Gül, Kayseri'de temel atma törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türkiye bugün geçmiş yıllarla mukayese edildiğinde çok ileri durumda ve inşallah çok daha iyi olacak'' dedi.

09 Nisan 2011 Cumartesi, 14:43
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Kayseri'de yaptırılacak dokuz tesis ile Yozgat'taki bir tesisin toplu temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'de bir yeşillendirme hamlesi olduğunu, kıraç olarak bilinen Anadolu topraklarının yapılan çalışmalarla yemyeşil olacağını söyledi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun Erciyes Dağı eteklerine birkaç yıl önce tohumlarını saçtıkları sedir tohumlarının fotoğraflarını getirip gösterdiğini ifade eden Gül, ''Önce tohumlar toprağın altına gidiyor, 40 santimetre kadar kök salmış. Ondan sonra toprağın üzerinde yükseldiği fotoğrafları getirip gösterir. Gerçekten çok mutlu olurum'' dedi.

Gül, Türkiye'nin dörtbir yanında gerçekten çok güzel projeler gerçekleştirdiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Zaten devlet hizmeti, kamu hizmetleri de budur. Her bakanlık kendi alanında yaptığı hizmetlerle vatandaşın ve ülkenin ihtiyacını karşılıyor. Ayrıca bu büyük barajlar eskiden yılları alırdı. Çoğunuz artık bunları hatırlamazsınız. Bir baraj yapılacaksa bu 10-20 yıllık bir sürede olacağını başından kesin kabul ederdiniz. Artık, bu barajlar çok süratli bir şekilde yapılıp bitirilince, acaba bunlar küçük baraj mı diye insanın sorası geliyor ama rakamlara baktığımızda yapılan projelerin ne kadar büyük olduğunu hep beraber görüyoruz, yaşıyoruz. Bunlar işte büyüyen Türkiye'nin, güçlü Türkiye'nin en güzel işaretleridir. Eğer ülkenin makro ekonomik dengeleri yerinde olursa işte o zaman iş yapan müteahhitler de devlet kapısında yaptığı işin parasını almak için beklemezler. Onun için her şeye bir bütün olarak bakmak lazım. Çok şükür bu anlamda Türkiye bugün, geçmiş yıllarla mukayese edildiğinde çok ileri durumda ve inşallah çok daha iyi olacak.''


"Büyük Türkiye'deki büyük değişim"

Kayseri'deki Yamula Barajı'nın da 40 yıldır konuşulan bir proje olduğunu vurgulayan Gül, şöyle devam etti:
''Çok şükür ki çok süratli bir şekilde başlayınca gerçekleşti ve elektrik üretiyor. Sulama kısmı da vardı, sulama fonksiyonunu da yerine getirmeye başlıyor. Neyle başlıyor? Dadağı tüneliyle. Tünel deyince de trenlerin içinden geçtiği küçük tünelleri sanmamak lazım. Rakamları okuyup geçmeyin düşünün. 1 kilometreden uzun, içinden kamyonun geçtiği tüneller, dağların altından akan sularla Kayseri'nin çevresini sulayacak. Buraların verimliliğini artıracak, daha bereketli topraklar haline gelecek. Bütün projelerde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
DSİ daha önce bunları kendi imkanlarıyla yapardı. Bu da büyük Türkiye'nin büyük değişimlerinden birisidir. Yolları Karayolları kendi imkanlarıyla yapardı. Bütün bunlar Türkiye'deki büyük politika değişiklikleridir. Artık sizler kontrol ediyorsunuz, teftiş ediyorsunuz ama yine Türkiye'nin şirketleri bunların en güzel şekilde yapıyor. DSİ'ye, Çevre ve Orman Bakanlığının elemanlarına teşekkür ediyorum.''

-ÇEVRE VE ORMAN BAKANI EROĞLU-

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu da Gül'e ağaçlandırmaya verdiği destek nedeniyle teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Gül'ün Kayseri'de 1 Ocak 2008'de başlattığı ağaçlandırma seferberliği çerçevesinde 2012 sonuna kadar 2 milyon 300 bin hektarlık alanda ağaçlandırma yapılmasının hedeflendiğini ifade eden Eroğlu, bu çerçevede son 3 yılda yaklaşık 1 milyon 450 bin hektar alanda ağaçlandırma yapıldığını anlattı.

