'İkinci yarıda kredilerde canlanma var'

MB Başkanı Erdem Başçı, ikinci çeyrekte tekrar kredilerde bir canlanma olduğunu ve Türkiye'nin kredi talebi bulunduğunu, yurt dışının da bu fonlamayı sağladığını söyledi.

18 Mayıs 2012 Cuma, 10:50
Abone Ol google-news

Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, enflasyon, cari açık, döviz kuruna ilişkin açıklamalarda bulundu. Başçı, bütün bu sıkılaştırıcı önlemlere rağmen, ikinci çeyreket tekrar kredilerde canlanma olduğuna işaret ederek, "Şimdi, bütün bu yurt dışında olanlara rağmen, Türkiye'de kredi talebi var. Yurt dışı da bu fonlamayı sağlıyor. Sendikasyon kredilerin de hiç bir sorun olmadan bankalarımız, yüzde 100'ün üzerinde borçlarını döndürmeye devam edebiliyorlar. O nedenle bizim sıkı gitmemizde fayda var, politika yapıcılar olarak" dedi.
 

'Tüketici kredilerindeki artış daha yavaş'

Türkiye'de şu an itibariyle bakıldığında, aslında sıkı politikaların doğru politikalar olduğunu savunan Başçı, diğer taraftan tüketici kredilerine bakıldığında, büyüme oranlarının daha düşük seviyelere kadar düştüğünü belirterek, "Tüketici kredileri yüzde 10'lu seviyelere kadar düştü. Orada hafif ılımlı bir artış var. Nisan - Mayıs gibi, ancak oradaki artış daha yavaş. Çünkü, tüketici kredisi, birebir hane halkı tasarruflarıya ilgili. Tüketici kredisi ne kadar hızlı artarsa, hane halkı tasarrufları o kadar aşağı gidiyor. O açıdan bu sevindirici bir gelişme diye düşünüyoruz" diye konuştu.
 

'MB, gereken zamanda sürprizleri yapıyor'

Merkez Bankası'nın en son yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında kurulun, "enflasyondaki geçici artışların enflasyon görünümünü bozmasına izin vermeyecektir" kararını hatırlatan Başçı, kurulun, önümüzdeki dönemde ek parasal sıkılaştırmanın daha sık uygunababileceğine vurgu yaptığını kaydetti. Bunun yeni bir araç olduğunu ve piyasa yorumcuları, ekonomistler, analistlerin anlamaya çalıştığını, bunun ihracatçılarla çok fazla doğrudan ilgisi olmadığını belirten Başçı, yılbaşından bu yana 4 defa ek parasal sıkılaştırmaya gittiklerini, birincisinin 8 gün, ikincisinin 6 gün, üçüncüsünün 5 gün ve dördüncüsünün 6 gün sürdüğünü söyledi. Bu ek sıkılaştırmanın geçici olmasının faydasının tekrar yapılabilir olması olduğuna vurgu yapan Başçı, en çok kaç gün süreceğinin merak edildiğinin altını çizdi.

Başçı, şöyle devam etti: "Bu sık uygulanacak denildiğinde 1 gün bile olabilir. Onun dışında gerektiği kadar da olabilir. Bugünden bizim PPK ile toplantı yapacağımız önümüzdeki hafta değil, ondan sonraki hafta salı gününe kadar, biz, 'en fazla kaç ek parasal sıkılaştırma dönemi görebiliriz' diye baktığımızda teorik olarak, bir günlük yaparsak 4 tane ek parasal sıkılaştırma yapma imkanımız var. Gerek görürsek. Birer gün atlayarak, bir gün normal gün, bir gün istisnai gün şeklinde gidebiliriz. Bu da teorik olarak mümkün. PPK'nın verdiği karara da uygun. Ama bunu mutlaka yapacağız diye birşey yok. Merkez Bankası kararlarının etkili olabilmesi için biraz sürpriz olması gerekiyor. Sürpriz olursa etkili oluyor. O tarafı da dikkate alıyoruz ve gereken zamanlarda gereken sürprizleri de yapıyoruz."
 

