Kadın figürü üstünden değişim

Serginin bilimsel danışmanlarından Semra Germaner, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e değişen yaşam biçimini "kadın figürü"nü öne çıkaran resimler üstünden göstermeye çalıştıklarını söylüyor.

07 Ocak 2012 Cumartesi, 13:57
Abone Ol google-news

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Sakıp Sabancı’nın resim koleksiyonundaki 26 sanatçının 96 yapıtını, “Bir Ülke Değişirken - Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türk Resmi” başlığıyla ziyaretçilerle buluşturuyor. Bilimsel danışmanlığını Prof. Dr. Semra Germaner ile Doç. Dr. Ahu Antmen’in üstlendiği sergide; Osman Hamdi Bey, Fikret Muallâ, Şehzade Abdülmecid Efendi ve İzzet Ziya gibi önemli sanatçılar yer alırken, Osman Hamdi imzalı “Naile Hanım” portresi ile Halil Paşa’nın 1889’da Paris Fuarı’nda sergilenen ve bronz madalya ile ödüllendirilen “Madam X” adlı yapıtı Türkiye’de ilk kez sergileniyor. Prof. Germaner, Türk resim sanatına ilişkin sorularımızı yanıtladı.

- Sergi kapsamındaki yapıtları seçerken nasıl bir yol izlediniz?


Sergi, 1970’lerden başlayarak 1930’lara kadar; bir başka deyişle Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türk resim sanatının başyapıtlarını, kronolojik ve tematik bir çizgi oluşturabilecek şekilde gösteriyor. Türk ressamlarının çalıştıkları belli başlı konular olan manzaralar, natürmortlar ve portreleri, üç bölüm halinde yerleştirdik.

- Sergide, bir yandan saray çevresi ile yüksek sınıfın evlerinde sergilenen portreler var, öte yandan Osmanlı’da resim sanatının başlangıcını gösteren resimler. Osmanlı, resim sanatıyla her iki yönden de, nasıl tanıştı?

Osmanlı’da, askeri okul olan Mühendishane’de teknik resim dersleri verilmeye başlamıştı. Avrupa asıllı ressamlar bu derslerde topun, doğada ve açık havada nereye yerleştirilebileceğini anlatmak amacıyla fotoğraflar ile gravürlerden manzara resimleri öğretiyor, öğrenciler de bunları kopya ediyordu. Böylece Osmanlı’da Batı tarzında perspektifli resme bu okullarda başlangıç yapıldı. Eğitim amacıyla Avrupa’ya gönderilen öğrencilerin bir bölümü ressam olarak geri döndü. Aralarından Şeker Ahmet Paşa, Osman Nuri Paşa gibi isimler saraya ressam olarak alındı. Diğer yandan, ilk kez resim satın alan kesim olan saray mensupları ile yüksek düzeydeki Osmanlı paşaları ve bürokratlarının evlerine manzara, natürmort ve portreler giriyor, özellikle kendilerinin ve yakınlarının portrelerini yaptırmayı çok seviyorlardı. Abdülaziz, Abdülmecid, II. Abdülhamid, V. Murat gibi sultanların hepsinin resimle ilgilenmesi ve resim sanatını desteklemesi nedeniyle daha önce yasaklanmış olan bazı şeyler de yavaş yavaş ortadan kalktı.

- Çıplaklık gibi mi?

Evet, çıplak kadın figürü gibi. Ancak çıplaklık daha çok 1914 Kuşağı ressamları tarafından konu edildi. Kadını daha çok dış mekanda, hamakta, evinin bahçesinde ya da Taksim Meydanı’nda gösteren bu ressamlar çıplak kadın figürü ile de kendilerini gösterdiler.

- Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yaşanan değişim sürecini ne tür resimler üzerinden yansıttınız?

Osmanlı ressamları için manzara ve natürmort öncelikli gidiyordu, tabii portre de yapılıyordu. İç mekân ve dini yapıların dışı ya da içi de, Avrupa’daki oryantalizm modasına uygun olarak buradaki sanatçıların yaptıkları işler arasında yer alıyordu. Biz bu sergide, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e değişen yaşam biçimini “kadın figürü” üzerinden göstermeye çalıştık. Kadının giyim tarzı, duruşu, bulunduğu ortamı ön plana çıkaran resimler aracılığıyla değişimi göstermeyi amaçladık.

- Peki, Cumhuriyet döneminde bir kırılma yaşanıyor mu?

Düşünüldüğü gibi bir kırılma ya da kopukluk olmuyor. Üretilen sanat eserleri modernleşme yönünde oluyor, sanatçıların bakışları ve kurumlar da öyle. Örneğin Atatürk’ün kurduğu Resim Heykel Müzesi, Cumhuriyet’le birlikte bir kırılma olmadığının en tipik kanıtıdır; müzede Osmanlı’dan başlayan resim sanatının üzerine Cumhuriyet eserleri eklenmiştir.

Osmanlı yok sayılmamıştır, tam tersine Tanzimat’ın getirdiği ortamın üzerine gelen Cumhuriyet’i, kültür yaşamında ve özellikle resim sanatında açıkça görmekteyiz. Tam da bu nedenle Resim Heykel Müzesi’nin yeni düzenlemesinde bu bakış asla yok sayılmamalıdır. Tabii temada değişim oluyor, 1914 Kuşağı ressamları yeni temalarla ilgileniyorlar. Tabii ki manzara ve portre yapıyorlar, ancak bu sırada, özellikle Cumhuriyet’ten sonra değişen yaşam biçimleri ön plana çıkıyor. Yanı sıra değişen dünyayı ve daha önce sözünü ettiğim gibi kadını da anlatıyorlar.

Fotoğraf: UĞUR DEMİR