'Doğum iznini 24 haftaya çıkarmaya çalışıyoruz'

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, doğum izninin 24 haftaya çıkarılması ve maliyetinin devlet tarafından karşılanması üzerine çalıştıklarını belirtti.

15 Şubat 2013 Cuma, 12:20
Abone Ol google-news

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bir otelde gerçekleştirilen ''Ebeveyn İzni ve İş Yaşam Dengesi Yaklaşımı Çerçevesinde Esneklik'' konulu seminerde konuşma yaptı. Bakan Çelik, toplantıda, ''ebeveyn izni ve iş yaşam dengesi'' başlığı altında bir beyin fırtınası gerçekleştirileceğini belirtti. Küresel ekonominin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini ifade eden Çelik, bu süreçte istihdamı korumak ve işsizliği azaltmanın en önemli konu başlıklarından olduğunu söyledi.

''Uluslararası Çalışma Örgütü, 2012 yılında işsizler ordusuna 4 milyonun ilave olduğunu ifade ediyor'' diyen Bakan Çelik, şöyle konuştu: ''İşsizler ordusunun 197 milyonu bulduğunu, 2013 yılında ise bu rakamın 5 milyon daha artarak 202 milyona ulaşacağını ve 2014 yılında da 3 milyon işsizler ordusuna yeni katılım olacağını ifade ediyor. Tablo tabii ürkütücü, bu açıdan dünyanın yarısını oluşturan kadınların konumu, durumu son derece önem arz ediyor. Yani dezavantajlı grupların sorunlarının çözümü bu süreç içerisinde önemli. Bugün Türkiye'deki işsizlik rakamları açıklanacak ama genelde baktığımız zaman AB'de ortalama 10,7'leri bulan genç işsizliğin yüzde 24'lere dayandığı ve kadın işsizliğinde 11'lere yaklaştığı bir süreci yaşıyoruz. Türkiye tüm bu kriz ortamlarına rağmen yaşanan küresel krizlere rağmen işsizlik konusunda veya istihdam konusunda ciddi başarılar elde etmiştir. Bunun sebebi nedir? Türkiye'deki bu başarının altında yatan neden, Türkiye'de özellikle son 10 yılda öngörüler, muhtemel gelecekteki senaryolara göre politikalar üretebilme konusundaki becerilerimiz ve duruşumuz bu başarıyı getirmiştir.''

İstihdam alanında yaptıkları çalışmaları anlatan Bakan Çelik, işsizlikle mücadelede kayda değer başarı elde edildiğini yineledi.

 

'Söylemesi kolay, gerçekleştirmesi kolay değil'

Bakan Çelik, ''Rakamsal olarak ifade edecek olursak, 4 yılda 4 milyonun üzerinde istihdam gerçekleştirdik. Bu söylemesi kolay ama gerçekleştirmesi o kadar kolay bir hadise değil'' dedi. Kadınların çalışma hayatında yer almasına yönelik de önemli mesafeler katettiklerini ifade eden Bakan Çelik, ancak gelinen noktanın yeterli olmadığını söyledi.

Bakan Çelik, şöyle devam etti: ''Ama düne göre mukayese ettiğimizde iş gücüne katılma oranı yüzde 23'lerden yüzde 31'lere gelmiş bulunuyor, istihdam oranı ise yüzde 20'lerden yüzde 27'lere ulaşmış bulunuyor. 2004'ten bu yana kadının iş gücüne katılımı 2 milyon 900 bin dolaylarında artarken, bunların 2 milyon 530 binin istihdam edildiğini görüyoruz. Kadın işsiz sayısında 375 bin bir artış söz konusudur. Şimdi hedeflerimiz var tabii. Ulusal istihdam stratejisinde hedefimiz, kadınların iş gücüne katılma oranını yüzde 38'lere taşımak. Buna daha da yüksek olmaz mı diye bazı derneklerden itirazlar oldu ama gerçekçi olmak gerekir. Daha yukarısını hedefliyoruz ama eldeki veriler çerçevesinde yüzde 38 hedefi önemli bir hedeftir diye düşünüyorum. Kadınların iş gücüne katılım oranına AB coğrafyasında baktığımız zaman ortalama olarak yüzde 66'larda olduğunu görüyoruz. İstihdam oranları açısından AB ortalamasının yüzde 59'lara yükseldiğini görüyoruz. Tabii bu mukayeseyi kendimizde yaptığımız zaman Türkiye-AB mukayesesi yaptığımız zaman daha ne kadar iş yapmamız gerektiğinin de bilincindeyiz.''

 

'Aileyi toplumun temeli olarak görüyoruz'

Aile bütünlüğünün Türk toplumu için önemine değinen Bakan Çelik, aileyi toplumun temeli olarak gördüklerini söyledi. Bunun için anne babaların çocuklarına ayırdıkları zamanın, aile bütünlüğü açısından önemli olduğunu vurgulayan Bakan Çelik, Dünya Sağlık Örgütü'nün normlarına göre sağlıklı bir birey için bebeklerin 2 yıl emzirilmesi gerektiğini hatırlattı.

