Dayanışma meydanı

Sanatçılar, politikacılar, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri Cumhuriyet’i yalnız bırakmıyor

08 Kasım 2016 Salı, 23:08
Abone Ol google-news

Gazetemize yönelik operasyonun 9. gününde, destek ziyaretleri sürüyor. 1964 yılından beri Cumhuriyet okuyan Selami Elmacı (68), dün, Şişli’deki merkez binamıza, bir sıcak ekmekle geldi. Elmacı, “Bakkala ekmek almaya giderdim. Bir de Cumhuriyet alırdım. Cumhuriyet ekmek kadar hayati bir ihtiyaç. İnsanlar ekmekle bedenlerini doyurur, Cumhuriyet’le ise ruhlarını doyuruyor” dedi.

Umudu büyüteceğiz

Elmacı, ortakokula gittiği yıllarda, eniştesinin önce fırından ekmek aldığını sonra da Cumhuriyet gazetesi aldığını dile getirerek, “Bu geleneği ondan öğrendim. O yaşlarda Cumhuriyet almaya başladım. Lisede, Cağaloğlu’ndaki Cumhuriyet binasını da sık sık ziyaret ederdim. Gerçekten dürüst gazetecilik yapan başka bir gazete daha yok. Her sabah bir Cumhuriyet değil, iki Cumhuriyet alacağız. İkiCumhuriyet, bir ekmek geleneği yaratıp devam ettirelim. Bize ışık tutan, ismini Atatürk’ten alan gazetemizi yaşatmalıyız. Yapılan bu baskını ve zulmü kınıyorum” diye konuştu.

Milletvekilleri yanımızda

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, CHP eski Parti Meclisi üyesi Dursun Bulut, eski Sancaktepe İlçe Başkanı Özge Nama, yazar-şair Yaşar Miraç, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan da gazetemize destek ziyaretinde bulundu. Fikri Sağlar, “Çok üzgünüz. Cumhuriyet gazetesi, Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet’in temel ilkelerini koruyucularındandır. Türkiye Cumhuriyeti’ni laik demokratik cumhuriyeti yıkmaya niyetli olanlar bunu da artık hiç sıkılmadan açıkça dile getirenler tabii ki önünde engel olan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden biri olan Cumhuriyet gazetesini hedefleyeceklerdir. Bu gazete yalan haber vermedi, yanlış haber vermedi, basın özgürlüğü dışında bir şey yapmadı. Olan olayları olduğu gibi gerçekliğiyle aktardı” dedi. Sağlar, şöyle devam etti: “Buna dur diyeceğiz. Demezsek eğer Cumhuriyet’in temel direkleri, birer birer çökerse, amaçladıkları 2023 ‘Recebistan’a’ulaşmaları mümkün olur. Direnme hakkı için burdayız.”

Sahip çıkmak yürek işi

Eren Erdem de, “Cumhuriyet gazetesi demokratik direnme hakkını kullanmaktadır. Bu hak sonuna kadar meşrudur” dedi. CHP Güngören İlçe Başkanı Alaettin Aktay ise şöyle konuştu: “Cumhuriyet okumak yürek işidir. Sahip çıkmakta yürek işidir. Biz o yüreği taşıyacağız.” Yaşar Miraç, “Kahrolsun faşizm yaşasın Cumhuriyet. Bütün demokrat, yurtsever ve ilerici kesimin topyekûn bir demokrasi cephesinde birleşmesi lazım. Cumhuriyet’e yapılan bu saldırı atlatıldıktan sonra Cumhuriyet daha da güçlenecek. Sadece savunmakla kalmamalıyız. Gazeteyi güçlendirecek bir kampanyaya dönüştürmeliyiz” diye konuştu.

