#EvdeKal diyeli 3 ay oldu!

New Jersey’de korona günlerinde evlerimizi karantina alanına çevireli üç ay oldu, geçiyor bile. Peki, bu sürede geldiğimiz noktada neler öğrendik, öğrendiklerimizi ne kadar anlayıp anladıklarımızı ne kadar uyguladık...

23 Mayıs 2020 Cumartesi, 06:00
Abone Ol google-news

Başta çok önemsenmedi, durumun vehameti tam kavranamadı. Bir Ortaçağ hikâyesi gibi geldi kulağa, çağın vebası... Haber sitelerinde ve günlük hayatta ciddi bir karşılık bulmadı. Afro-Amerikan sitelerinde siyahlara bulaşmadığı iddiaları yazarken Türkiye’de kimi doktorlar Türklere bulaşmaz diyordu.

Bazı ekonomistler bunun bir komplo olduğunu savunuyordu. Şimdi geri dönüp baktığımızda Çin’deki vakaların yoğunluğundan çok İtalya’daki durumun ABD’nin aklını başına getirdiği görünüyor.

SANAL DÜNYAYLA NEFES

Evde kalma dönemini ilk ay yaratıcılığımızı konuşturacağımız verimli zaman açısından bir olanak görmeye çalıştık. Ellerimiz sabun-su ile haşır neşirken evlerimize buram buram kolonya kokuları sindi. Çoklu konferanslar, hayatımızda iş dünyası dışında daha önemli bir görevle yerini aldı: Okul çalışmaları ve aile sohbetleri.

Evde kalan birçok kişi maske yapımına girişti. Yoga, pilates, zumba, aerobik ve daha sayamadığım beden hareketleri için çoluk çocuk online derslere abone olduk. Online masal okuma kanalları rekor sayılara ulaştı. Müzik dersleri, evde yapılan amatör besteler ile YouTube kanalları coştu. Mutfak meziyetleri için kadın, erkek sosyal medya hitlerini günbegün artırır olduk. Ekşi mayalı ekmeklerden, en akla gelmeyecek pizza çeşitlerine, mantılara, makarnalara... Tüm aile elbirliğiyle en az beşer kilo aldık.

Sağlık haberlerini ve kanallarını ezberledik. Vitaminlerin her çeşidini, doğal yollarla nasıl, nereden alacağımızı iyice belledik. İkinci aya girerken zaten biraz sıkılmaya başlamıştık, sonuna doğru ne kadar sıkıcı olduğunu iliklerimize kadar öğrendik. Ama yine de yılmadık. Ekşi mayalı ekmeğe henüz başlamamış olanlar hâlâ geç kalmış değillerdi. Ama diğer yandan da koronadan değilse de şiddetli geçimsizlikten zarar göreceğimiz zamanlar olmadı değil. Havaların da ısınmasıyla birlikte yavaştan küçük kaçamaklar yapmaya başladık. İkinci ayın sonunda sosyal mesafeyi koruyarak ön bahçe misafir toplantıları, çocukların birlikte koşup eğlenmelerine izin vermeler başladı. Buna belediyeler de sessiz kalmadı ve iki aydır kapalı olan parklar açılmaya başlandı. Ancak sadece piknik alanları açık ve maske takılması zorunlu.

Ve geldik mayısa. Dondurmacıların önünde kuyruklar, park alanlarında öyle kolayca yer bulunamayan süpermarketler, daha da artan bisiklet turları, koşu yapan insanlar ve tenimizi yakmaya başlayan güneşle birlikte içimizdeki umutlar da arttı. Yetmedi, uçurtmalar çıktı piyasaya, mayıs içimize neşeyi getirdi gerçekten de bahar bayramlarıyla birlikte. Piknikler, arka bahçe mangal partileri yavaş yavaş artarken bir yandan da yaz okullarının kapalı kalacağı duyuruldu New York ve New Jersey’de. Sanal müze gezileri ve uzaktan etkinliklerle çocukların meşgul edileceği yeni düzenlemeler ise ilgi odağı.

İKİNCİ DALGA KAYGISI

Mayıs ayına ise “ikinci dalga” uyarıları altında girdik. ABD ve kimi Avrupa ülkelerinde Covid-19 ile bağlantılı olabilecek, 2-15 yaş arasında bazı çocukların Kawasaki hastalığı şüphesiyle tedavi altında olduğu duyuruldu. Virüsün mutasyona uğrayarak daha güçlü geldiği endişeleri arttı. New York ve New Jersey’de insanların yavaş yavaş dışarıya akın ettiği bu dönemde ne yazık ki vaka sayılarında azalma görülmedi ama günlük can kayıpları oranlarında düşüşler var.