İkizdere'de çalışma yapılmayacak denilmesine rağmen bayramda yıkım devam etti

İkizdere'deki direnişin sembolü olan kadınlardan Funda Baş, “Çocuklarımı babalarına bırakıp toprağımı savunmaya geldim. Son ağacımız kalana kadar direneceğiz. Taşocağı yaptırmayacağız. Geri çekilmeyeceğiz” dedi.

14 Mayıs 2021 Cuma, 04:00
İkizdere'de çalışma yapılmayacak denilmesine rağmen bayramda yıkım devam etti
Abone Ol google-news

Bayramda çalışma yapılmayacak denilmesine karşın iş makinelerinin dün de çalıştığını ve engel olduklarını söyleyen kadınlar, en son ağaç kalana kadar direneceklerini anlattı. Funda Baş ise “Ben çocuklarımı babalarına bırakıp memleketimi savunmaya köyüme geldim. Toprağımı kimden koruyorum ben?” dedi. 

Rize İkizdere’de AKP’ye yakınlığı ile bilinen Cengiz İnşaat’ın İyidere Lojistik ve Liman Merkezi için yapmak istediği taşocağına karşı direniş sürüyor. 23 gündür vadiyi savunan köylüler, tahribatı engellemek için çok kez iş makineleri ile karşı karşıya kalarak jandarma barikatına direndi. Direnişin ön saflarında ise Karadeniz’in kadınları yer aldı. 

Jandarma müdahalesinde baygınlık geçirdiğini anlatan direnişçi köylülerden 67 yaşındaki Ayşe Baş, “Müdahale olduğu gün biz alandayken bir komutana telefon geldi. O telefondan sonra bizi mahvettiler. Sürüklediler, gaz attılar, tutukladılar. Bize çok ıstırap çektirdiler. Her yeri kapattılar. Dağlardan bayırlardan yürüyerek gidiyoruz o alana. Kapanma ve ramazanı fırsat bildiler. Jandarma bölgeye konuşlanmaya başladığı ilk anda gidip sorduk. Korona var o yüzden buradayız dediler. Köyümüzde de öyle bir şey yoktu. Fırsat bildiler. Biz köy kadınıyız bize bir şey olmaz, dağ bayır çıktık, yürüdük, her gün oraya gittik. Gitmeye de devam edeceğiz” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Anneler Günü’nde aradığını anlatan Ayşe Baş, “Bayram günü tekrar söylüyorum. Biz pes etmeyeceğiz. Direneceğiz. Ben herkesin annesi sayılırım. Herkesi buraya bekliyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Meral Akşener’i de bekliyoruz. Cumhurbaşkanı da gelsin. Bugüne kadar hükümetin kapısına gitmedim. Bu ormanlarla ben çocuklarımı büyüttüm, ekmeğimi buradan kazandım” diye konuştu. 

ÇAY FABRİKASI VAADİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İkizdere’ye geldiğinde görüşmeye gidenlerden biri olan Ayşe Baş, “Bakan iki senede buradan çıkacağız diyor. İnanmıyoruz. Bu kadar yolu iki sene için mi açıyorlar, bunca ağacı ormanı katlediyorlar? 30 senedir biz çay fabrikası istiyoruz bu bölgede. Bu zamana kadar ağızlarından çay fabrikası lafı çıkmayanlar bize sus payı olsun diye ‘çay fabrikası yaptıracağız’ dedi. Bakan geldiğinde iki çay fabrikası yaparız, zararınızı öderiz diye ikna etmeye çalıştı. Biz taşocağı istemiyoruz” ifadelerini kullandı. 

DEVLET ELİYLE ALGI YARATILIYOR

Direnişçilerden Zeynep Baş iş makinelerinin çalıştırılmasına tepki göstererek “Çalışmayacaklardı ama çalıştılar biz de patika yollardan giderek iş makinelerinin önünde durduk” diye konuştu. Verdikleri mücadele için algı operasyonları yapıldığını anlatan Baş, şu ifadeleri kullandı: “Bizden olan bir kadın direnişçi geri dönüş yapıyor. Bahsi geçen kadın direnişin temsilcisi sayılacak bir kadın hatta. Nasıl oldu da iki günde döndü… Tehdit mi var, para mı var işin içinde bilmiyoruz. Kesinlikle buranın halkı geri çekilmeyecek. Yaratılan algı devlet eliyle yapılıyor. Bayramı bize zehir ettiler. Bakın çalışmayacak denilen iş makineleri gizli gizli çalışıyordu. Önlerinde durduk, onları çalıştırmadık. Bayramdan sonra tüm Türkiye burada olacak.” 

‘ÖZÜR DİLEYEN İKİZDERELİ’YE PARA TEKLİF EDİLMİŞ OLABİLİR’

43 yaşında iki çocuk annesi Funda Baş da bayramın ikinci. gününe kadar çalışma yapılmayacağının belirtilmesine karşın dün vadide çalışma yapıldığını söyledi. Çalışmaları durduklarını kaydeden Baş, “Bari bayram günü rahat bırakın. Çalışanlar bile ‘Biz de istemiyoruz ama çalışın dediler çalıştık’ diyor” ifadelerini kullandı. 

‘Bakandan özür dileyen İkizdereli’ olarak basına yansıyan Güler Karadeniz’e yönelik ise Baş, “Kendisiyle görüştük. Belki kendisine para teklif edilmiştir bilemeyiz. Başından beri burada direnişin en ön safındaydı. Büyük bir şaşkınlık yaşadık. Ama biz yılmayacağız. En son ağacımız kalana kadar direneceğiz. Taşocağı yaptırmayacağız. Ben çocuklarımı babalarına bırakıp memleketimi savunmaya köyüme geldim. Toprağımı kimden koruyorum ben…” dedi.