Filiz Yavuz: ‘Kimse durduk yere yollara düşmüyor’

Kitabını Kırım’dan göç eden babaannesi Afife Yavuz ithaf ettiğini belirten Filiz Yavuz, anlatısına “Yurtlarından edilen çocuklara; kimse torunlarına göçmenliği miras bırakmasın” diyerek başlıyor.

18 Mayıs 2020 Pazartesi, 17:37
Abone Ol google-news

Gazeteci ve yazar Filiz Yavuz’un Mundi Kitap tarafından yayımlanan Göçmek Ne Garip Şey Anne - Gidenlerin Hikâyesi adlı anlatı kitabı okurlarla buluştu.

Kitabını Kırım’dan göç eden babaannesi Afife Yavuz ithaf ettiğini belirten Filiz Yavuz, anlatısına “Yurtlarından edilen çocuklara; kimse torunlarına göçmenliği miras bırakmasın” diyerek başlıyor.

Bir beyaz yakalı göç ya da beyin göçü diyeceğimiz hikâye krizlerin başladığı 1990’lı yıllardan günümüze kısa bir Türkiye panoraması ile yol alıyor. Panorama bir nevi de AKP iktidarının başlangıcı ve yaptığı tahribatı anlatıyor.

ALMANYA VE GÖÇ

1960’lı yıllarda başlayan Almanya göçü, 12 Eylül 1980 darbesi sonucu yurt dışına başlayan siyasi göç, AKP iktidarı ile yaşanılan Gezi olayları, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri sonrası başlayan beyaz yakalı-beyin göçü TÜİK verileri, İngiliz İçişleri Bakanlığı, Almanya Federal İstatistik Dairesi, Hollanda verileri ile belgeleniyor.

Almanya Federal Göç ve Mülteci Dairesi’nin 2017 yılında Türkiye’den Almanya’ya siyasi göç başvurusu yapan üniversiteliler oranının yüzde 46’dan, 2018 yılında yüzde 59,3’e çıktığı kitapta ifade ediliyor.

‘ARTIK YETER!’ DEDİRTEN SEBEPLER

Filiz Yavuz kendi göç hikayesinin nasıl başladığını şöyle ifade ediyor “Öncelikle üzerine basa basa söylemek gerekiyor ki; kurulu bir düzeni bozarak yurtdışında, kendine ait olmayan başka bir ülkede yeniden bir düzen kurmaya kalkmak hiç de kolay bir iş değil. Hatta bayağı zor bir iş. Hal böyleyken hiç kimse durduk yere yollara düşmüyor. Benim için Ankara Gar Katliamı’ydı örneğin, ama bir başkası için 15 Temmuz darbe girişimi ülkeden gitme kararının alınmasını sağlayan o son damla ‘Artık yeter!’ dedirten sebep. (..) Kimi için ‘Bu ülkeden hiçbirşey olmaz’ hissinin güçlenmesi.”

Gitme motivasyonuna giren Türklerin, Türkiye’deki demokrasi eksikliği düşüncesi ile Batı ülkelerini tercih edildiği kitapta belirtilirken; Latin Amerika, Dubai, Avustralya, Japonya, Tayland, Çin, Rusya ve Azerbaycan’a kadar dünyanın her yanına yayılmış bir Türk nüfusunun olduğunun altı çiziliyor.

Gitmek için birçok yöntemin olduğu; çalışan şirket tarafından yurt dışı şubelerine gönderilmek, şirketin oturum izni alması banka hesabı açılmasını işleri kolaylaştırdığı vurgulanırken, yazar akademik faaliyetler içinde olanların da gidebildiğini belirtiyor. Kendisinin akademik faaliyet kapsamında bu yolu denediğini belirterek “akademik başarı elzem” diyor.

İSPANYA MACERASI

Henüz 2 yaşına bile girmemiş çocuğuyla İspanya macerası kitapta yer alıyor. Başvurunun kabulü, bürokratik işlemler, kiralık ev bulmakta zorluklar, dil sorunu, gibi birçok konu kitapta yer alıyor. Bürokratik işlemler sırasında göçmenlere yapılan hakaretler, işitilen azarlar, yüzüne kapatılan kapıları anlatırken “Üçüncü dünyalı her göçmen gibi” diyor.

Küçük bir çocukla zaman zaman annesi ve eşi yanında olsa da tek başına İspanya’da yaşayan Filiz Yavuz yeniden ülkesine döndüğünde “Herkes kaçmaya çalışıyor, neden döndün” sözleri ile karşılaştığını ifade ederek “Ne Madrid’e gittiğim için ne de Madrid’den döndüğüm için pişmanım. Gitmek de kalmak da dönmek de yaşama dairken neden dönmeyeyim ki?” sözleri ile kitabını bitiriyor.

Kafanızda bir göç hikayesi varsa, Filiz Yavuz’un yaşadıkları tam bir yol gösterici, rehber niteliği taşıyor.

Göçmek Ne Garip Şey Anne - Gidenlerin Hikâyesi / Filiz Yavuz / Mundi Kitap / 152 s.