HDP Grup Başkanvekili Beştaş: Demokrasi güçlerinin ittifaklarının önemli olduğunu söylüyoruz

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Selahattin Demirtaş'ın "HDP öncülüğünde 3. bir ittifak" çıkışına yanıt verdi. Böyle bir seçim ittifakı arayışlarının olmadığını belirten Meral Danış Beştaş, "Bu aslında AKP-MHP'nin kendi bulundukları konumdan, duydukları kaygıdan başka bir şey değil" dedi.

07 Nisan 2021 Çarşamba, 16:36
HDP Grup Başkanvekili Beştaş: Demokrasi güçlerinin ittifaklarının önemli olduğunu söylüyoruz
Abone Ol google-news

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AKP TBMM Grup Toplantısı'nda uzun bir sinevizyon izlettiğini belirten Beştaş, "O sinevizyonda, kayyumlar, yüzbinlerce insanın KHK'lerle ihracı, milletvekillerinin hukuk dışı işkence yöntemleriyle gözaltına alınması ve vekilliklerinin düşürülmesi, Kürşatgiller, AKP iktidarının başını çektiği darbelerin hiçbiri yoktu. Bu nedenle o sinevizyonun bir kıymetiharbiyesi yoktur." ifadesini kullandı.

Beştaş, AKP'nin "darbe girişimi" diye nitelendirebileceği bazı bildirileri, açıklamaları çok sevdiğini belirterek "Çünkü onları bahane edip, ülkeyi yangın yerine dönüştürüyor ve kendi iktidarının bekası için her türlü hukuk dışılığa başvurmakta da sakınca görmüyor." görüşünü savundu.

"ALNIMIZ AK BAŞIMIZ DİK"

Gerçek darbeci zihniyeti her zaman teşhir edeceklerini, darbecilerin kim olduğunu her fırsatta topluma anlatacaklarını ifade eden Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Darbeci dedikleri amiraller arasında 2019 yılından bu yana AKP iktidarının hevesle sahiplendiği Mavi Vatan doktrini öncüleri var. Bildiri üzerinde ciddi bir tartışma ve tepinme hali var. Ama asıl tartışılması gereken Türkiye'nin diğer gündemleridir. Açlıktan, yoksulluktan, işsizlikten intihar eden yurttaşın mektuplarının okunması gerekir. Türkiye'nin gerçeklerini orada görecekler aksi halde diğeri suni yaratılan gündem olmaya devam edecektir. 'Darbe bildirisi' diye nitelendirdikleri bildiriye karşı bütün kurumlar sıraya girdi. Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden Yargıtaya kadar açıklamalar yaptılar. Ne askeri darbe ne sivil darbe... HDP, darbeci zihniyetten en fazla mağduriyet yaşayan, bedel ödeyen, hem asker hem de sivil darbelere karşı bütün yaşamı boyunca tutum sergileyen partidir. Bu konuda sicilimiz tertemizdir, alnımız açıktır, başımız diktir. AKP-MHP koalisyonundan, ittifakından kurtulmanın tek yolu demokrasi barikatını kurmaktan geçiyor. "

Kovid-19 gündeminin önemli bir yerde durduğunu belirten Beştaş, "Salgının yayılma hızı o kadar arttı ki dünyada artık Türkiye birinci sıraya yükseldi. Bu dehşet verici bir durum. Yayılma hızında birinci sıradayken ölüm sayılarında 19. sırada gözüküyor. Bu ne demek? Ölümler gizleniyor. Yeniden pandemi konusunda yalan üzerine bir algı yapılıyor." ifadesini kullandı.

BAHÇELİ'YE SERT YANIT

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Anayasa Mahkemesine ilişkin açıklamalarına işaret eden Beştaş, "Senin her gün oyların erirken, yüzde 6'lara dayanmışken, seçime kadar yüzde 5'in altına inecekken sen hangi gücünle, desteğinle Anayasa Mahkemesi'ni kapatıyorsun? Herkes bilir ki Anayasa Mahkemesi'nin kapatılması ya da değiştirilmesi anayasal çoğunluğu gerektirir. Aç tavuk rüyasında kendisini darı ambarında görürmüş." diye konuştu.

'3. İTTİFAK' AÇIKLAMASI

Bir gazetecinin, "Demirtaş, HDP öncülüğünde 3. bir ittifakın oluşturulabileceğinden bahsetti. Bu mümkün müdür?" sorusu üzerine Beştaş, bir seçim ittifakı gündemlerinin olmadığını belirtti.

HDP'nin hiçbir partiye ihtiyacının olmadığını dile getiren Beştaş, "Sayın Selahattin Demirtaş, görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyor. Biz de özellikle demokrasi güçlerinin, toplumsal muhalefetin ve demokratik dinamiklerin bu baskı rejimi karşısında ittifaklarını, seçim ittifakı demiyorum, önemli olduğunu, bu karanlıktan çıkmanın, toplumu düzlüğe çıkarmanın en önemli araçlarından biri olduğunu söylüyoruz. Bunun üzerinde her akşam televizyonlarda, yandaş kanallardan günlerce, saatlerde tartışmalar yapılıyor. Bu da AKP-MHP'nin aslında kendi bulundukları konumdan, duydukları kaygıdan başka bir şey değil." değerlendirmesinde bulundu.