'Gün içi döviz satım ihalesi penceremiz açık'

Merkez Bankası'nın ilave bir politika aracının da ara verilen gün içi döviz satım ihaleleri olduğunu belirten Başçı, "Onu da günün herhangi bir saatinde, sürpriz, hiç kimsenin beklemediği bir zamanda, 'getirin 50 milyon dolar döviz satıyorum' diye yapıyoruz. Dolayısıyla bu pencere de açık. Onu kapatmadı PPK. Ancak bunu en son Ocak ayında yaptık Daha sonra kullanmadık. Dolayısıyla elimizde politika araçları var, bunlar bir miktar güçlendirilmiş diye düşünebiliriz" dedi.

'Büyüme 2012 yılı boyunca ılımlı seyredecek'

Konuşmasında enflasyon ve büyüme rakamlarına da değinen Başçı, enflasyondaki tepe noktanın nisan ayında görüldüğünü, mayıs ayında enflasyonda önemli bir düşüş gözleneceğini, yılın son aylarında enflasyondaki düşüşün hızlanarak devam edeceğini bildirdi. İç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü belirten Başçı, cari açıkta ise Ekim 2011'de başlayan iyileşme eğiliminin devam etmesinin beklendiğini kaydetti. Büyüme konusuna da değinen Başçı, "Büyümenin 2012 yılı boyunca, bütün risklere rağmen ılımlı seyretmesi öngörülmektedir. İhracatçılarımıza sağladığımız kredi imkanlarındaki artış, bir yandan ihracat artışını desteklerken, diğer yandan döviz rezervlerimizi güçlendirecektir. PPK ise fiyat istikrarı odaklı kararlı duruşunu sürdürecektir" açıklaması yaptı.

 

'Türkiye olarak biz ne yapabiliriz?'

Başçı, Avrupa'da yaşanan sıkıntılara değinirken, şu anda Euro bölgesinde yaşananların merakla izlendiğini ve para birliğinin geleceğinin merak edildiğini söyledi. Bu konuda Türkiye'nin de bazı değerlendirmeler yaptığını ifade eden Başçı, "Biz de epey zamandır, bu konuda olup bitenlere karşı 'Türkiye olarak biz ne yapabiliriz?' 'Türkiye'nin karşı karışya olduğu fırsatlar, tehditler nelerdir?' Bunların değerlendirmelerini yaparak, belirli bir politika çerçevesi başlattık. Bu politika çerçevesi, şuana kadar arzu edilen yönde ilerlemeye devam ediyor. Ufak tefek sapmalar olabiliyor. Bu işin doğası gereği, zaman zaman bir takım 'şok'larla kaşılaşılabilirsiniz. Önemli olan, bu şoklara doğru zamanda, doğru politika tepkisi verebilmek. Bunlar önemli" dedi.

'Enflasyonist baskı beklemiyoruz'

Merkez Bankası'nın öncelikli hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu vurgulayan Başçı, fiyat istikrarı denildiğinde akla enflasyon geldiğini, enflasyonu etkileyen temel faktörlerden birisinin de iç talep olduğunu kaydetti. "Enflasyona yol açacak derecede yüksek bir ülkede aşırı, toplam talep var mı? Bunu sorduğumuzda bugün itibariyle böyle bir talep baskısının olmadığını görüyoruz" diyen Başçı, bugünkü dünya ortamında büyümeyi ılımlı hale getirmenin iyi olduğunu savunarak, şöyle devam etti: "Bütün dünya bu kadar hızlı büyüyemezken, siz eğer bu şekilde hızlı büyürseniz ve ihracat kanalıyla değil de ithalat bağlantılı gelirse o zaman dış açık içerisinde kalıyorsunuz. Büyümeyi ılıman hale getirmemiz iyi olur diye düşündük. Hükümet ile paylaştık. Bu açıdan bakıldığında Ocak, Şubat ve Mart aylarını içeren ilk çeyrekte gayri safi hasılanın, bir önceki çeyreğe öre yatay seyir izleyeceğini tahmin ediyoruz. Fakat daha sonra Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında bunun tekrar artıya döneceğini, büyüme eğiliminin ılımlı şekilde devam edeceğini tahmin ediyoruz. Buradan enflasyonist baskı beklemiyoruz. Her türlü öncü gösterge, ılımlı büyüyeceğimize işaret ediyor. Ilımlı büyüme, ikinci çeyrek ve sonrasında devam edecek."

