‘Edebiyatta fantezi yükselmiyor, gerçekçilik ölüyor!’

Fantezi edebiyatı yeni oluşan bir alt tür gibi algılansa da bu türü tanımlamadan önce edebiyatın aslında fantezi olduğunu hatırlatmalı. Edebiyatın evreni gerçek evren değil. Fantezinin evreni.

25 Kasım 2020 Çarşamba, 11:28
Abone Ol google-news

Fantezi, yeni oluşan bir alt tür gibi algılansa da tanımlamadan önce edebiyatın aslında fantezi olduğunu hatırlatmalı. Edebiyat metinlerinin ne olmadıklarını düşünelim: Edebiyat metni; hukuki (yasa veya sözleşme), teknik (kullanım kılavuzu veya patent), bilimsel (fizik makalesi veya sosyoloji kitabı), tarih (vakayiname) metin değil. Başka deyişle olguları, gerçekliği yansıtma iddiası taşımıyor.

Gerçekçilik iddiası taşıyan edebiyat dâhi gerçekliği yansıtmıyor: Raskolnikov yok, bir kadını öldürmedi; Selim Işık intihar etmedi. Yahut Hamlet yok; Akakiyeviç’in hayaleti palto çalmadı; Diyavol Paşa da, Amat diye bir gemi de yok. Edebiyatın evreni gerçek evren değil. Fantezinin evreni.

Fantezi edebiyatı daha çok bir mod (kip). Melodramlar gibi ana akımla çevre arasında, bilinçdışı ve bilinç arasında uzlaşı. Gerçeklik - fantezi ikileminde gerçeklik fanteziyi besliyor, fantezi gerçekliği kurguluyor. Fantezi arzuların dilini, bastırılmışın dışa vurulmasını içeriyor, zeitgeist’i yansıtıyor. Belki de son yüzyılda edebiyatta fantezi yükselmiyor, gerçekçilik ölüyor.

YADIRGATMANIN ÖLÇEĞİ

Fantezi, bilinçdışı, arzular, insan psikolojisi ile iç içe bir mod. Rus Biçimciler edebiyatın işlevini ostranenie, yani yadırgatma olarak görüyor. Fantezide yadırgatma doğa yasalarına genişliyor. Kendi yasalarıyla evrenler tasarlıyor; mitolojiden beslenip kendi mitolojisini kurguluyor. Başka evrenlerden ölü tanrılar, başka boyutlar, yabancı gezegenler; dünya mitolojisi kökenliler kadar, özgün tasarımlarla canavarlar ve envaiçeşit mahlûkat can buluyor. Bu edebiyatın doğaüstü yaratıkları ve durumları, insanı, psikolojiyi yansıtan somut eğretilemeler.

Sınırı doğa yasalarında çizme iddiasındaki bilimkurguda bile yukarıdakiler var. Bilimkurguyu fantezinin alt türü sayan Todorov, Fantastik kitabında fantezinin dinamiğini açıklar: Fantastik, iki uç, olağanüstü (açıklanamayan) ve tekinsiz (açıklanabilen) arasında salınır.

Bu salınım, Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası’nda bile görülür: Puslu Kıtalar Atlası’nda düşman cephesine tünel açan asker, bir ejderha ile karşılaşır. Ancak bu, karşıdan gelen düşmanın sırtındaki dövmedir. Önce olağanüstüyü, sonra açıklamasını görürüz; ama gerilim düşmez, bu iki uç arasındaki salınım sürer.

KISA TARİHÇE

Modernite öncesi: Homeros’un ataerkilleşmiş Odyssea’sı bilinmeyen diyarlara, büyünün sırlarına yolculuğu; eve, benliğe dönüşü işler.

Modernite: Gotik (örn., Drakula) bilinmeyene, Doğu’dan gelen ötekiye yönelik korkuyu, bastırılmış cinselliği sembolizmle yansıtır.

1940’lara dek, pulp (ucuz kağıda basılı) fantezi yazarları (örn., Howard, Lovecraft) kapitalizmin yükselişi ile ötekiye karşı önyargıları; coğrafi keşifler bitince biten gizeme, taşra ideallerine dönüş özlemini yansıtırlar.

1940 sonrası, günümüz fantezisinin temeli Tolkien iyi ile kötünün savaşını, (“ırk” diye var olmayan kavram üzerine kurarak) yansıtır.

1970 sonrası fantezi (Brooks, Shannara; Donaldson, Thomas Covenant Günceleri; Jordan, Zaman Çarkı), Tolkien “baba”ya saygıyla karışık ihanet halinde, onun olay örgüsünü kullanır; ancak temalar çeşitlenir.

