İstanbul'da 'Suriye' görüşmeleri

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İstanbul'da Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Görüşmenin ardından yapılan basın toplantısında "Amerikan ve Türk ekipleri arasında notlarımızı paylaştık ve ortak bir operasyonel resim ortaya koymak istedik. Suriyeli isyancılara yardım amacıyla uçuşa kapalı bölgeler ya da tampon bölgeler oluşturulması gibi önlemleri değerlendirdik" diyen Clinton, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül'le de görüştü.

11 Ağustos 2012 Cumartesi, 09:16
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ı kabul etti. Dolmabahçe'deki Başbakanlık İstanbul Ofisi'nde basına kapalı gerçekleşen kabul, saat 14.50'de başladı. Kabulde, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da hazır bulundu.

CLİNTON'A PROTESTOYA POLİSTEN SERT MÜDAHALE

Clinton, Davutoğlu ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısından sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la görüştü. Ahmet Davutoğlu'nun da hazır bulunduğu, yaklaşık 1,5 saatlik görüşme Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'nde gerçekleşti.

Clinton'dan Erdoğan'a En iyisini en sonra getirdik

Görüşme sürerken Başbakanlık tarafından basın mensuplarına Erdoğan - Clinton görüşmesinin görüntüleri dağıtıldı. Görüntülerde ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Başbakan Erdoğan'a "Nasılsınız?" diye soruyor. Erdoğan, İngilizce olarak "İyiyim" diye cevap veriyor. Sohbet daha sonra tercüman aracılığıyla devam etti.

Görüntülerde Clinton, "Çok kısa zamanda dünyayı gezdim diyebilirim" diyor. Clinton, İstanbul ziyaretini en sona sakladığını söyleyerek "En iyisini en sonuna getirdik" ifadesini kullanıyor. Ardından Erdoğan ve Clinton tokalaşıyor.

Cumhurbaşkanı Gül ile görüştü

Erdoğan ve Davutoğlu ile görüşen Hillary Clinton, Tarabya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir araya geldi. Davutoğlu'nun da bulunduğu görüşme yaklaşık 2 saat sürdü.

İlk olarak Davutoğlu ile görüştü

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İstanbul'da ilk olarak mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Conrad Otel'de basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin başında basın mensuplarının kısa süre görüntü almasına izin verildi.Davutoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Clinton, 2,5 saat süren görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

 

Davutoğlu,Suriye bağlamında kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ifade ederek şunları söyledi: "Maalesef Cenevre'de mutabık kaldığımız geçiş planı çerçevesinde çalışmaları yürüten Kofi Annan'ın istifasından sonra diplomatik çalışmalarda çok ciddi bir kesinti durumu ortaya çıktı. İsterdik ki, uluslararası toplum, bu konuda tek bir vücut halinde hareket edebilsin ve alanda gittikçe kötüleşen duruma müdahil olabilsin. Ancak maalesef Kofi Annan'ın istifası diplomatik çalışmaların alandaki duruma yansımasını etkilemektedir"

Bugün itibariyle Türkiye'ye sığınan mültecilerin sayısının 55 bini aştığını ve her gün 2-3 bin mültecinin Türkiye sınırından buraya giriş yaptığını bildiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Biz her zaman söyledik; Suriye'den gelen dostlarımız, kardeşlerimiz Türkiye'de kendilerini evinde hissedecek şekilde imkanlarımızı seferber ettik, ediyoruz. Ancak bu mülteci sayısındaki artış, Suriye'de insani durumun ne kadar kötüleşmiş olduğunun açık bir göstergesi. Tabii bu yükün üstlenilmesi konusunda uluslararası toplumdan çok daha geniş bir dayanışma beklediğimiz de açık... Yine Suriye'deki durumun bu hali, bu kötü gidişi devam ettiği sürece insani durumun kötüleşmesini de göz önüne aldığımız için biran önce Suriye'de bu insanlık trajedisine son verecek kararlı adımların atılması en temel dileğimiz...''


