Ev hapsi şartıyla tahliye edilen Alınak: Toplumla bağımı kesmeye kimsenin gücü yetmez

Kars’ta 17 Şubat’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” gerekçesiyle tutuklanan siyasetçi, yazar ve avukat Mahmut Alınak, önceki gün görülen duruşmada ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Savcılık, Mahmut Alınak hakkında verilen ‘ev hapsi şartıyla tahliye’ kararına itiraz etti. Alınak, “Hakkımda hazırlanan iddianame, kan ve ölüm iddianamesidir. Kan davasına dönüştürüldüğü için ev hapsi kesmiyor. Ve tekrardan cezaevine gönderilmem isteniliyor” dedi.

15 Mayıs 2020 Cuma, 06:00
Abone Ol google-news

12 Eylül 1980 döneminden bu yana 10. kez tutuklanan Halkın Emek Partisi (HEP) Kars eski milletvekili ve yazar Mahmut Alınak, müebbet hapis istemiyle yargılandığı Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşı ve tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak, ev hapsi şartıyla tahliye edildi.

Cumhuriyet’e konuşan Mahmut Alınak, “Fikirlerim ve siyasi projelerim belli ki birilerini rahatsız ediyor. Bu rahatsızlık nedeniyle adeta kan davası güdülüyor. Hakkımda da hazırlanan iddianame kan ve ölüm iddianamesidir. Kan davasına dönüştürüldüğü için ev hapsi kesmiyor. Ve tekrardan cezaevine gönderilmem isteniliyor.

Cezaevinden çıkmış olabilirim. Ancak hapis hayatımı evde sürdürüyorum. Toplumla iletişimim kesilmek isteniliyor. Kimsenin gücü, toplumla olan bağımı kesemez” diye konuştu. Koronavirüsün bulaşma tehlikesine karşın cezaevinde hiçbir önlem alınmadığını söyleyen Alınak, sözlerine devam etti:

“Ben 20 metrelik bir hücrede 10 kişiyle kaldım. Maske ve eldiven verilmedi. Sosyal mesafeyi korumamız ise imkansız. Cezaevinde çalışanların maskesi eldiveni mevcut. Ancak tutuklulara maske, eldiven verilmiyor. Yeri geliyor 20 metrelik hücrede 12 kişi kalıyor.

Cezaevlerinde insanlar baş başa vererek yatmak zorundalar. İktidar, sosyal mesafeyi koruyamayanlara ceza verirken, cezaevlerinde ise sosyal mesafe şartları yerine getirilmiyor.” 

‘AYDINLAR İÇİN ADİL OLAN TAHLİYE EDİLMELERİDİR’

Hiçbir hukuki değeri olmayan nedenlerle çok sayıda gazeteci, siyasetçi, avukat ve aydının cezaevlerinde tutulduğunu vurgulayan Alınak, “Hak savunucularının, siyasetçilerin ve aydınların cezaevlerinde tutulmaları hiç doğru değil. Gerçek aydınların yolu mutlaka cezaevine düşer. Aydınlar için cezaevleri has bahçedir. Aydınların görevi insanlığa hizmet etmektir. Ben de bu görevi yerine getirmeye çalışan bireylerden biriyim. O yüzden de cezaevine gönderildim. Ben demokrasi ve özgürlük nöbeti için cezaevine gittim. Artık nöbete evde devam ediyorum.

Virüs şartları göz önüne alınarak tahliye edilmeleri gerekiyor. Aydınlar için adil olan, tahliye edilmeleridir. Aslında toplum da şu koşullarda açık cezaevinde. Sokaklar tamamen hak aramaya kapatılmış” ifadelerini kullandı.