Bakan Çelik, şunları kaydetti: ''Bu açıdan bir yandan sağlıklı bireyler yetiştirmek ve aile bütünlüğünü korumak bir yandan da kadın istihdamını artırmak temel hedefimizdir. Bu konuda ebeveyn izni önemli bir sosyal politika aracı olduğunu belirtmek istiyorum. Avrupa'ya baktığımızda bu izin süresinin Almanya'da 14 hafta, Fransa'da 32 hafta, İngiltere'de 52 hafta, Türkiye'de ise 16 hafta olduğunu biliyoruz. 8 haftadan 16 haftaya gelindi. Bugünkü talepleri de biliyoruz. Konunun bir de bu alanda işveren boyutu var. Çalışan kadının işveren açısından bu ve benzer izinler dikkate alındığı zaman, bu ve benzeri haklar dikkate alındığı zaman iş gücüne daha yoğun katılımını sağlamayı hedeflediğimiz zaman işveren boyutu karşımıza çıkmakta. Tabii işverenler iş yerlerinde devamlılığı ve verimliliği gözetirler, karlılık onlar için esas. Aslında çok yanlış bir şey değil ama işin gerçeğini görmeniz açısından, bunu ifade ediyorum. Dolayısıyla ortaya koyacağımız çözümlerde, kadın istihdamı açısından negatif bir durumun, ortaya çıkmamasını sağlayıcı bir yaklaşım içerisinde olmamız gerekiyor.''

Çelik, bir yeri düzeltirken daha büyük tahribata neden olunmaması gerektiğini belirtti.

 

3 çocuk

Konunun diğer boyutunun nüfus meselesi olduğunun altını çizen Bakan Çelik, ''Beşeri sermaye bir ülkenin takdir edersiniz ki en önemli gücüdür'' dedi. Avrupa nüfusunun hızla yaşlandığına dikkati çeken Bakan Çelik, ''Türkiye genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen yeni tedbirleri zorunlu kılacak bir gelecek bizi bekliyor'' ifadelerini kullandı.

Çelik, 2011 yılında binde 13,5 olan yıllık nüfus artışının 2012'de binde 12'ye gerilediğini vurgulayarak, şöyle konuştu: ''65 yaş üstü nüfusun bugün yüzde 7,5 düzeyinde olduğunu ama bunun 2023'te 10,2 düzeyine çıkacağını dikkate aldığımızda, bir başka ifade ile bugün ortalama yaş 30'larda iken, 2023'te bunun 34'lere çıkacağı dikkate alındığında, nüfus meselesinin, genç nesil meselesinin dolayısıyla çocuk meselesinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Hükümet olarak politikalarımızı ifade ederken, özellikle sayın Başbakanımızın asgari 3 çocuk ifadesinin altında yatan gerçekler var. Bunlar rastgele ifade edilmiş cümleler değil, bilimsel verilere dayanan tespitler neticesinde ifade edilmiş cümleler. Bizim yapmamız gereken özellikle, istihdam politikamız açısından, nüfus artış hızını gözeten istihdam politikası, aile birliğini sağlayan bir istihdam politikası, sağlıklı nesillerin yetişmesini teşvik eden bir istihdam politikasını sürekli hale getirmemiz gerekiyor.''

Bakanlık olarak kadın istihdamının teşviki için üzerinde çalıştıkları konular olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti: ''Bunlardan birincisi doğum izninin 24 haftaya çıkarılması, maliyetinin devlet tarafından karşılanması. Diğeri, doğum iznine ayrılan kadının doğumdan sonra işe alınmasının zorunlu kılınması, memur olan annelerin ücretsiz doğum izninde geçen sürenin de derece kademe hesaplarına katılması, çocuk yardımlarının artırılması, kamu kurumlarında kreş zorunluluğu getirilmesi, çocuk sayısına göre kadınlarda emeklilik yaşının kademelendirilmesi yani aşağı çekilmesi. Bir diğeri yarı zamanlı ve kısmi zamanlı çalışma. Bu ve benzeri birçok alternatif şu anda bakanlığımızın ve bakanlıklar arası çalışmalarımızın gündeminde olan konular. Yani yalnız 3 çocuk asgari deyip işi bırakmıyoruz, bunun sağlanması ve kadın hakları açısından atılması gereken adımlar ne ise bunların atılması konusunda bir bakanlık kuruldu, bakanlık kurulmakla da kalmadı atılması gereken adımlar konusunda da ciddi bir dayanışma ve güzel bir çalışma ortamındayız.''

 

'Çocuk da yaparım kariyer de'

Çelik, dün akşam Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte olduğunu ve Başbakanın bu konudaki çalışma talimatlarını bir kez daha verdiğini kaydetti. Bu konudaki çalışmaların sürdüğünü yineleyen Çelik, kısa sürede sonuç alacaklarını bildirdi.
Bakan Çelik, ''Yapacağımız çalışmalarla 'çocuk da yaparım kariyer de yaparım' diye yaygın bir cümle var ya işte bunun altını doldurmaya dönük, çalışmaları içeren bu konu başlıklarını sizlerle paylaşmış oldum. İnanıyorum bu konularda elde edeceğimiz başarılar, kadına şiddet konusunu da gündemden kaldıracak ve bu konularda yaşanan sıkıntıları gündemimizden çıkaracak temennisinde bulunuyorum'' dedi.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Bela Szombati ise kadınların işgücü piyasasından çıkmaya zorlandığını ve genellikle kısa süreli işlerde, düşük ücretlerle çalıştırıldıklarını söyledi. Szombati, kadınların işgücü piyasasında daha aktif yer alması için küresel anlamda bir destek gerektiğini ve bu alandaki çalışmalarının süreceğini kaydetti.

Öte yandan daha önce toplantıya katılacağı belirtilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in ise programı nedeniyle katılamadığı bildirildi.