"Erdoğan-Biden mutabakatı acaba 'havalimanı bekçiliği' ile mi sınırlı?"

Mehmet Ali Güller bugünkü yazısında, Taliban'ın Afganistan'ın başkenti Kabil'i ele geçirmesiyle Türkiye-ABD arasındaki diplomatik ilişkideki kırılmaya dikkat çekti.

16 Ağustos 2021 Pazartesi, 16:35
Abone Ol google-news

Gazetemiz yazarı Mehmet Ali Güller, "Erdoğan - Biden mutabakatının sonu" başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Güller bugünkü yazısında, Taliban'ın Afganistan'ın başkenti Kabil'i ele geçirmesiyle Türkiye-ABD arasındaki diplomatik ilişkideki kırılmaya dikkat çekti.

Güller konuyla ilgili, "Taliban’ın Kâbil’i almasıyla, Erdoğan’ın 14 Haziran 2021’de Biden’la yaptığı 'havalimanı bekçiliği' mutabakatı fiilen bitti." diye belirtti.

Güller'in yazısı şöyle:

Taliban’ın Kâbil’i almasıyla, Erdoğan’ın 14 Haziran 2021’de Biden’la yaptığı “havalimanı bekçiliği” mutabakatı fiilen bitti.

Artık Türkiye açısından konu, ABD ve NATO’nun çekilmesinin bir parçası olarak Türk askerinin de Kâbil’den çekilmesidir.

AKP hükümetinin, bu yeni duruma rağmen, mutabakatta ısrar etmesi, mutabakatı sürdürebilmek için Taliban’la bir anlaşma araması, çok daha ağır sonuçlar doğuracaktır. 

ERDOĞAN’DAN ÇOK ERDOĞANCILIK YAPANLAR!

Önce şu konuyu berraklaştıralım: Bazıları “Erdoğan-Biden mutabakatı yok, Türkiye’nin yararına müzakere var” diyor. Bu, olsa olsa “utangaç Amerikancılık” olur. Zira Biden’la yapılan bir mutabakat var; müzakere ise o mutabakatı detaylandırmak ve kesin anlaşmaya dönüştürmek üzere yapılmaktadır. 

Erdoğan’dan çok Erdoğancılık yapmanın âlemi yok! Zira “Biden’la mutabık kaldık” diyen, Erdoğan’ın kendisidir. 

Biden’la görüşmesinden sonraki ilk kabine toplantısının ardından, 22 Haziran’da, “işbirliği, kâr, maksimum fayda, yeni bir dönem...” gibi kavramlar eşliğinde “Biden’la mutabık kaldık” diyen ve bunu kamuoyuna müjdeleyen Erdoğan’dı!

MUTABAKAT HAVALİMANIYLA SINIRLI MI?

Asıl sorunumuz şu zaten: “Biden’la mutabık kalınan” konu acaba “havalimanı bekçiliği” ile sınırlı mı? Acaba göç konusunu da içeriyor mu?

Zira ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin, Afganistan’da işbirliği yaptıkları insanlara Türkiye’yi kayıt işlemi için adres göstermesi hâlâ soru işaretleriyle dolu. Sırf 48 saat sonra Kılıçdaroğlu ABD’nin o işaretine tepki gösterdi diye AKP ve Dışişleri’nin “yok öyle bir şey” demesi, yeterince ikna etmiyor. 

Çünkü hem Washington’ın Türkiye’yi “bekleme ve kayıt salonu” olarak işaret eden açıklaması ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sitesinde hâlâ duruyor hem de o işaretin gereği olarak Türkiye’ye Afgan göçü akmaya devam ediyor. 

Not 1: Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, ABD yönetiminin, kendilerinden belirli sayıda Afgan göçmen için transit ülke olmalarını talep ettiğini, “yük paylaşımı” karşılığında evet diyebileceklerini açıkladı.

ABD - TALİBAN ANLAŞMASI 

AKP hükümeti, ABD’yle, ABD adına Afganistan’da kalma mutabakatı yaparken ABD yönetimi de Taliban’la “sorunsuz tahliye” için anlaşma yapıyor!

Washington Post’un haberine göre ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Katar’ın başkenti Doha’da Taliban yetkilileriyle görüştü ve “Taliban’dan Kâbil Büyükelçiliği’ndeki personelin tahliyesine kadar bir şey yapmamasını” istedi!

Dahası, Halilzad Taliban’a, “Tahliye için Afganistan’a gönderdiğimiz askerlerimizle çatışmadan kaçınırsanız, Kâbil’e girişiniz uluslararası toplum tarafından daha rahat kabul görür” dedi.

Bu pazarlıkta uzlaşıya varılmış olmalı ki Taliban hiçbir sorunla karşılaşmadan rahatça Kâbil’e girdi dün.

Ardından Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani istifa ederken ülkede “barışçıl bir güç değişimi” olacağı açıklandı. İktidarın Taliban’a devredilmesiyle kurulacak geçiş hükümetine daha önce İçişleri Bakanlığı yapan Ali Ahmed Celali’nin başkanlık edeceği duyuruldu.

Yok hükmündeydi, fiilen de bitti

Peki, ABD Taliban’la anlaşırken ve Taliban “barışçıl güç değişimi” ile hükümet olurken Türk askeri neden hâlâ Kabil’de? 

Ya da şöyle soralım: Türk askeri Kâbil Havalimanı’nı kime karşı koruyacak?

ABD kaçarken AKP hükümetinin Türk askerini Kâbil’de tutmayı sürdürmesi kabul edilemez!

Erdoğan ile Biden’ın “havalimanı bekçiliği” mutabakatı zaten yok hükmündeydi, şimdi Taliban’ın Kâbil’i almasıyla fiilen de geçerliliğini yitirmiş oldu: O nedenle Türk askeri hızla dönmelidir.

Not 2: Makaleyi gazeteye teslim ettiğimde henüz bu konuda Ankara’dan bir açıklama yapılmamıştı...