İnsanlık Anıtı'nın direniyor

Heykeltraş Mehmet Aksoy'a ait "İnsanlık Anıtı"nın yıkım çalışmalarına hava koşulları izin vermedi. Yıkımı yapan firma yetkilileri de anıtın 20 parçaya bölüneceğini, yıkım işlemlerini de 10 gün içinde tamamlanacağını söyledi.

25 Nisan 2011 Pazartesi, 11:11
Abone Ol google-news

Sukapı Mahallesindeki Üçler tepesi üzerine Kars’ın eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu tarafından heykeltraş Mehmet Aksoy’a yaptırılan 24,5 metre yükseklikteki 2’ye bölünmüş bir insan figüründen oluşan insanlık anıtını kaldırmak için hazırlıklara sabahın erken saatlerinde başlandı. Kurulan iskelenin üzerine vinçle kaldırılan elmas kesme makinesini hazırlayan işçiler, zaman zaman çıkan şiddetli rüzgar yüzünden, çalışmalara ara vermek zorunda kaldılar.

Akşam saatlerinde yeniden başlanan yıkım çalışmaları elmas ucun kırılması, havanın kararması ve şiddetli rüzgar sebebiyle çalışmalar yarına ertelendi. Yetkililer, teknik eksikliklerin giderilmesinin ardından, heykelin kaldırılma çalışmalarına yarın sabah devam edileceğini ifade ettiler.

İki insan figürlü anıtın 18 parça halinde kesileceği, anıtın parçalarının daha sonra kamyona yüklenerek belediyenin belirleyeceği bir bölgede muhafaza edileceği öğrenildi.
 

"Yıkım tartışmaları sevimsiz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “ucube” diye tanımladığı heykelin çevresine yıkım işlemlerinden dolayı kimse yaklaştırılmıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise konuyla ilgili olarak Türkiye’de heykel yıkma tartışmasını sevimsiz bulduğunu belirten bir açıklama yaptı.

Bir gazetecinin Kars'taki İnsanlık Anıtı'nın yıkılacağını hatırlatması üzerine Bakan Günay, o konuda çok üzgün olduklarını, 2006 yılında yanlış bir proje başlatılmış olduğunu söyledi. 2008 yılında projeyi görünce çok şaşırdığını dile getiren Günay, şöyle devam etti:

''Altında eski askeri tabyalar var ve tescilli. 2008'den itibaren de kurulların ihtilafı oldu zaten konuyla ilgili ama hem kurullar hem de belediye geçmişte gereken duyarlılıkları göstermemiş. Kars'taki bu tartışmadan önceki süreçte ben ona işaret etmeye çalışmıştım ama ne yazık ki arkadaşlar üzüm yemek yerine bağcıyı dövmeyi tercih etmişlerdi o dönemde. Şimdi geldiğimiz yer ortada. Ben bu tartışmanın daha önceden kaynaklandığını, kurullar ve belediye arasında bir ihtilaf oluşa geldiğini, kurulların yeni bir proje istediğini söylemiştim. Yeteri kadar gerekler yerine getirilmedi taraflarca. Şimdi böyle bir eşiğe geldik. Ben Türkiye'de bir heykel yıkma tartışmasını doğrusu çok sevimsiz buluyorum.''