'İstanbul'da finans mahkemeleri kurulacak'

Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, BSMV'nin kademeli olarak düşürüleceğini belirterek, "2010'da inmeyecek, Çünkü 2010 bütçesini tamamlamak üzereyiz. 2011'de duruma bakarız" dedi.

02 Ekim 2009 Cuma, 09:50
Abone Ol google-news

IMF - Dünya Bankası hazırlık toplantılarında yapıldığı İstanbul Kongre Merkezi'nde konuşan Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İstanbul'un Finans Merkezi olma konusundaki eylem planını bir basın toplantısı ile açıkladı.

Eylem Planı içerisinde hukuk, finansal ürün ve hizmet çeşitliliği, vergilendirme, düzenleyeci ve denetleyici çerçeve, alt yapı, teknoloji, organizasyon, insan hakları ve tanıtım ve imaj konularının ön plana çıktığını açıklayan Babacan, İstanbul Finans Merkezi için hukuksal alt yapının güçlendirileceğini ve bunun için özel ihtisas mahkemeleri kurmakla birlikte, bir de kurumsal bir tahkim merkezinin kurulacağını bildirdi. Babacan, "Uluslararası standartlarda işleyen bir hukuk altyapısının oluşturulması öncelik verdiğimiz konuların başında geliyor. Bu kapsamda finansal alanda ihtisaslaşmış mahkemeler kurulacak" dedi. Hukuk alanında öne çıkan bir başka konunun da bağımsız ve özerk yapıya sahip bir tahkim merkezinin kurulması olduğunu belirten Babacan, "Uyuşmazlıkların mahkemeye başvurulmadan, kısa sürede çözülmesi için arabuluculuk sistemi de geliştirilecektir" dedi.

 

'Merkez Bankası'nın bağımsızlığı yasalarla belirlenmiştir'

Toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Babacan, Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili olarak, "Merkez bankası'nın bağımsızlığı operasyonel bir bağımsızlıktır. Yasalarla belirlenmiş bir bağımsızlıktır. Farklı anlam çıkarmaya çalışmanın doğru olmadığını düşünüyorum" dedi. İstanbul'un finans merkezi olması kapsamında, Ziraat ve Halk Bankaları'nın İstanbul'a ne zaman taşınacağı sorusuna Babacan, "Bazı kurumların nerede olacağı yasasında belli. Buz bununla ilgili kararlarımızı defalarca açıkladık. Bununla kimi kuruluşlarımızda yönetim kurulu kararları, kimi kuruluşlarımızda yasal düzenlemelerle önümüzdeki dönemde gerçekleştirmiş olacğız. İstanbul'un finans merkezi olacağına önce biz inanacağız ki sonra dünya inansın" dedi.

 

'BSMV 2010'da kalkmaz, belki 2011'

BSMV ve KKDF'nin ne zaman indirileceği yönündeki bir soruya Babacan, "2010'da inmeyecek. Çünkü 2010 bütçesini bugünlerde tamamlamak üzereyiz. Ancak 2011'de duruma bakarız. Ekonomideki büyüme oranları, vergi tahsilatı performansına bakarız. Bütçe hedeflerimize zarar getirmeyecek şekilde, bütçe gelirlerini kendi içinde dengeleyecek bir adım atma imkanı olursa belki 2011.. Bütçe dengelerinin sapasağlam yerinde duruyor olması lazım. Aksi halde açık söyleyim bu projenin bir önemi kalmaz. BSMV'nin zaman içerisinde kademeli olarak düşürülmesi, finas sektötürü olma çalışması ve dünya ile rekabet açısından önemli görüyoruz. Bu adımların atılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz" yanıtını verdi.

