Ilıcan cinayeti davasında soru işaretlerine neden olan ifade

Kırıkkale Keskinli işadamı Kalegaz’ın sahibi Ömer Faruk Ilıcan’ın öldürülmesine ilişkin arasında Kadooğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı firari Tarkan Kadooğlu’nun bulunduğu 9 sanığın yargılanmasına başlandı.

08 Mart 2019 Cuma, 23:01
Abone Ol google-news

Savunma yapan tutuklu Lukman Menek, olayda kullanılan aracın plakasını değiştirmesini tetikçi eski korucu Şemseddin Özten’in bir dönem Hançer Timi’nden olmasından dolayı güvenlik gerekçesiyle yaptığını söyledi. Hançer Timi, Güneydoğu’da bir dönem faili meçhul cinayetlere imza atmıştı. Öldürülen işadamının eşi Neslihan Ilıcan, ifadesinde eşinin Tarkan Kadooğlu ve babası Cemal Kadoooğlu tarafından alacak verecek meselesi yüzünden tehdit edildiğini belirtirken “Sanıklardan şikâyetçi değilim” demesi soru işaretlerine neden oldu.

Ankara’da, geçen yıl 21 Mart’ta, evinin önünde öldürülen Ömer Faruk Ilıcan’ın davası, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya, Abdulbaki Kadooğlu’nun aralarında bulunduğu 4 sanık hazır edildi. Diğer tutuklu Lukman Menek ise SEBGİS ile bağlandı. Ayrıca Şanser Kadooğlu’nun arasında bulunduğu 3 tutuksuz sanık duruşmaya katılırken firari Tarkan Kadooğlu ise henüz yakalanamadı. Mahkeme Başkanı Aydoğan Levent Gedik, sanıklardan Abdulbaki Kadooğlu ve Mehmet Emin Bülbül’den “cinayete yardımdan” değil, “cinayete iştirak” suçundan ek savunma aldı.
Duruşmada ifade veren tüm sanıklar, firari patronları Tarkan Kadooğlu’nu kurtarmaya dönük beyanlarda bulundu. Olayı Kadooğlu Holding ile Ilıcan arasında alacak verecek meselesinden çıkarmak isteyen bazı sanıklar, cinayetin nedeni olarak sanıklardan Mehmet Emin Bülbül’ün, Şaşmaz’da, Ilıcan’ın işlettiği bir benzinliğin devir teslimi konusunda yaşadıkları alacak tartışmasına indirgendi.

‘Hançer Timi’ itirafı

Kadooğlu Yağ şirketinde çalıştığını belirten sanık Lukman Menek, olaydan önce Ankara’ya gelmesinin nedeninin evrak getirmek götürmek amacıyla olduğunu öne sürdü. Diğer tetikçi Abdurrahman Doğala’nın kendisini arayarak Cizre’den gelecek hemşerisi Şemsettin Özden’in Ankara’daki hastane işleri için araç istediğini bildirdi. Bunun üzerine Ankara’da aldığı aracı oto yıkamacıda temizlerken yerde başka araçlardan düşen iki plaka gördüğünü öne süren Menek, “Şemsettin Özten, eskiden Hançer Timi’ndeydi. Köy korucusu olduğu için PKK’nin hedefinde olabilir düşüncesiyle, güvenlik için, plakayı değiştirdim” iddiasında bulundu. Gaziantep’ten Ankara’ya tahsilat işleri için geldiğini savunan tetikçi Aburrahman Doğala, olay günü de Ömer Faruk Ilıcan’ın evine Mehmet Ali Bülbül’ün benzinlik devri nedeniyle verdiği kaporayı istemek için gittiğini ileri sürdü. Ilıcan’ın evinin önünde kendisini görünce “Kapımızın önüne mi geliyorsun” diyerek küfür ettiğini ve elini beline attığını savunan Doğala, “Bunun üzerine ben de silahımı çıkardım ve yere doğru iki el ateş ettim. Kaçmaya başladı. Bunun üzerine Şemsettin de bir el yere doğru ateş açtı” dedi. Eski köy korucusu, tetikçi Şemsettin Özden, olay anına anlatırken “Abdurrahman Doğala, kapıda gördüğü Ömer Faruk Ilıcan’a doğru hızlı şekilde ilerledi. Ömer Faruk, belinden silahını çekmeye çalıştığı sırada Abdurrahman daha hızlı davranarak, yere doğru ateş etti. Terörden tehdit aldığım için, çok operasyonlara katıldığım için, o psikolojiyle ben de silahı çektim” diye konuştu. Sanık Mehmet Emin Bülbül, Ömer Faruk Ilıcan’dan, Şaşmaz’daki benzinliğin kendisine devri için anlaştıklarını, bu amaçla ona 50 bin TL kapora verdiğini savundu. Daha sonra bu kaporayı geri istediğini belirten Bülbül, olaydan bir gün önce Ilıcan’ın evinin çevresinde Tarkan Kadooğlu ile yaptıkları keşfi ise “Ev bakmak amaçlı gittik” iddiasıyla reddetti.

Eşi şikâyetçi olmadı

Müşteki olarak dinlenen Neslihan Ilıcan, sanıklardan şikâyetçi olmadığını belirterek “Eşimin Kadooğlu firmasıyla alacak verecek meseleleri vardı. Eşim, onlardan akaryakıt almıştı, ancak vadesi geçmesine karşın borcunu ödeyememişti. Aralarında bu nedenle tartışma yaşanmıştı. Kadooğlu da icra takibi başlatmıştı” derken sanıklardan şikâyetçi olmadığını belirtti.