Diyarbakır suskun

HDP eş genel başkanları ve belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından kente endişe hâkim. Yurttaşlar konuşmaktan çekiniyor.

08 Kasım 2016 Salı, 19:54
Abone Ol google-news

HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile 8 milletvekilinin, belediye başkanlarının tutuklanması, HDP’nin Meclis çalışmalarını askıya almasının ardından Diyarbakır sokaklarında sessizlik hâkim. İnsanlar suskun, konuşmaktan çekinir halde ve umutsuz.

Diyarbakır’ın çeşitli toplumsal ya da siyasi konularda ne düşündüğünü merak eden gazeteciler, genellikle kentin nabzını tutmak için tarihi Ulu Camii önündeki meydana ya da Hasanpaşa Hanı, Ofis Sanat Sokağı gibi sembolik mekânlara gelir, burada insanlarla konuşur. Ama artık insanlar, konuşmaktan çekinir halde. Konuşmak istediğimiz insanlar, başlarına bir şey geleceği endişesi taşıdıklarını söylüyorlar. Fotoğraf ve ses kayıtlarının alınmamasını, isimlerinin yazılmamasını isteyenlerin yanı sıra sıklıkla “Ben konuşmasam daha iyi” cümlesini duyuyoruz.

Başıma bir şey gelir

Konuştuğumuz insanlar, kamu çalışanı ise işten atılmaktan, esnaf ise vergi denetiminden, genç ise “FETÖ” ya da “PKK” ile ilişkili asılsız bir iddiadan gözaltına alınmaktan korktuklarını anlatıyordu. Birçok insan umutsuzluğunu dile getirirken, HDP’nin TBMM çalışmalarını askıya almasını olumlu bulan da bulmayan da vardı. Kimilerine göre HDP, ne olursa olsun kendisine verilen temsil yetkisini kullanmalı, TBMM’de muhalefete devam etmeliydi. Kimileri de partinin genel başkanı bile tutuklanmışkenartık Kürtlerin Meclis’te olmasının anlamı olmadığını söylüyordu.

Bunlardan biri olan Ali Altın adındaki yurttaş. Altın Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada şöyle dedi: HDP’liler, bence TBMM’deki çalışmaları askıya almak yerine tümden çekilmeliydiler. Diyarbakır’a dönüp, burada halkının içinde politika yapmalıydılar. Çünkü artık o Meclis’te kendilerine yer yok. Ankara’da olmalarının bir anlamı da yok. HDP halka dönmeli ve bir sonraki seçim için çalışmalı.”

Hırsızlar dadandı

Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde 4 Kasım’da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne düzenlenen 2 polisin şehit olduğu, 9 sivilin yaşamını yitirdiği, 100’den fazla kişinin yaralandığı terör saldırının ardından yapılan çalışmalarda 1709 ev ve işyerinin hasar gördüğü tespit edildi. En büyük hasarı gören toplam 48 dairenin bulunduğu iki bina yıkılacak. Bu dairelerin sahiplerine dairelerinin bedeli ödenecek. Zarar gören 233 işyerinin sahiplerine ilk aşamada 750 bin lira para yardımı yapılacağı belirtildi. Eveleri hasar görenlere ise ilk etapta 500’er lira para yardımı yapılacak. Yurttaşlara destek için psikolog görevlendirdiği de öğrenildi. Mağdur olan yurttaşların evlerine hırsızlar dadandı. Hasarlı evlere giren hırsızlar, vatandaşlara ait birçok eşyayı çaldı. Polis ekipleri bölgede gece gündüz nöbet tutmaya başladı.