 

'Hiçbir kuruluş denetimden muaf değil'

Vergi cezalarında neden 7 yıl geç kalındığı şeklindeki bir soruya ise Devlet Bakanı Babacan, Türkiye'deki hiç bir sektör, ya da hiç bir kuruluşun kendini denetimden muaf saymaması gerektiğinin altını çizdi. Babacan, "Hiç bir kuruluş, bir denetim muafiyeti ayrıcalığına sahip olduğunu düşünmemelidir. Hangi kuruluşun denetlendiği, hangi kuruluşa ne kadar vergi cezası yazıldığı, kanun gereği yetkili kuruluşlarımız tarafından açıklanmamalıdır; açıklanamamaktadır. Ne ilgili bakanlarımız, ne ilgili bürokratlar, bu konuda tek bir kelime dahi söyleyemezler. Ancak bu haberler 1-2 kuruluşla ilgili çıkıyorsa kaynağını araştırmak lazım. Türkiye'de medya sektörü de dahil pekçok kuruluş denetimden geçmektedir. Sadece geçen yıl ortaya çıkan matrah farkı ki rakamını söylemem doğru değil. Denetimlerde ortaya çıkan ve konuşulan rakamların kat kat fazlası matrah farkları vardı. Sadece medya kuruluşlarıyla alakalı değil; başka kuruluşlarla da ilgili denetimler vardır. Dolayısı ile bu konuyu olması gereken yere koymamız, vergi konusunda öngörülebilir, geri alanların mümkün olduğunca yok edildiği, adil bir uygulamanın olduğu bir sistemi de Türkiye de hızla kurmamız lazım" şeklinde yanıtladı.

İstanbul'un Finans Merkezi olma çerçevesinde, IMKB'nin ve Altın Borsalarının hukuki alt yapılarının değiştirileceğini belirten Babacan, bu kurumların özelleştirilip, özelleştirilmeyeceği şeklindeki bir başka soruya şu yanıtı verdi:  "Özelleştirme konusu ayrı bir konu. IMKB'nin yasal alt yapısına bakıldığında,hiç bir kuruma benzemeyen özel bir yapısı var. Hükümetmiz kurulduktan sonra IMKB'nin A.Ş. olması, yönetim açısından daha iyi bir kurum haline getirilmesi önerisinde bulundum."

'Milyarlarca vergi kaçırana 'Allaha ısmarladık' demek doğru değil'

ÖTV ve KDV indirimlerinin ise sürdürülmeyeceğini belirten Babacan, Türkiye'nin artık normal bir döneme germesi gerektiğini söyledi. Babacan, "Her ülkenin politalarını kendi özel şartlarında düşünmek gerekir. Teşvik uygulamalarının kısa vadeli sonuçlarına bakarken, ne getiriyor, ne götürüyor ona bakmamız lazım. Eğer kısa vadedeki faydalarla, uzun vadedeki faydalar arasında bir denge kuramazsak, o işte bugünü kurtarmak adına ileride çok büyük sıkıntıları beraberinde getirecektir. Bu teşvikleri sona erdirdik. Bundan sonraki dönemde ÖTV ve KDV indirimi olmayacağı kararımızı açıkladık. Artık Türkiye'nin normal bir döneme girmesinin zamanı gelmiştir. Kriz psikolojisini hızla geride bırakmamız gerekiyor. olağanüstü şartların hızla geçtiği bir döneme girmemiz gerekiyor" dedi.

Pakistanlı bir gazetecinin sorusunu da yanıtlayan Babacan, dünyadaki en güzel örneklere bakarak vergi adaleti sağlamak için çalışacaklarını söyledi. Babacan, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafya ve vergi konusundaki çalışmalar, bizim çalışmamızın ana konusun oluşturacak. Bu toplantılar bittikten sonra bir numaralı projemiz vergi konusudur. Gümük İdaresi, SGK ve Gelir İdaremiz'de bir vizyon birliği sağlamalıyız. Ödemesi gerekenle, ödemeyen arasında bir harmonizasyon yapmamız gerekiyor. Gümrük vergisi ödemeyini hapse atarken, milyarlarca vergi kaçıranın "buyrun allahaısmarladık" demek doğru gelmiyor. Dünyadaki en güzel örneklere bakarak, vergide adaleti sağlayacağız. Kolay anlaşılır, adil şeffaf ve gri alanlara yer bırakmadan bir çalışma başlatacağız."