Danıştay’ın siyasi iktidarı memnun etmek üzere değil, hukukun üstünlüğüne uygun bir karar vermesi ve telafisi güç sonuçlar doğuracak bu kararın ivedilikle yürütmesini durdurması gerekmektedir” denildi.