'IRA modeli bize uymaz'

Londra, Belfast ve Edinburg'da incelemeler yapan AKP, CHP ve BDP'li milletvekillerinin izlenimleri... AKP milletvekili Nursuna Memecan, 'Dersler çıkarılabilir belki, ama her ülkenin koşulları farklı' derken, CHP milletvekili Levent Gök, 'Bizim ayrışmamış olmamız çözüm için en büyük umut' dedi.

01 Ağustos 2011 Pazartesi, 07:21
Abone Ol google-news

Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün düzenlediği “çatışmaların çözümü” konulu geziye katılan AKP, CHP ve BDP’li milletvekilleri “IRA modeli Türkiye’ye uymaz” görüşünü dile getirdi. AKP İstanbul Milletvekili Nursuna Memecan, “Dersler çıkarılabilir belki, ama her ülkenin koşulları farklı” derken, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, “Bizim ayrışmamış olmamız çözüm için en büyük umut” dedi.

5 gün süren geziye AKP ve BDP’den 3’er, CHP’den 2 milletvekili katılırken MHP’liler ziyareti “şer ittifakı” olarak nitelendirdi. Heyet Londra, Belfast ve Edinburg’da incelemeler yaptı.

AKP’li Memecan, “Türkiye’de yaşananlar konuşuldu mu, IRA Türkiye için model olabilir mi” sorusuna “Herkes kafasında bir anoloji yapmıştır, ama kimse Türkiye konusuna girmek istemedi; biz ne yaparız, bu mu uyar, şu mu uyar hiç konuşulmadı. Dersler çıkarılabilir tabii ki, ama bir ülkenin problemi başka ülkenin problemine benzemiyor. İnsanların psikolojisi, sorunun tarihçesi farklı. Orada insanlar arasında yaşanan bir sorun bu, sadece terör örgütüyle devlet arasında değil. İnsanlar bir arada yaşayamıyor” yanıtını verdi.

‘Bilgilendirildik’


CHP’den Sezgin Tanrıkulu ile Levent Gök geziye katıldı. Gök, “CHP Genel Merkezi’nin görevlendirmesi üzerine geziye katıldıklarını, sadece izleyici olduklarını, ortak rapor hazırlanmasının söz konusu olmadığını” anlattı. Gök, “Londra’da Kings College’de Güney Afrikalı bir milletvekilinin sunumu oldu. Kenya’da yaşananlardan tutun, tüm dünyadaki çatışmalar konusunda bilgilendirildik. Milletvekilleri, akademisyenlerle görüştük. Türkiye’deki sorun orada tartışılmadı, hiç gündeme gelmedi” dedi.


Gök: Her deneyimin farklı sonucu vardır


Gök, izlenimlerini şöyle anlattı: “Bütün konuşmacılar ‘Her örnek kendine özgüdür, hiçbir örnek diğerine benzemez’ dediler. Güney Afrika’da siyah-beyaz üzerine kurulu bir çatışma var, İrlanda’daki çatışmaların altında Protestan-Katolik çatışması yatıyor. Belfast’ta çarpıcı bir deneyim yaşadık. Türkiye’de acı olaylara rağmen insanlarımızın bir arada yaşama iradesinin ne kadar güçlü olduğunu gördük. İrlanda’da gerginlik sürüyor, ama geri dönüş yok. İrlanda parlamentosunda bir milletvekiline ‘Protestanlarla Katolikler aynı ortamda oluyor musunuz, çocuklarınız aynı okullara gidiyor mu’ diye sordum, ‘hayır’, dedi. Onlara bakınca, bizde çözümün çok daha kolay olacağı anlaşılıyor. İnsanların kenetlenmiş olması, yüzyıllara dayanan tarihsel beraberliğimiz, ayrışmamamız Türkiye için umuttur. Orada yaşananlar Türkiye için model olmaz. Her yaşanılan deneyimin farklı sonuçları vardır. Bir arada yaşama kararlılığı üzerine, şiddetin reddedilmesi ile demokrasi ve insan hakları en uygun çözüm olur. Parlamento çatısı altında meşru yoldan bir çözüm aranması gerekir. Orada karşılaştığımız tablo Belfast’ta insanların bölünmüşlüğüdür. Bize uyan bir model değil. 4-5 metre duvarlarla çevrilmiş çitler var insanlar arasında. Ülkemizde farklı etnik kökenden insanlar aynı apartmanda oturuyor, kız alıp veriyor. Biz bu sorunun altından çok daha kolay kalkarız.”