"Her türlü önlemi aldık"

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hafta sonu yapılacak halkoylamasının huzur ve güven içinde geçmesi için her türlü önlemin alındığını ifade etti.

07 Eylül 2010 Salı, 14:25
Abone Ol google-news

Beşir Atalay, NTV'de katıldığı programda soruları yanıtladı. Atalay halk oylamasının huzur içinde geçirilmesi için tüm sürecin takip edildiğinin altını çizerek şöyle konuştu:

"Bu halk oylamasının çok güvenli olarak, huzurlu olarak geçirilmesi için sağlamaktır. Aslında ciddi bir olay olmadı. Sadece bir valimizin bir açıklaması oldu. Valiler hükümetin devletin valileridir. Ancak il valisi ne demek istediğini açıkladı. Yani ne demek istediğini."

Aydın Valisi'nin 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yapılan törende CHP Aydın Milletvekili ile arasında geçen tartışmayı da yorumlayan Atalay, "İki tarafın tatsız söylemleri oldu. Sayın milletvekili ile bayram ortamında. O tür şeyler keşke olmasa. Yoksa buna izin vermeyiz. Hiçbir valimizin, kaymakamımızın orada huzur ve güveni sağlaması gereken kişilerin bu tip konulara girmesini istemeyiz" derken vali ile görüştüğünü ancak, "İlk sözlü yaklaşımda bulunan sayın milletvekili. (Hükümetin valisi, bu devletin töreni niye burdasın) diye. Yani bu durumda ne yapabilirsiniz? Ama yinede gazetelerde o görüntünün yansıması iyi değil" dedi. Miting alanlarında geniş güvenlik önlemleri alındığını da vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:

"Şunu söylemek isterim. Tüm mitingleri ciddiye aldık. Tümüne giriş çıkışları kontrol altına aldık. Hiç bir partinin, hiçbir liderin yaptığı ziyaretlerde olay olmamıştır. Her türlü önlem alınmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun hayır çalışmasında bulunan partililere yönelik saldırılarda bulunulduğu yönünde konuştu.

Şimdi bana ulaşan şurada şöyle bir saldırı oldu diye bir bilgi yok. olursa güvenlik görevlilerimiz müdahale eder ama bazen el ilanı, büroşür dağıtırken bazı vatandaşlar tepki gösteriyor. Bu tip şeyler olabiliyor. Bunlarda asayişe müessir olaylar, ama bize yansıyan birşey yok. Ama güvenlik kuvvetlerinden bir baskı mı var, yada kamu görevlilerinden bir baskı mı var. bizde izin vermeyiz.

Provakasyon konusunda da herhangi bir bilgi gelmedi. Ama bir partinin boykot çağrısı var. Özel olarak birşey yapılacak. Yine huzurlu geçecek. Zaten süreç başladığında güvenlik kuvvetlerimizi uyarmıştık, izinleri kaldırmıştık. Alana hakimiz. Önceden tedbir aldık. Her ihtimali gözeterek bunu yaptık."

MHP Aydın Teşkilatı tarafından asılan afişe ilişkin de değerlendirme yapan Bakan Atalay, mahkemenin verdiği kararın para cezasına ilişkin olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Bizim genel tutumuz şöyle. Daha önce mülki amirler yetkiliydi. 5 Eylül'de yasaklar başladı. O tasarrufta Aydın Valiliği haklıdır. Hakaret içeren afişler asılmaz. Mahkeme para cezasıyla ilgili bir karar vermiştir. O afişler niye indirildi, bakın AK Partinin hiçbir afişinde hakaret içeren unsur yok. Hiçbir parti diğer lidere, partiye hakaret edemez.Buna müdahale edilir."

Atalay, MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural'ın korsan broşör iddiasını da değerlendirerek, "Bu konuyu bugün gazetelerde gördüm ben. O mutlaka araştırılır. Gereği yapılır. CHP'nin afişleri gibi değil, yani hanım kardeşlerimizin kıyafetlerinin rahibeye filan benzetilmiyor. Bazı bilim adamları ve bilinen kişilere ilişkin oylamaya evet oyu vereceklerine yönünde. Ama burada yalan beyan varsa, bunu başkası yaptıysa gereği yapılır. Bunu AKP bunu yapmaz" dedi.

 

PKK'nin silah bırakması

Kendileri için 13 Eylül tarihinin önemine değinen Atalay, terör örgütü PKK'nin 21 Eylül'den sonraki durumana ilişkinde de değerlendirme yaptı. Atalay, "Her ihtimali değerlendiriyoruz. Ama bölgede de Türkiye'de hiçkimse şiddet istemiyor ve şiddetin olduğu yerde hiçkimse görüşemez, makul birşey konuşulamaz. Benim askerim, polisim şehit olurken bu konuları biryerde oturup konuşamam. Yani Türkiye bu konulara çözüm bulacaksa, ilk şartı şiddetin durmasıdır. Kanın ve terörün durmasıdır. Terör örgütü artık onay görmüyor, çok zor durumda. Bölgede ve tabanında kimse şiddet istemiyor" derken son 24 saat içinde 13 terör örgütü mensubunun sınırdan kaçarak teslim olduğunu da ifade etti.

 

Polislerin askerliği

Polislerin askerliği konusuna ilişkin yapılan çalışmanın bir yıldır devam ettiğini hatırlatan Atalay, şöyle konuştu:

"Polisler herhangi bir meslek grubu değildir. Zaten güvenlik eğitim alan ve güvenlik hizmeti yapan bir meslek grubudur. Bu konuda yaklaşık bir yıldır oluşan bir karar var. Tabii konuları uzmanlık alanı olarak görüyoruz. İlgili kurumla görüşerek, nasıl EMASYA konusunda olduğu gibi görüşerek, ihtiyaçlar belirleyerek çözmek önemli. Bu konuyla ilgili de bir önceki Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ ile uzun süre görüştük, çalıştık. Sonra Emniyet Genel Müdürlüğümüz Genelkurmayımızla irtibatlı, orada bu çalışma tek tip askerlk konsunda değerlendiriliyor. Ama bu çözümlenecek. Bizim beklentimiz Ekim ayıda bunun bitmesi. Zaten o yönde de açıklamalar var. 2-3 alternatif var. Tam olarak şeklini ortaya koymuyoruz ama kısalacak. Yani kısa bir süre askerlikten sonra yine askerlik göreviyle polisliğe devam etmek gibi, çeşitli alternatifler bu paket içersinde çalışıyoruz. Işık Paşa'nın devir-teslimdeki değerlendirmesi genel bir değerlendirme bu çalışmayı etkileyecek birşey değil. Sonrasında biz kendisiyle görüştük."

 

Avcı soruşturması

Emnyet Müdürü Hanefi Avcı'nın yazdığı kitaba ve iddialarına yönelik yapılan soruşturmaya yönelikte bilgi veren Atalay, "O soruşturmanın bir kaç safhası var. İlk olanı teftiştir. Teftiş araştırma incelemedir. Bir devlet memuru olarak kendisinin mesleğiyle ilgili değerlendirme yapmıştır. Soruşturma açılmıştır. Ama teftiş de devam etmektedir" diyerek, "Hem bakanlık hem savcılık paralel olarak çalışma yürütüyor" dedi.