Gazeteci Bekar: ‘İstediğiniz kelimeyi kullanmayacaksınız diyorlar’

Ankara’da yerel radyoculuk yapan gazeteci Hüseyin Bekar, radyoculara yapılan baskıdan söz ederek “Mesela ‘Özgür Suriye Ordusu’ demeyeceksiniz, ‘Suriye Milli Ordusu’ diyeceksiniz, diyorlar. Her istediğiniz kelimeyi kullanmayacaksınız, böyle görünmeyen bir denetim var” dedi. Yerel radyoların yaşadığı sıkıntılara da değinen Bekar, “Bunların başında ekonomik sorunlar geliyor. Türkiye’de radyolara üvey evlat muamelesi yapılıyor. Bir radyonun kirasıyla, frekansıyla, çalışanına verdiği parayla 20 bin lira masrafı oluyor. Emek ve demokrasi mücadelesinde, radyomuzun kapanmaması için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

26 Ocak 2020 Pazar, 16:43
Abone Ol google-news

Ankara’nın yerel radyolarından Harman Radyo’da “Gündemdekiler” programının sunucusu Hüseyin Bekar, Türkiye’de radyoculuğu ve yerel radyoların yaşadığı sıkıntıları Cumhuriyet Anadolu’ya anlattı. 20 yıldan beri radyoculuk yaptığını aktaran Bekar, ilk yayınının 1998'de olduğunu belirterek, “O zamandan beri radyoda, televizyonlarda, gazetelerde çalışıyorum” dedi. Gazeteciliğe memuriyetten geçtiğini söyleyen Bekar, mesleğin çocukluk hayali olduğunu aktardı. Bekar, radyoculuğa başlama öyküsünü “Sendikacılık yaparken, ‘Emekçinin Sesi’ diye bir program yapmaya başladım. Bu programı zamanla geliştirdim. Şimdi siyaset üstüne yayınlar yapıyorum. Aslında bir gazeteciyim, parlamento muhabirliği de yaptım. Gazetecilik yapabilecek başka bir mecra bulamadığım için bu yayınları yapıyorum” sözleriyle anlattı. 

‘Yereller hafife alınıyor’

1984’e kadar radyoların popüler olduğunu, renkli televizyonların ve özel kanalların çıkmasıyla beraber radyoculuğun “geri planda” kaldığını belirten Bekar, “Ancak radyo son dönemlerde sabah ve akşam kuşaklarında gündemi belirleyen unsur oldu. Anında haberi yansıtabildiğiniz bir alan. Dinleyicilerle çok rahat buluşabiliyorsunuz. Bu ayrı bir tutku. Radyo dünyada hala önemini koruyor. Amerika’da her ay ABD Başkanı radyolara konuşma yapar” dedi. Türkiye’de ise yerel radyoların desteklenmediğinden yakınan Bekar, “Türkiye’de radyolara üvey evlat muamelesi yapılıyor. Bütün medya patronlarının ulusal ve yerel radyoları var. Ama yereller hafife alınıyor. Bugün bir kişiyi çalıştırmanın maliyeti 3 bin 200 lirayı buluyor. Bir radyonun kirasıyla, frekansıyla, çalışanına verdiği parayla 20 bin lira masrafı oluyor. Bu hiç kolay bir durum değil. Bu nedenle biz tamamen gönüllülük temeliyle bu işi yapıyoruz. Emek ve demokrasi mücadelesinde olduğumuz için bu radyomuzun kapanmaması için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Yerel radyolara devlet tarafından desteklenmediğini belirten Bekar, “Reklam verilmiyor. Radyolar kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışıyor. Yerel yönetimlerden çok az bir destek geliyor. Ankara’da 33 tane yerel radyo var. Bu radyolara sahip çıkılmalı” çağrısında bulunuyor.

‘Görünmeyen bir denetim var’

Radyo yayıncılarının üstündeki baskıya da değinen Bekar, “Hem RTÜK’ten hem de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan bize cezalar geliyor. Mesela ‘Özgür Suriye Ordusu’ demeyeceksiniz, ‘Suriye Milli Ordusu’ diyeceksiniz diyorlar. Durum böyle olunca, ister istemez kendinizi kontrol etmeniz gerekiyor. Her istediğiniz kelimeyi kullanmayacaksınız, görünmeyen bir denetim var. Buz, doğru olan neyse onu konuşmaya ve yansıtmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Meğerse saati geriymiş’

Canlı yayınlarda yaşanan sıkıntılara da değinen Bekar, bir yayın sırasında unutamadığı bir olayı ise şu sözlerle anlattı:

“CHP Ankara Milletvekili Servet Ünsal konuğumuz olacaktı. Kendisi de bir radyocuydu. Yayınımız saat 10.00’daydı. Ünsal 11’e doğru geldi, ‘Ya Hüseyin daha zamanımız var değil mi’ dedi. Meğerse saati bir saat geriymiş, ileri almamış. Biz de yayına öyle girmiş olduk. Bir gün de yayına yazar Serhan Asker’i almıştım. Yarım saatlik bir programımız vardı. O sürede de ona sürekli telefon geliyor. Bana dedi ki ‘Yayını keselim’. Yayını kesme imkanımız yok. Ben de ‘Madem bu kadar ısrarcılar, o zaman telefonu canlı yayında aç’ dedim. O da öyle yaptı, canlı yayında telefonu açtı ve öyle konuştu. Deniz Baykal gelmiş, onu haber veriyorlar.” 

‘Gençlerin sorunlarını konuşuyoruz’

Genç dinleyicilere çok önem verdiğinin altını çizen Bekar, “Gençlerin en temel sorunlarını gündeme taşıyoruz. Beslenme, barınma, ulaşım, KYK borçları ve yurt sorunlarını dile getiriyoruz. En temel sorun işsizliği gündeme getiriyoruz. Beyin göçü var, öğrenciler yurt dışında çare arıyor. Bunları sürekli gündeme getiriyoruz. Radyomuzun ve kendi sosyal medya hesabımdan gelen sıkıntıları da yine dinliyor ve iletiyorum” ifadelerini kullandı. ANKARA