'Bu sağlıklı büyüme yeterki risklere dikkat edelim'

Başçı, bunun yanı sıra Türkiye'de bir emek kıtlığı olmadığını, verimlilik artışlarının devam ettiğini, potansiyel üretim tarafından ise çok fazla enflasyona yol açarak, çıktı açığı ters yönde geliştirebilecek bir gelişmenin söz konusu olmadığını düşündüklerini söyledi. Bu şekilde verimlilik ve üretim faktörlerinden kaynaklanan büyümenin enflasyon açısından bir sorun oluşturmadığının altını çizen Başçı, "Bu sağlıklı bir büyüme, yeterki bir takım risklere dikkat edelim. Pek çok ülkede gözlenen aşırıya gidişten her zaman kaçınmamız gerekir. İkinci çeyrekte, iş bulma olanaklarının, istihdamın artacağına düşünüyoruz" dedi.

'TL'deki değer kaybı enflasyona yansıdı'

Başçı, "Ekonomide bir ısınma söz konusu değilse, o zaman enflasyon neden arttı ve yüzde 11'e çıktı?" diye bir sorunun akıllara geldiğine işaret ederek, "Bu sorunun yanıtı gayet basit. Çünkü Türk Lirası önemli ölçüde değer kaybetti. Önce bizim uyguladığımız politikalar çereçevesinde Ağustos ayına kadar, daha sonra yurt dışındaki gelişmelere bağlı olarak ilave değer kayıpları oldu. Bunun da enflasyon üzerine yansıması var. Bizim yaptığımız araştırmaya göre, bunun yüzde 15'ler mertebesinde olduğunu düşünüyoruz. Yani TL'deki her bir yüzde 10'luk değer kaybı, bir yıl zarfında enflasyona 1.5 puan artış olarak yansıyor. O artık geride kalıyor. Tepe noktayı en son açıklanın yüzde 11 ile Nisan enflasyonunda gördük" dedi.

'Enflasyonu tek haneye inecek, beklentiler düzelecek'

Bu yıl Mayıs ayında enflasyonda önemli bir düşüş beklediklerini açıklayan Başçı, bu düşüşün daha ziyade meyve-sebze fiyatlarının makul seyretmesinden kaynaklanabileceğini ifade ederek, "Geçen sene Mayıs ayında meyve fiyatları yüzde 60'lara kadar çok ciddi artmıştı. Dolayısıyla onun devreden çıkması ve normal seyrine girmesi. Bunun yanı sıra, şu anda meyve-sebze fiyatları bu ay çok makul seyrediyor. Bir risk söz konusu değil. O nedenle bu ay enflasyonu tek hanede göreceğiz. Ne kadar düşük olacak onu da göreceğiz. Bizim öngörülerimiz oldukça ciddi bir düşüş olacağı yönünde. Bu önemli. Çünkü beklentileri düzeltecek" dedi.
 

'Döviz kurunda hassasız, bizi anlayışla karşılayın'

Merkez Bankası'nın 2012 yılı sonunda enflasyonu yüzde 6.5'a düşürmesi konusunda kendisinden emin olduğunu dile getiren Başçı, bu ay enflasyonda beklenen önemli düşüşün de vatandaşların, işadamlarının ve çalışanların daha emin olmalarına yol açacağını kaydetti.