Baskı görenin yanındayız

Kürdistan Sosyalist Partisi Başkanı Mesut Tek ise “Prensip olarak devletin baskısı altında olan her kesimle dayanışma içinde oluruz. Bu nedenle buraya geldik dayanışma duygularımızı ve dileklerimizi iletmek için. Ortada bir baskı, haksızlık var bu haksızlığa karşı çıkmak en çok Kürtlerin görevidir” dedi.

ZOR GÜNLERİ ELBİRLİĞİ İLE AŞACAĞIZ

SODEV yöneticileri dün gazetemize gelerek dayanışma duygularını iletti. Ziyaret sonrası konuşan SODEV Başkanı Erol Kızılelma Cumhuriyet’in mücadalesinde yanında olduklarını belirterek “Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in bu sıkıntılı döneminde el birliği ve dayanışma göstererek güçbirliği içinde bu sıkıntıları aşacağız” dedi. SODEV Onursal Başkanı ve Eski Kültür Bakanı Ercan Karakaş da Cumhuriyet’e yönelik operasyonun hukuk dışı bir saldırı olduğunu belirterek, “Bu doğrudan basın özgürlüğüne yapılan saldırıdır. Çünkü Cumhuriyet gerçekten bağımsız bir gazetedir. Objektif haber yapar ve eleştirel bir gazetedir. AKP hükümeti ve sarayın gerçekten özgürlüklere, basın özgürlüğü ile hukuk devleti konusunda bir ilintisi kalmamıştır. Giderek anayasayı değiştirerek rejim değişikliğine gitmek istiyorlar. Cumhuriyet’e yapılanlar da bu konuda atılan bir adımdır. Basın özgürlüğüne yapılan saldırı ve diğerlerine de gözdağıdır. Türkiye bir hukuk devleti, özgürlüklerin ve demokrasinin hâkim olduğu bir ülke olmak zorundadır. Başta Cumhuriyet olmak üzere bütün tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Bu davalar siyasi davalardır” diye konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi Güngören İlçe Örgütü üyeleri de dün bahçedeki devraldı.

Önce insan haklarını öğrendik

Cumhuriyet’e yönelik operasyona karşı, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Haber- Sen ve Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) başlattığı ‘Haber Nöbeti’ni dün eski Cumhuriyet çalışanları devraldı. Haber Nöbeti’nin 9’uncusunu, eski çalışanlarımız Berat Günçıkan, Zafer Arapkirli, Celal Başlangıç, Enis Bakışkan, Gülay Bakışkan, Cengiz Mumay, Hakan Bayhan, Günseli Önal, Uygar Eremektar, Erdal Güven, Alev Er, Tayfun Gönüllü, Mustafa Dağıstanlı, İdris Akyüz, Lale Filizoğlu, Kürşat Akyol, Herdeniz Şenköken, Arzu Çakır, Aynur Çolak, Ergin Konuksever ile Haber- Sen’den Serkan Öcal tuttu.

Nöbet öncesi, gazetemiz bahçesinde açıklama yapan Berat Günçıkan, nöbete katılanların çoğunun gazeteciliğe Cumhuriyet’te başladığını belirterek, “Biz bu gazetenin tedrisatından geçerken ilk öğrendiğimiz şey insan haklarına saygılı, eşitlikten ve habercilikten yana gazetecilikti. Hiçbir zaman iktidarlara sırtımızı dayamadan, iktidar ve çıkar çevrelerinin işine gelecek haber yapmadan, Cumhuriyet’i bugüne kadar taşıdık. Bizlerden sonrakiler de böyle çalıştılar. Cumhuriyet ve birkaç gazetede daha hâlâ gazetecilik ilkelerine sadık haber yapıyor. İktidarı tedirgin eden de bu. Cumhuriyet’e yönelik baskının altında yatan da bu. Haber ve gerçekler her zaman iktidarları korkutur. Cumhuriyet yine iktidarı korkutuyor. Bunun altında kalmayacağız. Hem eski hem de yeni çalışanlar gazeteyi ileriye taşıyacağımıza inanıyorum” dedi.

