"Fransız vatandaşı olun" tavsiyesi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Fransız vatandaşı olmayanların da Fransız vatandaşı olmalarını özellikle tavsiye ediyorum. Burada çifte vatandaşlık hakkınız var. Bu hakkınızı kullanmanızı istiyorum. Siz müracaatınızı yapın onlar vermesin. O zaman biz çeşitli uluslararası toplantılarda bunu önlerine getiririz'' dedi.

12 Nisan 2011 Salı, 19:45
Abone Ol google-news

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu'na katılmak üzere Fransa'nın Strasbourg kentine gelen Recep Tayyip Erdoğan, Rhenus Sport'da ''Vatandaş Buluşması''na katıldı.

Başbakan Erdoğan, buradaki konuşmasında, ''kalbi gurbette çarpanın, gönlünün sılada yandığını'' ifade ederek, Türk yurttaşlarının on yıllar önce evini, barkını, toprağını, anne babasını, eş ve çocuklarını geride bırakarak gurbet ellere geldiklerini belirtti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Çok zor günler geçirdiniz, zor şartlarda tutunma mücadelesi verdiniz. Sılaya hasret bir yana yabancı olmanın, Türk olmanın, Müslüman olmanın, emekçi olmanın ağırlığını yüreğinizde hissettiniz. Ekmek parası için alın teri dökerken kulağınız ana vatanda, gözünüz, gönlünüz ana vatanda, özleme, hasrete göğüs gerdiniz. Şundan lütfen emin olunuz ana vatandaki kardeşleriniz sizlerle her zaman gurur duydular. Türkiye'de kardeşleriniz sizlerin hüznünü, sevincini sizlerle birlikte paylaştılar. Sizin mutluluğunuz, bizim mutluluğumuz oldu. Gurbette sizin acınız, sılada bizim acımız oldu. Sizler bizim Avrupa'daki temsilcilerimiz, Avrupa'ya açılan penceremiz oldunuz. Sizler bizim Batı'ya bakan yüzümüz, modern yönümüz oldunuz. Sizler, birileri istemese de Avrupa Birliği'nde bizim üyelerimiz oldunuz.''

Bu nedenle gurbetçilere şükran ve minnet borçlu olduklarını dile getiren Erdoğan, ''Şunu açık açık söylüyorum; Sizler asla ve asla yalnız değilsiniz. Sizler gurbette tek başına değilsiniz, kendi kaderine terk edilmiş asla değilsiniz. Sizin arkanızda Türkiye Cumhuriyeti var kardeşlerim. Sizin arkanızda güçlü ekonomisiyle, dış politikasıyla itibarlı bir ülke var. Sizin arkanızda şanlı bir tarih, köklü bir medeniyet, zengin bir kültür var'' diye konuştu.


"Bugün bambaşka bir Türkiye var"

Gurbetteki hiçbir Türk vatandaşının boynunun bükük olmayacağını kaydeden Erdoğan, hiçbir Türk yurttaşının kendisini, ezik, ötelenmiş, itilmiş hissetmeyeceğini dile getirdi.

Erdoğan, ''Sizlerden kimliğinizi, pasaportunuzu gururla göstermenizi istiyorum. Gururla, göğsünüzü gere gere 'Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım' demenizi istiyorum. Büyük bir ülkenin, bir medeniyetin mensupları olarak başı dik, alnı ak olarak bulunduğunuz her yerde öz güvenle kendinizi ifade etmenizi istiyorum'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'den Avrupa'ya göçün 50 yıl önce başladığını anımsatarak, Türk yurttaşlarının yoksulluk, işsizlik, umutsuzluk nedeniyle gurbete sürüklendiğini söyledi.

Türkiye'nin geçmişte her zaman ekonomik krizlerle anılan bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, ''Türkiye demokrasisi yaralı bir ülke oldu, böyle anıldı. Türkiye, terörle, yoksullukla, geri kalmışlıkla, ne yazık ki bütün bu sıfatlarla anılan bir ülke oldu'' diye konuştu.

