Erdoğan İsrail'e gaz satmayı önce kabul etti...

Wikileaks belgeleri arasında ABD Ankara Maslahatgüzarı Nancy McEldowney'in derlediği Başbakan Erdoğan ile Rusya eski Devlet Başkanı Putin'in yediği yemekle ilgili "gizli" değerlendirme yer aldı, buna göre Putin 2005'te Mavi Akım'ın İsrail'e uzatılmasını istedi, Erdoğan gazı Türkiye'nin satması şartıyla önce kabul etmiş, Putin'in Türkiye'nin sadece nakliye parası alabileceğini söylemesi üzerine geri çevirmiş.

19 Kasım 2011 Cumartesi, 08:09
Abone Ol google-news

2005 yazına ait belgede "Türkiye ve Rusya arasında (ağırlıklı olarak ikincisi lehine) patlayan ticaret ve Türklerle Ruslar arasında büyüyen duygusal anlayış bağlamında Başbakan Erdoğan, Putin ile eşit ortaklık inşa ettiği duygusunda. Ancak Türkiye'de Rusya'nın Türkiye'yle ilgili hedefleri ya da Rusya'nın doğal gaz arzındaki hakimiyetinin siyasi maliyeti konusunda gerçekçi analiz yok" denildi.

17 Temmuz gecesi Başbakan Erdoğan ve Putin'in bulunduğu yemek dâhil Soşi toplantılarından söz edilen belgede "Toplantılarla ilgili ayrıntılı bilgi edinmek katılımcılarının kısıtlanması nedeniyle zordu" denilirken Türk tarafının resmi tutanak tutmamaya devam ettiği kaydedildi. Belgeye şöyle devam edildi:

"Bağlantımıza göre Erdoğan, akşam yemeğine sadece Enerji Bakanı Güler'i aldı, tercüme için Ruslara izin verdi. Putin'e dış politika danışmanı eşlik etti. Erdoğan'ın Mavi Akım (Kara Deniz) boru hattından geçen doğal gazın fiyatının indirilmesini istediği bildirildi. Putin Rusya'nın doğalgaz fiyatını Ukrayna ve Gürcistan'dan dolayı yükselttiğini söyleyerek reddetti ve Erdoğan, fiyatı Türkiye için yükseltmemiş olmasından dolayı kendisine teşekkür etmiş olmalı. Putin'in daha sonra Türkiye'nin Mavi Akım boru hattının İsrail'e uzatılmasını kabul etmesi için bastırdığı bildirildi. Erdoğan'ın razı olduğu ancak; gazı İsrail'e Türkiye'nin satmasını istediğinde, Putin'in kabul etmemesi ve Türkiye'nin sadece transit ücreti almasında ısrarı üzerine geri çevirdiği belirtildi. (10 Ağustos tarihli gazete haberlerinde Rusya'nın İsrail'e teklif ettiği fiyatın Türkiye fiyatının altında bulunuyor.)

Şangay Beşlisi

Kaynağımıza göre Putin, Erdoğan'ın olumlu karşıladığı Türkiye'nin Şangay Beşlisi üyeliğini ortaya sürdü. Putin'in ABD'nin Kafkaslar ve Orta Asya'yı istikrarsızlaştıracak komplolar olduğunu söylediği demokratikleşme çabalarına karşı çıktığı belirtildi. Putin onun yerine Erdoğan'a Rusya ve Türkiye'nin Kafkaslar ve Orta Asya'da 'yerel şartlara göre' işbirliği yapmayı önerdi. Kıbrıs'ta sadece BM'ye destek olan standart Rus pozisyonunu tekrarlayan Putin kuzey Kıbrıs'ın izolasyonunun kaldırılmasıyla ilgili yorum yapmadı. Putin'in PKK konusunda Türkiye'ye işbirliğine yönelik belirsiz bir taahhütte bulunduğu; karşılık olarak Erdoğan'ın Türkiye'deki Çeçen etkinliklerinin daha sıkı denetimini taahhüt ettiği belirtildi."

Rusya ile ilişkileri geliştirmek isteyen AKP yönetimi ve birçok Türk işadamı için ana konunun "para" olduğu dile getirilen belgede "Aynı şekilde rüşvet ve komisyon Türkiye'de iş yapmanın bir parçası olarak kabul edildiğinden bu yana, Türk işadamları Rusya'daki koşulları normal görüyor" denildi. Gizli belgede şu satırlar yer aldı:

"Yenilik ve kazanç umudu Türkleri çekiyor ve aksi halde üzerinde durmayı tercih edecekleri geçmişin kötü anılarından alıkoyuyor: Rusya'yla ilişkiler yeni ve potansiyel olarak kazançlı ve böylece Türkler Rusların Tatarlara 1552'den bu yana yaptıkları, Putin'in Müslümanlara karşı davranışı ve Rusların Çeçenistan'da uygulamaları konularında düşünmek için bir sebep görmüyor. Duygusal tarafı da var. Türkler Rusları Kafkaslar ve Orta Asya'ya hakim büyük ve güçlü bir ulus olarak görüyor ve şimdilerde Batı'nın saygı duymadığı büyük imparatorluğa sahip olma gibi benzer duyguyu paylaşıyor. Erdoğan kendisini bir dünya devlet adamı olarak görüyor ve Putin'in kalın tüylü kırmızı halısından etkilenmiş. AKP'de ve -seyrek istisnalarla- Türk basını, akademik çevreleri, 'think-tankları'nda eksik olan Rusya'nın Türkiye ve onun iç sorunlarına karşı hedeflerinin rasyonel analizi. Erdoğan Rusya'nın doğal gaz arzındaki dominant pozisyonunun siyasi etkileriyle dağıtım ağları satın alma ilgisine kayıtsız görünüyor."