'Hasta mahremiyetine tecavüzdür'

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Sağlık Bakanlığı'nın, resmi ve özel sağlık kuruluşlarından, hastaların kişisel sağlık bilgilerini istemesinin hasta mahremiyetine tecavüz olduğunu savundu.

11 Aralık 2012 Salı, 10:32
Abone Ol google-news

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Sağlık Bakanlığı'nın, 663 sayılı KHK çıktıktan sonra, uzun bir süredir genelgelerle, özel ve resmi sağlık kuruluşlarından, hastaların kişisel sağlık bilgilerini istediğini söyledi.

Bakanlığın, kimlik, adres, iletişim bilgileri, hamilelik testi, sağlık geçmişi, medeni hali, alkol, madde, sigara kullanımına ilişkin bilgileri istediğini ifade eden Çıray, bunları Sağlık Net 2 Veri Gönderimi sistemi altında, bakanlıkta çekirdek kaynak yönetim sistemleri içinde depolanmanın düşünüldüğünü belirtti.

Hasta mahremiyeti, hasta-hekim ilişkisinin özelliği nedeniyle bakanlığın bu uygulamasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Çıray, ''Bakanlığın bu bilgileri, kimlikleriyle birlikte istemesi, hasta mahremiyetine tecavüzdür'' dedi.

Çıray, devletin, bildirilmesi zorunlu hastalıklarla ilgili bilgi topladığını, detaya inmeden, en başından itibaren hasta kimliği gizlenerek istatistiki bilgi topladığını ancak bu şekilde ilk kez olduğunu kaydetti. Anayasa Mahkemesi'ne 663 sayılı KHK'nin iptali için başvurduklarını anımsatan Çıray, bu KHK'nin çok dikkatle gözden geçirilmesini istedi.

Çıray, KHK ile düzenlenen bu yetkilerin, anayasadaki kişi hürriyeti, güvenliği, özel hayatın gizliliği ve korunması, temel hak ve hürriyetlerin korunmasına, insan haklarını düzenleyen uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğunu savundu.

Bunun hastaların fişlenmesine yönelik olduğunu belirten Çıray, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Vatandaşlarımızın sağlık kuruluşlarına kayıtlı kimlikleri ve tıbbi bilgileri, hukuken kişisel bilgi kapsamındadır. Yurttaşların kişisel bilgilerinin gizliliği, en temel haklarıdır, onlardan izinsiz toplanamaz, depolanamaz. Anayasa ile özel yaşamın gizliliği koruma altına alınmıştır, özel bilgiler kişinin rızası veya yargıç kararı olmaksızın kullanılamaz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararlarına göre, kişisel bilgi olarak tıbbi bilgi ve verilerin, tıbbi işlemler dışında, başka kurum ya da kişilerce toplanması, kullanılması özel yaşam gizliliğinin, kişilik hakkının açıkça ihlalidir. Hastalar, bilgilerinin tümünün, kimlik bilgilerini de içerecek şekilde üçüncü şahıslar tarafından depolandığını yani fişlendiğini öğrendikçe dramatik sonuçlar yaşayacaklardır. Bu uygulama, bekaret, gebelik, cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi töre cinayetlerine, intiharlara, aile facialarına yol açabilecek bilgilerin üçüncü kişilerin eline geçme korkusuyla, hastaların bir kısmının hekime başvurmasını, sıkıntılarını paylaşmasını engelleyecek, vahim sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bu karardan sonra toplum iyice paranoyaklaşacak, dertlerini özgürce paylaşamayan hastalarımızın belki de intihar sayısı artacaktır. İlaç firmaları, sigorta şirketleri, organ mafyası için bu bilgiler hazine değerindedir.''