"Dağlarımız, ormanlarımız delik deşik edilmeden bu projeler iptal edilmeli"

Mersin’de 30 araziye daha maden ruhsatı verilecek. CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, madene açılan yerlerin ormanlık alan olduğunu ifade ederek, “Yanan alanı belki 20 yılda tekrar orman haline getirebilirsiniz ama maden araması yapılan alanların geri dönüşü yok. Dağlarımız, ormanlarımız delik deşik edilmeden bu projeler iptal edilmeli” dedi.

09 Eylül 2020 Çarşamba, 09:51
Abone Ol google-news

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) 68 ildeki 766 bölgeye maden ruhsatı verilmesi için 24 Ağustos’ta ihale süreci başlattı. Maden ruhsatı verilecek iller arasında Mersin’de yer aldı. 8 Eylül’den itibaren 10 farklı maden sahası için ihaleye çıkıldı ve 7 Ekim’den itibaren de 20 yeni saha için ihaleye çıkılacağı duyuruldu. İhalelerin gerçekleşmesinin ardından Mut ilçesine bağlı Gökçetaş köyü, Erdemli ilçesine bağlı Fındıkpınar ve Kocayer köyleri, Tarsus, Aydıncık, Gülnar, Silifke ve Anamur ilçeleri ve Mersin merkezdeki araziler madene açılmış olacak.

Bu arazilerin arasında ormanlık alan bulunduğunu açıklayan CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, ANKA’ya yaptığı değerlendirmede, doğanın tahrip edileceğine dikkat çekerek, “Çeşitli sivil toplum kuruluşları, sendikalar, vatandaşlar ve partimiz bu ihanetin durdurulması için çağrılarda bulunduk. Fakat geldiğimiz noktada uyarılarımızın dikkate alınmadığını görüyoruz” dedi.

"HEM TARIM HEM DE TURİZM ETKİLENECEK"

İhaleye açılan bölgelerde madenciliğin tehlikeli sonuçları olacağını vurgulayan Gökçel, Mersin’de hem tarımın hem de turizmin etkileneceğine dikkat çekerek, şu değerlendirmeyi yaptı:  

“Çiftçilerimiz, köylülerimiz emeğini toprakla yoğurarak üretim yapmaya çalışıyor. Turizm tesislerimizle gelen misafirlerimize Mersin’in doğal güzelliklerini göstermeye çalışıyoruz, misafir ediyoruz. Bu maden projeleri hayata geçerse su kaynakları kirlenecek. Toprak tarım yapılamaz duruma gelecek. Geçmişte yapılan hatalardan ders almak gerekli. Kaz Dağlarında, Cerratepe’de ısrar edildi de ne oldu? Kim kazandı? Birkaç şirket para kazansın diye olan köylümüze, çocuklarımıza oldu. Şimdi orada tarım yapılır mı, hayvancılık yapılır mı? Burada da aynı sorunla karşılaşmayalım. Toprağı ekelim, hayvancılık yapalım. Pandemide herkes tarım çok önemliymiş, tarım olmadan biz hayatta kalamayız dedi. O zaman bunun gereğini yerine getirip tarım alanlarını korumak zorundayız” diye konuştu.

Gökçel Türkiye genelinde 2018 yılında 616, 2019 yılında 417 yere maden ruhsatı verilmesi için ihale yapıldığını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Orman yangınları ile orman varlığımızı her geçen gün kaybediyoruz. İklim değişikliği sebebiyle orman yangınları artık daha yıkıcı boyutta. Son yıllarda önemli orman alanlarımızı bu şekilde yitirdik. Bununla birlikte bir de maden sahaları eliyle ormanlarımız kıyıma uğruyor. Bu sene 766 sahaya daha maden ruhsatı verilmek isteniyor. Bunlar çok tehlikeli işler. Yanan alanı belki 20 yılda tekrar orman haline getirebilirsiniz ama maden araması yapılan alanların geri dönüşü yok. Geç olmadan bu yanlışa son verilmeli. Dağlarımız, ormanlarımız delik deşik edilmeden bu projeler iptal edilmeli. Aksi halde geleceğimize yaşanmaz bir vatan bırakacağız.”