Başçı, "Bize düşen görev, daha sonra Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında bir miktar yine baz etkisinden kaynaklanan bir yükseliş olacak. O yükselişin sınırlı kalması ki Ekim, Kasım, Aralık aylarındaki o kuvvetli düşüşü bizi 6.5'a getirsin. Bizim planımız böyle. O nedenle bu döviz kurları konusunda bizi anlayışla karşılayın, hassasız. Önümüzdeki günlerde, aylarda ihracatçılarımız TL'nin aşırı değer kaybetmesini istemiyor ama bir miktar, diğer ülkelerde de değer kaybı olduğu için arzu edebilirsiniz. İhracatçılarımıza büyük ihtimalle yurt dışı yardım edecek. Fakat Merkez Bankası olarak biz buna karşı duracağız ve TL'nin sağlam bir para olarak kalmasına yol açacak yönde politikalar izlemeye devam edeceğiz" dedi.

Başçı, enflasyonda bu ay yüzde 8'li rakamların görülebileceğini, yılın son çeyreğinde enflasyonda kuvvetli bir düşüş beklediklerini söyledi. Başçı, Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmesi için yıllık ihracat artışının yüzde 10-11 düzeyinde olması gerektiğini ifade etti.

'Büyümede Türkiye'nin sıkıntısı olmaz'

Başçı, açılış konuşmasının ardından, basına kapalı devam eden TİM Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı sonrasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Merkez Bankası'nın sürprizlerine ilişkin bir soru üzerine Başçı, "Onunla ilgili ben çok fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü Merkez Bankası'nın zaman zaman sürpriz yapma yeteneği de olsun" dedi. Maliye Bakanı'nın bütçede bozulmadan bahsettiğinin hatırlatılması üzerine Erdem Başçı, "Orada bakan gerekli açıklamaları yaptı" demekle yetindi.

Başçı, "Kredilerde bir genişleme olduğunu söylediniz. Yılsonu hedeflerinde bir sapma olabilir mi?" şeklindeki bir soru üzerine, "O şu açıdan önemli. Biz orada mevsimsellikten arındırılmamış olarak baktık. 'Acaba ilk çeyrekteki yavaşlama haddinden fazla mıydı?', 'Büyümeye de zarar verir mi?' şeklinde Türkiye'nin bir kaybı olmasın diye. Türkiye, iç dinamikleriyle büyümeye hazır. Büyüme konusunda hiç Türkiye'nin sıkıntısı olmaz. O neden biz daha ziyade sıkılaştırıcı tarafta duruyoruz ki riskleri azaltalım. Türkiye'nin büyümesi konusunda ben, şu anda herhangi bir sıkıntı görmüyorum. Bilakis, tam tersine her an toparlanmaya hazır bir iç talep var" yanıtını verdi.

'Hazırlıklarımız var'

Başçı, Yunanistan'ın Euro'dan çıkması planlarının hatırlatılması üzerine, "O tabi herkesin konuştuğu bir konu. Biz bu konuda epeyden beridir çalışıyoruz. A olursa ne olur. B olursa ne olur diye hepsini değerlendiriyoruz ve hazırlıklarımız var" karşılığını verdi. Merkez Bankası'nın sıkılaştırma tedbirlerine ilişkin bir başka soruya Başçı, "O da tamamen bizde kalsın. O da tamamen sürpriz olsun. Ne kadar sürpriz olursa o kadar etkili olur" demekle yetindi.
 

'Kredilerde tedbir alırsak ihtiyati tarafta olur'

Kredilerdeki büyümeye ilişkin bir başka soruya Başçı, "Mevsimsellikten arındırarak da biz ona bakıyoruz. Bu mevsimde genelde bir canlanma olur. Dolayısıyla ondan arındırdıktan sonra da biz bakıyoruz. Herhangi bir tedibir almak gerekirse, gereken tedbiri alırız, ancak alacağımız tedbir daha ziyade ihtiyatlı tarafta olacak. Türkiye'nin kendi dinamikleri şu anda gerçekten çok güçlü" yanıtını verdi.

TİM Başkanı Büyükekşi ise Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın ihracatçılara yönelik yaptığı açıklamanın son derece önemli olduğu değerlendirmesinde bulundu.