"Deniz Baykal, İstiklal madalyalı bir babanın oğlu"

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Habur Sınır Kapısı'nda PKK'lilerin Türkiye'ye girişi sırasında yaşanan görüntülere tepki gösterdi.

23 Ekim 2009 Cuma, 12:38
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Habur Sınır Kapısı'nda PKK'lilerin Türkiye'ye girişi sırasında yaşanan görüntüleri değerlendirdi. Türkiye'nin hızla ve zorlanarak bir merkezi devlet, ulus devleti ve hukukun genelliği ilkesinden uzaklaştırıldığını, üniter devlet yapısının zedelendiğini söyleyen Anadol, hukukun evrensel kuralları olduğunu kaydetti.

Bu kuralların ''hukukun çifte standardı kaldırmayacağı ve konjonktürel olarak uygulanamayacağı" olduğunu ifade eden Anadol, Habur sınır kapısında yaşanan görüntülerin ise bunun tam tersi olduğunu belirtti. Başbakan ve İçişleri Bakanı'nın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik suçlamalarına tepki gösteren Anadol "Sayın İçişleri Bakanı başbakan ile birlikte ne zaman doğruyu söyleyeceksiniz?" diye sordu.


"Adalet bakanı mı talimat verdi?"

Habur Sınır Kapısı'ndaki görüntüler nedeniyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun da inceleme başlattığını hatırlatan Kemal Anadolu, şöyle konuştu:
"İçişleri Bakanı'na, Adalet Bakanı'na soruyorum: Savcılar gidebilir, Silopi'deki hakimin ya gönderilerek yargılama yapmasının yasal dayanağı nerede? Bu mobil mahkeme değil de nedir? İstanbul'da da, Düsseldorf'tan gelenler için mobil mahkeme kuracak mısınız? Kurmayacaksanız Habur'a niye kurdunuz? Silopi'deki hakimin adliye binasından çıkarak Habur'da yargılama yapmasının emrini kim verdi? Savcılar ne zamandan beri hakimlere talimat veriyor? Adalet Bakanı değilse Diyarbakır Savcısı mı hakime talimat verdi? Yoksa ikisine birden Adalet Bakanı mı talimat verdi?"


"Bir mehteran ve devletin bandosu noksan"

PKK'lilerin TCK'nin 221'nci maddesine göre teslim olmak için gelmediklerini, Türkiye'ye giriş yaptıklarını kaydeden Anadol, İçişleri Bakanı Atalay'ın, PKK'liler gelmeden iki gün DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'le yaptığı görüşmeye ilişkin sözlerini de eleştirdi. Anadol, "İki gün evvel görüşüp protokolü kararlaştırmışlar. AKP'ye, DTP'ye ve PKK'ya düşen görevler tespit edilmiş. Protokol listesinde bir mehteran takımı ile devletin bandosu noksan" diye konuştu. PKK'lilerin Türkiye'ye girişiyle ilgili bazı 'yandaş hukukçu ve YÖK üyeleri'nin 'pişman oldum demesine gerek yok, gelmeleri bile yeterli' dediğine dikkat çeken Anadol, "Savcının, hakimin önüne gerilla üniforması ile PKK üniforması ile çıktılar. 'Teslim olmaya gelmedik, dört mektup getirdik' diyorlar. Elçi, kurye olarak geldiler. Hukuku zedelemeye, hamurla, çamurla oynar gibi oynamaya kimsenin hakkı yok" dedi.

 

"Habur hukuku Silivri hukuki diye hukuku ayrıştırmaya hakkınız yok"

Kemal Anadol, Ergenekon'un terör örgütü olup olmadığının bile belli olmadığını, buna rağmen henüz sorgusu yapılmayan ancak 18 aydır cezaevinde yatan insanların olduğunu belirterek "Onların yüzüne nasıl bakacaksınız? Hukuku, Habur hukuku, Silivri hukuku diye ayrıştırmaya ne hakkınız var? Yeter artık. Hukukla bu kadar oynamayın. Okyanus ötesinden aldığınız talimatlarla, DTP ve PKK'lılarla planlama yaptıysanız, bunun sorumluluğunu siyaseten alın ve af çıkarın. Ama hukukla oynamayın. Yalan fırtınası dizisini oynayanların Sayın Baykal'ı suçlamaya hakkı yok" diye konuştu.

Habur Sınır Kapısı'nda yaşananlarla ilgili olarak sorumluluğun Başbakan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ile Cumhurbaşkanı'nda olduğunu kaydeden Anadol, Pazartesi günü Ergenekon davasını izlemek üzere Silivri'ye bir milletvekili heyeti göndereceklerini de bildirdi. Anadol, "Hukukun Habur hukuku, Silivri hukuku diye ayrılmaması için elimizden geleni yapacağız" dedi.

Basın toplantısında soruları da yanıtlayan Anadol, konuyu gensoruyla gündeme getirip getirmeyeceklerine ilişkin bir soruya, "Gensoruyu şu anda kamuoyu veriyor. Bu olayların sorumlusu hükümettir" karşılığını verdi.


"Deniz Baykal İstiklal madalyalı bir babanın oğlu"

Anadol, bazı gazilerin madalyalarını, takma bacaklarını kırdıklarını, iade ettiklerinin hatırlatılması üzerine bunun büyük bir vicdani tepkinin açığa çıkması olduğunu söyledi. Anadol, "İçişleri Bakanı münasebetsiz bir laf etmiş. Ancak Sayın Baykal İstiklal madalyası sahibi bir babanın oğludur" diye konuştu. Şehitlerle ilgili asıl istismarın İçişleri Bakanı'nın sözleri olduğunu savunan Anadol, "Onlar iade ederken serbest bırakılan PKK'lılara İçişleri Bakanı ne zaman üstün hizmet madalyası verecek merak ediyorum" dedi. Anadol, Başbakan Erdoğan'ın Habur'da yaşanan görüntülerle ilgili söylediği 'silbaştana döneriz' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de "Bu söz işi baştan beri planlayan, manipüle edenin Başbakan olduğunu ortaya koydu. Düsseldorf'tan gelenlere normal prosedür uygulanırsa silbaştana döndük demektir. O zaman Habur'un hesabını kim verecek?" diye sordu.