Krizlerle anılan bir ülkenin yurttaşları olarak gurbette bulunan Türk yurttaşlarının da aynı acıyı hissettiğini ifade eden Erdoğan, ''Şunu büyük bir memnuniyetle söylüyorum, o günler artık geçmişte kalmıştır. Ekonomik krizler, müdahaleler, ağır aksak işleyen demokrasi, yasaklar, yolsuzluklar artık geride kalmıştır. Bugün bambaşka bir Türkiye var'' değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin bugün tüm dünyada güçlü, ekonomisiyle, aktif dış politikasıyla standartları yükselen ve demokrasisiyle farklı bir konumda olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bugün geleceğe umutla bakan, güvenle, özgüvenle bakan bir Türkiye var. Küresel finans krizi nedeniyle tüm dünyada ekonomiler daralırken bugün istikrarla büyüyen bir Türkiye var. 2010 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 8,9 oranında büyüdü. Yani Türkiye, Avrupa'da ve OECD ülkeleri içinde bir numara. Türkiye dünyada üçüncü sırada. Bildiğiniz gibi bu küresel finans krizi başladığı zaman biz şunu söylemiştik, 'Bu Türkiye'yi teğet geçecek' demiştik. Bunu söylediğimizde bazıları gülmüştü, 'Başbakan ne diyor' demişlerdi. Ve iş bitti bu defa şunu söylediler; 'Başbakan haklı çıktı' dediler. Çünkü biz yere sağlam basıyorduk, biz uçmuyorduk birileri gibi... Biz hayal üretmiyorduk, işimizi bilerek yapıyorduk. Ve bunun da neticelerini hamd olsun aldık, gördük görüyoruz.''


"Öncekiler yönetici değil miydi?"

Başbakan Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin ekonomik verileriyle bugünkü değerlerini karşılaştırarak değerlendirmelerde bulundu.

İktidara geldiklerinde Türkiye'nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası ile borcunun oran itibariyle yüzde 73 civarındayken, bugün yüzde 45'e düştüğünü kaydeden Erdoğan, devletin borçlanma faizinin o dönemde yaklaşık yüzde 63 iken, bugün yüzde 7 civarına indiğini belirtti.

O dönemde yüzde 30 oranındaki enflasyon oranının 3,99 - 4'e düştüğünü anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bizden önceki iktidar gitti IMF'den 30 milyar dolar borç aldı. Bize 23,5 milyar dolar borçla devrettiler. Ödedik, ödedik, ödedik... Şimdi borcumuz 5,2 milyar dolar. Bitmedi... Merkez Bankamızın döviz rezervi 2002 sonu itibariyle 27 milyar dolardı. Şu anda 92 milyar dolar.
Nereden nereye geldik. Bizden öncekiler yönetici değil miydi? Yolsuzlukların olduğu bir ülkede rakamlar buraya ulaşır mı? İşte bakın nerelere geldik görüyorsunuz. Şu anda Türkiye dünyada takdirle izleniyor, parmakla gösteriliyoruz, emin adımlarla ilerliyoruz, çıtayı çok daha yükseklere çekiyoruz. Şimdi artık 4 yıl sonrasının hesabını yapmıyoruz. Artık 2023 yılının hesabınını yapıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100 yıl dönümüne hazırlanıyoruz. Şu andaki seviyeler bize yetmez. Türkiye bunun çok daha ötesini, çok daha fazlasını hak ediyor. Şimdi hedef 2023'te 2 trilyon dolar milli gelir, bunu hedefliyoruz.''

 

"Fransız vatandaşı olun"

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının Fransa'ya 50 yıl önce işçi olarak geldiğini hatırlatan Erdoğan, ''Bugün bütün Avrupa'da olduğu gibi Fransa'da da Türkler, iş adamı olarak, girişimci, sanatçı, bilim insanı olarak, kendilerine saygın bir yer edindiler. Lütfen aidiyetinizi aidiyet bilincinizi kaybetmeyin. Çocuklarınızın da kaybetmemesi için son derece hassas olun. Sizlerden Fransızcayı en iyi şekilde öğrenmenizi, en iyi şekilde konuşmanızı rica ediyorum'' diye konuştu.