''Halep'teki gelişmeler hepimize kaygı veriyor''

Ahmet Davutoğlu, Halep'teki gelişmelerin kendilerine kaygı verdiğini dile getirerek şunları söyledi: ''Biz Clinton ile birlikte bu konuları, birlikte atılabilecek adımları geniş bir çerçevede ele aldık. Ayrıca, Suriye'de geçiş sürecinin en kısa sürede tamamlanması ve bu geçiş sürecinde herhangi bir güç boşluğunun oluşmaması konusunda da mutabık kaldık. Böylesi bir güç boşluğundan istifade etmek isteyen başta PKK olmak üzere terör gruplarına karşı her türlü tedbiri almamız gerektiği konusunda da ortak bir perspektife sahibiz. Gerek Türkiye'nin gerek ABD'nin bu konuda atacağı adımlar çerçevesinde ortak çalışmalar yapma kararlılığı var. Önümüzdeki dönemde Suriye'deki gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Bütün ekiplerimizle birlikte ortak değerlendirmeler yapacağız. Ayrıca, önümüzdeki dönemde yine BM Genel Kurulu'nda, BM Güvenlik Konseyi'nde ve Suriye'nin Dostları Grubu olarak atacağımız adımları da bugün gözden geçirdik. Dolayısıyla hem alandaki gelişmeler hem insani durum hem de diplomatik çabalar hususunda çok kapsamlı bir istişare imkanı oluşturdu bu ziyaret.. Bundan sonra da istişarelerimizi daha yakından telefonlarla ve gerekirse bizzat bir araya gelerek sürdürme kararlılığını da ifade ettik.''

Davutoğlu, diğer bölgesel konuları da ele aldıklarını belirtti.

 

Clinton: PKK’nın Suriye’de konuşlanmasını istemiyoruz

Konuşmasına “PKK’nın saldırısı sonucu yaşamını yitirenlerin ailerine başsağlığı ve sabır diliyorum" diye başlayan Clinton ise şunları söyledi:

“Esad rejimi, Muhalefet güçlendikçe zalimce saldırılar yaptı. ABD ve Türkiye’nin birlikte ne yapabileceğini konuştuk. Suriye’ye dışarıdan baskıyı artırmamız gerekiyor. Suriyeli muhaliflere nasıl yardım edebileceğimizi konuştuk. Sığınmacıları Türk halkına teşekkür ediyoruz. Türkiye sığınmacılara kucağını ve kalbini aştı. Kimse Esad rejiminin ne zaman düşeceğini bilmiyor ama o zamanın geleciğini biliyor.

-Suriye'de birinci önceliğimiz muhalefetin tüm çabalarını destekleyip, şiddetin durdurulması, Esad olmadan demokratik bir Suriye'ye erişilmesidir. ABD muhalefete silah dışı, mali ve iletişim yardımını sürdürmeye devam edecek. Aynı zamanda farklı şekilde desteklerimiz sürecek.

-Türkiye’nin PKK’yla olan mücadelesini destekliyoruz. PKK’nin Suriye’de konuşlanmasını istemiyoruz. Türkiye bir lider konumundadır.

-5 milyon dolarlık bir ilave katkıyı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği aracılığıyla, 500 bin doları da Uluslarası Göç Kuruluşu aracılığıyla olmak üzere Türkiye'de bulunan, yerlerinden edilmiş Suriyeliler'e desteği güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu katkıyla birlikte ABD'nın gıda, sağlık, battaniye gibi ihtiyaçlar için sağladığı katkı 82 milyon dolara ulaşmış oluyor.

-''Bugün, Amerikan ve Türk ekipleri arasında notlarımızı paylaştık ve ortak bir operasyonel resim ortaya koymak istedik. Bu sayede kendi aramızdaki işbirliğini iyileştirmeyi, arttırmayı ve şiddeti durdurmak isteyen herkesle işbirliği yapabilmeyi sağlamayı amaçlıyoruz. Dışarıdan da Suriye'deki şiddettin durabilmesi için elimizden gelen baskıyı devam ettireceğiz. Dün Washington'da İran-Hizbullah-Suriye arasındaki bağlantıların kesilmesi için gerekli adımların atılması kararlaştırıldı ki bu sayede Esad rejimi daha erken bir şekilde gidebilsin"

İstanbul'dan ayrıldı

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İstanbul'dan ayrıldı. Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden özel uçakla hareket eden Clinton'ı, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone ve diğer ilgililer uğurladı.