"Hükümetin politikaları yol haritasında vardı"

İmralı'da hükümlü terör örgütü PKK'nin lideri Abdullah Öcalan, "Tayyip Erdoğan Ortadoğu'yu karış karış geziyor, Davutoğlu'nun söyledikleri 'sıfır sorun politikası', bütün bunlar benim yol haritasında açıp tartıştığım meselelerdi. Eğer açıklanmış olsaydı orada demokratik bir çözüm isteniyorsa yapılabilecekleri tartıştığım görülecekti. Bunu bildikleri için bana yükleniyorlar" dedi.

29 Ocak 2010 Cuma, 11:01
Abone Ol google-news

İmralı'da hükümlü terör örgütü PKK'nin lideri Abdullah Öcalan, Hükümet'in komşularla sıfır sorun politikasının kendi yol haritasında tartıştığı konulardan biri olduğunu ileri sürerek, "Tayyip Erdoğan Ortadoğu'yu karış karış geziyor, Davutoğlu'nun söyledikleri 'sıfır sorun politikası', bütün bunlar benim yol haritasında açıp tartıştığım meselelerdi. Eğer açıklanmış olsaydı orada demokratik bir çözüm isteniyorsa yapılabilecekleri tartıştığım görülecekti. Bunu bildikleri için bana yükleniyorlar" dedi.

ANF'nin haberine göre, Öcalan avukatlarıyla yaptığı haftalık görüşmede BDP'ye uyarılarda bulundu. "AKP'nin Kürt siyasetçilerine siyasi operasyonlar yaparak kendince önlem aldığını" savunan Öcalan, şöyle konuştu:
"Demokratik çevrelerin kendi çalışmaları olabilir ama gene de BDP'ye değişik çevrelerin katılmasını önemli buluyorum. 1 Şubat'taki Kongre'den sonra bu çatı partisi benzeri çalışmalara hız verilebilir. Bu çalışmalar önemlidir. Daha önce bir çok parti kapatıldı. Bu yenisi olmamalıdır. Uyarmıştım, önerilerimi de yapmıştım, tekrar ediyorum ve uyarıyorum; aynı hatalara düşmemek önemlidir. Şunu da belirtmek istiyorum; İşte 'PKK'nin sözcüsü olmak' falan deyip partiyi kapatıyorlar. PKK yasa dışı silahlı bir örgüttür.

PKK der ki 'ben devletle sorunlarımı silahla çözüyorum'. PKK'nin kendi gücü, oluşumu, daha ağırlıklı olarak dağda ve kırsalda bir yapılanması var. Ama BDP der ki 'biz sorunlarımızı Meclis aracılığıyla yasal zeminlerde tartışmak ve çözmek istiyoruz.' Bu ayrımı iyi koymak gerekir. PKK'nin sözcülüğü söz konusu değildir. Kaldı ki PKK kendi sözünü söyleyebilir."

"BDP dikkatli olmalı"

Öcalan, BDP'ye kapatılmama konusunda tavsiyelerde bulunarak şöyle dedi:
"Eğer süreç gelişirse ve tarafların tartışma noktasında bir aracıya ihtiyaç olursa ve gerekli görülürse BDP bu aracılığı üstlenebilir. Ancak şimdiden bu biçimiyle kimsenin sözcüsü değildirler. Bu 'PKK terörist bir örgüttür' tartışmasına da gerek yok. PKK'yi terörist ilan etmek BDP'nin görevi ya da işi değildir. Bu konuda lafı evirip kıvırmaya, dolandırmaya gerek yok, 'PKK'yi terörist ilan etmek benim işim değil' denilebilinmelidir.

PKK'nin devletle olan sorununu silahla çözmeyi tercih eden yasa dışı bir örgüt olduğunu herkes bilir. Sonuçta PKK ile BDP arasında bir bağ olması mümkün de değil, mantıklı da değil. BDP'nin örgütlenmesi de bu çerçevede düşünülmelidir. Daha önceki partiler biraz bu sebeple kapatıldı. Yeni parti bu hususlarda dikkatli olmalıdır. Parti açıp kapatmakla nereye varılacak? Sonuçta bunu kırmak gerekiyor."
 

KCK operasyonları

KCK operasyonu kapsamında son tutuklamaları da değerlendiren Öcalan, "Bu son tutuklanmalar işte KCK, DTK falan diye yapıyorlar. Ama KCK'nin DTK yani Demokratik Toplum Kongresi ile ilişkilendirilmesi mümkün değil. Daha önce de söyledim. DTK bütün Kürtleri örgütler, yasaldır. İşte Kürtlerin tüm alanlardaki örgütlenmelerini sivil toplum alanındaki örgütlenmesini oluşturur" dedi.

Öcalan, Hükümet'in komşularla sıfır sorun politikasının kendi yol haritasında tartıştığı konulardan biri olduğunu öne sürerek şunları kaydetti:
"Açılım falan yok, açılım dedikleri safsatadır. Zaten 'demokratik açılım' demiyorlar artık, milli birlik projesi diyorlar. Tayyip Erdoğan Ortadoğu'yu karış karış geziyor, Davutoğlu'nun söyledikleri 'sıfır sorun politikası', bütün bunlar benim yol haritasında açıp tartıştığım meselelerdi. Eğer açıklanmış olsaydı orada demokratik bir çözüm isteniyorsa yapılabilecekleri tartıştığım görülecekti. Bunu bildikleri için bana yükleniyorlar.

İşte AKP'nin demokratik açılımla ilgili bir broşürü varmış, orada ilk sayfada hemen 'Apo'ya af yok' falan diyorlar, işte bu ip mip meselelerini tartışıyorlar, faşizan bir yaklaşımdır. Ben onlardan kendim için bir şey istemedim. Biz 'barış, halkların sorunlarının çözümü' dedik. Öncelikle halkımın sorunlarının çözümünü tartışıyorum. Ben kimseden kendim için af maf dilemedim. Ben burada halkım için yaşamaya çalışıyorum, işte arkadaşlarımız vardı, onların direnişi benzeri bir direniştir. Oysa AKP'nin bu yaklaşımı MHP'nin yaklaşımıdır. CHP ve MHP milliyetçi bir tarzda yaklaşıyorlar. Onların mantığı Kürt gerçekliğini Türk milliyetçiliği içinde eritmek, tam da beyaz soykırım, asimilasyon dedikleri budur."