Eroğlu, diğer ağaçlandırma çalışmaları hakkında da bilgiler vererek, hükümetleri döneminde her konuda olduğu gibi ağaçlandırma konusunda önemli adımlar atıldığını ve önceki hükümetler döneminde yapılan çalışmaları 3'e 5'e katladıklarını kaydetti.

Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasının ardından Sarıoğlan Sulama Projesi ile Pınarbaşı Karamanlı Göleti'ni yapacak müteahhitleri sahneye davet ederek, işlerin bitim tarihi konusunda pazarlık yaptı.

Yapılan pazarlık sonucu Sarıoğlan Sulama Projesi'ni 12 Aralık 2012 saat 12.12'de, Pınarbaşı Karamanlı Göleti'ni ise 11 Kasım 2011'de bitirme sözü alan Eroğlu, müteahhitlerle birlikte anlaşmayı imzaladı.

Daha sonra Kayseri'deki 9, Yozgat'taki 1 tesisin temeli Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından toplu olarak atıldı.

Gül, törenin yapıldığı salondan ayrılışı sırasında kendisinin desteğiyle yurt dışında tedavi olan ''dil büyümesi hastası'' Özlem Karaboğa (11) ve babası Adem Karaboğa ile de bir süre sohbet etti.



Temeli atılan tesisler

Temeli atılan tesislerin, tamamlandığında 125 bin dekar tarım arazisini suya kavuşturacağı, bir ilçe ve iki köyü taşkınlardan koruyacağı belirtildi.

Temeli atılan tesisler şöyle:
''Yamula Barajı Dadağı Tüneli, Sarıoğlan Sulaması, Felahiye Kayapınar Göleti, Pınarbaşı Karamanlı Göleti, Sarız Sulaması Yenileme, Pınarbaşı Altıkesek Sulaması, Özvatan Gürüz Deresi Taşkın Koruma, Bünyan Çardak Deresi Taşkın Koruma, Pınarbaşı Türbe Deresi Taşkın Koruma, Yozgat'ın Yerköy ilçesindeki Aşağı Sekili Sulaması İkmali ve Deliceırmak Islahı.''

 

Gül, Adalet Sarayı'nın temelini attı

Gül, Kayseri Adalet Sarayı binasının temel atma töreninde yaptığı konuşmada, devlet binalarının güzel olmasına önem verdiğini ifade ederek, bu binaların devleti, devletin büyüklüğünü gösterdiğini vurguladı.

Bu binaların, özellikle adalet sarayı gibi herkesin en önde önem verdiği bir alan söz konusu olduğunda gelişigüzel yapılmaması gerektiğini belirten Gül, adalet binalarının kimliğiyle, projesiyle, fonksiyonuyla, kalitesiyle en iyi şekilde yapılmasını herkesin arzu ettiğini söyledi.

Son yıllarda bütün şehirlerde en güzel devlet binalarının adalet sarayları olduğunu vurgulayan Gül, ''Bundan muhakkak ki en mutlu olan da adalet camiasıdır. Çünkü adalet saraylarına gittiğinizde koridorların ne halde olduğunu, değerli hakimlerin, savcıların, adalet mensuplarının hangi şartlar altında, orada en mukaddes görevi yaptıklarını hepimiz biliyoruz. Bu bize yakışmayan manzaraydı. Çok şükür bunlar hep değişti. Bunu adalet camiası da halkımız da yakinen görüyor'' diye konuştu.

Adalet binalarını bilgisayara benzeten Gül, ''Bir benzetme yapmak istiyorum. Bilgisayarların dışında kasası vardır, bir de onun içerisinde esas programlar vardır. Kasasına hardvare diyoruz, içindekine de esas onu çalıştırana softvare diyoruz. Şimdi devlet olarak hardvare dediğimiz bunların kasaları, bu binalar en güzel şekilde yapılıyor. Ama eğer onun içi softvare iyi olmazsa o sadece kasa olarak, bir bina olarak kalır'' ifadelerini kullandı.