Erdoğan, şunları söyledi:
''Fransız vatandaşı olmayanların da Fransız vatandaşı olmalarını özellikle tavsiye ediyorum. Burada çifte vatandaşlık hakkınız var. Bu hakkınızı kullanmanızı istiyorum. Siz müracaatınızı yapın onlar vermesin. O zaman biz çeşitli uluslararası toplantılarda bunu önlerine getiririz. Deriz ki 'Asıl ayrımcılığı siz yapıyorsunuz. Bak çifte vatandaşlık diyorsun 50 yıldır bu ülkede yaşayan benim soydaşıma çifte vatandaşlığı vermiyorsun. Şu anda burada 100 bine aşkın çifte vatandaşım nasıl aldıysa diğerlerine de ver. Niye çekiniyorsun ver.' Ondan sonra almasınlar, büyükelçime, konsolosuma bildirin. O da bize rapor etsin, biz de gereğini yapalım. Çocuklarınızın Fransızca ile birlikte en az bir yabancı dili öğrenmesi ve konuşmasını özellikle istiyorum. Sizin bulunduğunuz topluma entegre olmanız Türkiye'nin dünya ile entegre olmasına güç katacaktır, güvence verecektir.''

''Ancak çocuklarınızın önce ana dili öğrenmesi gerekir'' diyen Erdoğan, çocukların Türkçeyi öğrenmelerinin öncelikli olduğunu ve bunun başarılması gerektiğini dile getirdi. Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bu sizin de bizim de üzerimizde emsali olmayan sorumluluk ve vebaldır. Sadece Türkçeyi öğrenmeleri yetmez, bununla birlikte Türk kültürünü, Yunus Emre'yi, Mevlana'yı, Hacı Bektaşi Veli'yi, Mehmet Akif'i de öğrenmelerini Anadolu'nun Trakya'nın değerlerini de öğrenmelerini, özümsemelerini telkin etmek zorundayız.
Dilimiz sadece kültürümüzün değil inancımızın da teminatıdır. Dilimizi kaybettiğimizde inancımız da dahil topyekun benliğimizi de kaybetmiş oluruz. Avrupa'da artan ırkçılığa, ayrımcılığa, popülist politikalarla körüklenen kamplaşmaya karşı demokratik yollardan, sivil toplum örgütlerimizle karşı durmak, hoşgörü ve diyalog zeminini burada inşa etmek zorundayız.''


"Terörün karşısında bir olacağız"

''İri olacağız, diri olacağız, bir olacağız. Onun için milli birlik ve kardeşlik diyoruz''
ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, ''Terörün karşısında bir olacağız, iri olacağız diri olacağız, Türkiye'deki terör örgütünün kim olduğunu biliyorsunuz. Onun için bir olacağız'' dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin engin hoşgörüsüyle, diyalog zeminiyle, özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle, Medeniyetler İttifakı girişimiyle dünyada söyleyecek sözü olan bir ülke konumuna yükseldiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
''Bize laiklik buradan geldi. Türkiye'ye uyarlandı. Ne yazık ki on yıllar boyunca laiklik yanlış uygulamalar, yanlış temellendirmeler nedeniyle baskının, kısıtlamanın, susturmanın ve sindirmenin aracı olarak kullanıldı.
İnançları baskı altına almaya çalışanlar, değerleri, kültürleri inkar edenler, insanları tek tipleştirmek için yasakçı zihniyeti savunanlar, umuyoruz ki nasıl bir yanlış içerisinde olduklarını görür ve bundan vazgeçerler. Evrensel değerler üzerine inşa edilmiş Avrupa'nın popülizm uğruna, seçim kazanmak uğruna, ayrımcılığı ve tek tipleşmeye tercih etmesi tarihi bir yanılgı olacaktır. Gelecek adına telafisi zor yaralar açacaktır. Evrensel değerler farklılığa tahammülü gerektirir. İnsani değerler başkasının hayat tarzına, inançlarına, dış görünüşüne saygıyı gerektirir. Bugün en son ihtiyaç duyduğumuz şey ötekileştirmedir, ayrımcılıktır, kutuplaştırmadır, İslamofobi en az ırkçılık kadar tehlikelidir. İnsanlık dışıdır.''