Modernite sonrası: Ana akım fantezi, yukarıdakilerin karışımını Zeitgeist’a özgü ironi ile yansıtır. Özellikle genç erişkin romanlar, hep bir sınava hazırlığı, kayıp anne-babanın gizemini içerir.

Maalesef, artık ana akım fantezi bir sanayi, tektip: Yüzüklerin Efendisi çeşitlemeleri alana hâkim. Yadırgatma sınırını bu kitap belirliyor; tümüyle tecimsel bir etkinlik olan yayıncılık da okuyucuyu algılanması zor olandan koruyor.

GÜNÜMÜZ FANTEZİSİ: TOLKIEN’LE MÜCADELE

Tolkien’ın dünyası feodal. (Hükümranla çatışan köylü, Keloğlan masallarında bile denk gelebileceğimiz tema). Ancak tek kişinin topluma egemenliğini değil, kötü kralı eleştiriyor. Kıyasla Taht Oyunları, halkın özyönetimini vurgulasa da (henüz çıkmamış kitabın dizi ile örtüşeceğini varsayarak) olası görmüyor.

Tabii, bu fantezinin ana akımı. Başka politik düzenler de mevcut. Ne ki karakterlerin karşısındaki en büyük ejderha, siyasi düzen; bu Harry Potter’da bile var. Nefsin ejderhası (iktidar arzusu) ana eleştiri unsuru (ki Tolkien da bunu Platon’un Devlet’indeki Gyges’in görünmezlik yüzüğünden alıyor).

Tolkien, moderniteye özgü hevesle bozuk düzeni yıkıp yenisini kurmayı istiyor. Rosemary Jackson gibi eleştirmenler, Tolkien’ı olgun bir fantezi yazarı değil, hâkim ideolojiyi haklı kılan bir romans yazarı görüyor.

Yüzüklerin Efendisi sonraki yazarlar için bir şablon: Yeni eserler aynı biçimde bir gerçeklik haritası, terminoloji ana ihtilafı özetler bir kehanet ve benzer olay örgüsü içeriyor.

TÜRKİYE’DE FANTEZİ: GEÇMİŞ VE İMKÂNLAR

Düşük teknoloji ana akım fantezi ve teknolojiye karşı güvensizliği işleyen bilim-kurgu, teknoloji ile ana akıma taştı: 2000’lerde Tolkien’ın eseri bilgisayar teknolojisi ile beyaz perdeye yansıdı. Böylece tüm dünyada çevirileri çok fazla okundu. Fantezi, Harry Potter dizisi ve filmi ile çocuklara yayıldı; onlar büyüdüklerinde fantezi genç erişkin romana hâkim oldu.

Türkiye’de çekirdek okuyucu 1990’larda, üniversite bilim kurgu ve fantezi toplulukları, Atılgan gibi dergilerde yetişti; fantezi çevirmenleri, yazarları ve editörleri oldu. Bugün bu topluluklar rol yapma oyunları, roman tartışmaları, cosplay etkinlikleri gibi etkinlikler düzenliyor. Okuyucu kitlesi genelde üniversite öğrencileri ve mezunları. Polisiye haricinde rastlanmayan biçimde “türü” sahiplenip tartışıyorlar.

Artık fantezi, Türkiye’de popüler kültürün parçası: Gollum’a benzetme dava konusu oldu; Akşener, “Winter is coming” dedi. Çünkü bu eserler alegoriye açık, sembollerle yüklü; günlük söyleme, iyi-kötü savaşı sayılan durumlarda rahat uyarlanabiliyor.

FABİSAD...

İleride fantezinin yaygınlaşmasında FABİSAD’ın (Fantazya ve Bilmkurgu Sanatları Derneği) rolü olacak. Alanda eser üreten herkesin katılabildiği dernek toplantılar, konuşmalar, yarışmalarla özgün üretimi tetikliyor. Türkiye Bilişim Derneği ise Bilimkurgu Öykü Yarışması’yla alana genç yetenekler katıyor.

Baskı dönemlerinde simgelerin ağır bastığı fantezi, kalıplardan kurtulmaya, aşina yadırgatmayı tekrar yadırgatacak cesur yayıncılara, cesur yazarlara ihtiyaç duyuyor.

Fantastik / Tzvetan Todorov / Çeviren: Nedret Öztokat / Metis Yayınları / 176 s.

Devlet / Platon / Çevirenler: Sabahattin Ali, M. A. Cimcoz / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 372 s.

Puslu Kıtalar Atlası / İhsan Oktay Anar / İletişim Yayınları / 239 s.

Yüzüklerin Efendisi - Tek Cilt Özel Basım / J. R. R. Tolkien / Çevirenler: Bülent Somay, Çiğdem Erkal İpek / Metis Yayınları / 1026 s.