"Bir ülkede birinci unsur, adalet mekanizmasının nasıl çalıştığıdır"

Bir taraftan bunlar yapılırken, diğer yandan da çok köklü reformlarla Türkiye'nin, demokrasi ve siyasi standartları anlamına gelen hukuk standartlarını güçlü hale getirme, derinleştirme ve bunu en gelişmiş demokrasilerle, en kalkınmış ülkelerle mukayese edilebilir hale getirme görevinin başarıyla yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden Gül, şöyle konuştu:
''Türkiye şimdi iki alanda da hem bu binaların imkanlarını, hakim ve savcılarımızın, adalet mensuplarının, avukatların, hepsinin ihtiyacı olan bu imkanları en güzel şekilde hazırlıyor, diğer yandan da köklü reformlarla işini, softvare'i de dünyanın gelişmiş ülkelerinin standartlarına çıkartıyor. Bunu yaptığımız anda güçlü devlet oluruz, büyük devlet oluruz. Bir ülkede birinci unsur, adalet mekanizmasının nasıl çalıştığıdır. Süratli, sağlam ve gerçekten adaleti en güzel şekilde çalışan mekanizmaya ve hukuk sistemine sahip mi, değil mi? Adaleti dağıtırken tek düşündüğü şey, haklı ve haksızı ayırmak, bunun dışında hiçbir etkenin olmadığı eğer geçerliyse, o ülke güçlü ülke demektir. Bu aynı zamanda bir ülkenin kalkınmasının da temelidir. Hukuku güçlü olmayan, hukuk standartları sağlam olmayan, hukuk mekanizması sağlam, şeffaf, süratli olmayan ülkelerin ekonomik kalkınmasını gerçekleştirmesi de hiç mümkün değildir, olmamıştır. Türkiye'deki hukuk alanında yapılan köklü değişikliklerden sonradır, gerçek ekonomik büyüme ve Türkiye'nin istikrara kavuşması.''

Hukuk denilince akla sadece siyasi konuların gelmemesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, ''Hukuk, hayatımızın bütün alanlarında bizi kapsamaktadır. Yatırımlar, ticaret, günlük olaylar, her şey aslında... Yerlilerin, yabancıların, dışarıdan gelenlerin hepsinin faaliyetleri, aktiviteleri, nihayette hukukla ilgilidir. Dolayısıyla hukuku, çok geniş bir planda, çok geniş anlamda düşünmemiz gerekmektedir. İşte bu geniş anlamda Türkiye'yi bir hukuk ülkesi ve hukukun sağlam, süratli çalıştığı bir ülke haline getirdiğimiz andan itibaren Türkiye'nin ekonomik kalkınması da ona paralel olarak tamamlandığını ve en güçlü şekilde dünyada yerini aldığını hep beraber göreceğiz'' diye konuştu.

Hukuk ve adaletin ülke sınırları içinde kalmadığına dikkati çeken Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Anayasamızda yaptığımız değişikliklerle de uluslararası hukuku, uluslararası birçok kuralı kendi yasalarımızın üstünde tutacak noktaya geldik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, oraya müracaat hakkını, vatandaşlarımıza bireysel başvuru hakkını vererek ne kadar çok gururlandık. Dolayısıyla sadece kendi standartlarımız değil, uluslararası hukukun da standartları bizi artık bağlamaktadır. O açıdan bizim ülkemizi sağlamlaştırdığımız en önemli alan tabi ki hukuk alanı olmalıdır ve olmak zorundadır. Bunu gerçekleştirdiğimizde diğerleri bunu takip edecektir. Bu konuda geçen dönem içerisinde çok önemli anayasa kanun değişiklikleri oldu. Ümit ediyorum ki bu konuda hala çalışmaların hep devam etmesi gerekir. Önümüzdeki dönemler içerisinde de bunları hep beraber gerçekleştiririz.''

Hakimler ve savcıların, adalet mekanizmasının çok fedakarca çalıştığını herkesin bilmesini isteyen Gül, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bazen duvarların arkasında hangi şartlar altında bu büyük görevi, bu büyük sorumlulukları yüklendiklerinin farkında olmayız. Sadece kanunlar değil, vicdanları da onların muhakkak ki kararlarına etki etmektedir. O açıdan onların da en iyi şartlar içerisinde görevlerini yapmalarını sağlamak yine hepimizin görevidir. Bu alanlarda yapılan her türlü iyileşme, Türkiye'nin diğer bütün alanlarında da kesinlikle görülecektir ve yansıyacaktır.''