Gurur ve utanç

Zafer Arapkirli de Cumhuriyet’e yönelik saldırıya göğüs germek için eski çalışanların en önlerde yer almak istediğini söyledi. Hem gurur hem de utancı aynı anda yaşadıklarını anlatan Arapkirli, “Haber verme ve haber alma hakkı önemli iki konu. Bugün iktidardakiler bu hakkı gasp etmeye yönelik bu saldırıları Cumhuriyet gazetesine yönelik gerçekleştirdiler. Eski Cumhuriyet çalışanları olarak bugün o saldırıya karşı göğsümüzü siper etmenin gururunu yaşıyoruz. Ama bir utancı da aynı anda yaşıyoruz. O utançta bütün dünyanın kınamasına karşı insan haklarından, demokrasiden, medyaya ve gazetecilere karşı kinin nefretin ve öfkenin hiçbir zaman dinmemiş olması” diye konuştu. Türkiye’nin hala en çok tutuklanan ve gözaltına alınan gazeteci sayısı bakımından birinciliği elinde bulundurduğunu anımsatan Arapkirli, şöyle devam etti: “Bu da yaşadığımız utançtır. Bunu ortadan kaldırımak için bulunduğumuz her yerde basın özgürlüğüne sahip çıkmak adına, Cumhuriyet ve kapatılan bütün gazete, radyo, televizyon ve haber ajanslarının yanında yer almak adına sesimizi yükseltelim. Bugün inadına Cumhuriyet satın alma, okuma ve okutma günüdür.”

Turhan Abi’ye türkü yolladılar

Gecenin ilerleyen saatlerinde, CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Sanatçı Nevzat Karakış ve şair Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan, gece nöbetindeki okurlarımızı ziyaret etti. Yazıişleri Müdürümüz Bülent Özdoğan ile görüşen milletvekilleri, dayanışma duygularını iletti. Sanatçı Nevzat Karakış, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhuriyet Kitap Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay’ın türküleri çok sevdiğini belirtti. Karakış, müzisyen arkadaşlarıyla birlikte, “Güzeli Severler Bağ Arasında” türküsünü Günay için söyledi. Görüşmeden sonra, bahçeye inen grup, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirinden bestelenen “Deli Kuşun Öttüğü” türküsünü de bahçedekilerle birlikte seslendirdi.

Gezi Direnişi’nden sonra ilk...

Zeynep Altıok, “Herkes bir fiil sokağa çıkmış, yanınızda olmamış olabilir” diyerek, “Gezi Direnişi’nden bu yana ilk kez kendiliğinden bir tepki gelişti. Bu da Cumhuriyet’e yapılan akılalmaz, çağdışı saldırı neticesinde oldu. İşin şöyle bir ironisi var; Murat Sabuncu ile gazetecilerin özgürlüğü için günlerce Çağlayan Adliyesi’nde nöbet tuttuk. Sayısız, direnişe katıldık. Gün geldi oradan aldığımız arkadaşlarımız Murat Sabuncu ve diğer arkadaşlarımız için bu direnişe el vermekteler” dedi. Net bir faşizm yaşadığımızı söyleyen Orhan Sarıbal, “Özgür medyanın susturulduğu, basının yok edildiği, insanların doğru haber almalarının önlendiği bir süreci yaşıyoruz. Tek adamın iki dudağı arasına sıkıştırılmış bir ülke. Kendisini anlatmayan, kendisini desteklemeyen tüm medyayı kapatmak, susturmak isteyen bir anlayış. Ülkenin üzerindeki kara bulut. Cumhuriyet gazetesine ve Cumhuriyet çalışanlarına özgürlük” ifadelerini kullandı. Düşüncelerin hapsedilemeyeceğini söyleyen Muharrem Erkek ise, “AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan demokrasiyi katletti. Biz demokrasiyi savunacağız. Ülkemizi AKP’den kurtaracağız” diye konuştu.