Karnesi iyi olan çocuğa pahalı ödül vermeyin

Her karne döneminde hem aileler hem de çocukları heyecanlı, endişeli ve stresli bir bekleyişe giriyor. Bu bekleyişte, aileler çocuklarının notlarına odaklandığından, istedikleri başarıyı gösteremeyen çocuklarına karşı sert davranışlarda bulunabiliyor. Ya da ödül-ceza ilişkisini abartıyor. Uzmanlar karnesi kötü gelen çocuklara sert cezalar verilmemesi, başarılı çocukların ise pahalı hediyeler ile şımartılmaması gerektiğinin altını çiziyor.

16 Haziran 2011 Perşembe, 14:54
Abone Ol google-news

International Hospital'dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt, tatil sürecinde ailelerin başarılı ve başarısız çocuklara nasıl yaklaşması gerektiğine dair ipuçları vererek öneriler sundu.

Çocuğun karnesi zayıfsa aileler nasıl davranmalı?

Çocuğun karnesinde zayıf notlar olması doğaldır. Çünkü her öğrenci her zaman aynı başarıyı gösteremez. Aile içinde bu durum değerlendirilebilir, telafisi için nelerin yapılabileceği tartışılabilir. Aşırı tepki göstermek kadar, hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da doğru değildir. Fazla tepki gösterildiğinde çocuk sevilmediğini ve ailesi tarafından başarılı olması koşuluyla sevileceğini düşünür. Hiç tepki göstermemek ise çocuk tarafından ilgisizlik ve umursamazlık biçiminde yorumlanabilir.


Kardeşlerden birinin karnesi iyi, diğerininki kötüyse ailenin tavrı nasıl olmalı?

Genel olarak aile içerisinde günlük başarılar veya başarısızlıkların çok abartılması doğru değil. Yaşam bir yolculuk ve bu yolculukta bazen başarılı bazen de başarısız olabiliriz. Bir başarısızlığı dünyanın sonu gibi yorumlamak gereksizdir. Başarıya küçük bir ödül verilebilir. Ancak pahalı ödüller yerine duygusal ödüller tercih edilmelidir. Başarısız olmuş çocuğa, gelecekte başarılı olabileceği yönünde olumlu konuşmalar yaparak moralini bozmaması gerektiği anlatılabilir. Abartılı tepkilerden kaçınılmalıdır.
 

Tatilde çocuklar ne gibi aktiviteler yapmalı?

Öncelikle tatilin anlamına uygun davranılmalıdır. Sürekli ders çalışmak yerine, dinlenmek ve eğlenmek ön planda olmalıdır. Okul zamanı yapılamayan aktiviteler yapılabilir. Sınavlara hazırlanan ve karnesinde zayıfı olan öğrenciler ise bu sürenin bir kısmını ders çalışarak ve kitap okuyarak geçirebilirler. Sınavlara hazırlanan öğrenciler için ilk dönemde eksik kalan konuların hızlı bir tekrarını yapmak faydalı olacaktır.


Çocuk, tatilini anne ve babasıyla mı geçirmeli?

Anne ve baba ile vakit geçirmek, günümüzde artık çok kolay değil. Çocuklar evde kaldıklarında hemen televizyonun karşısına geçiyor, o olmazsa bilgisayarın önünde buluyorlar kendilerini. Evde olmadıkları zamanlarda ise arkadaşlarıyla zaman geçirmek istiyorlar. Yine de eğer mümkünse tatilde aile ile birlikte yapılabilecek oyun ve faaliyetlere yer verilebilir.


Çalışan anne ve babalar, çocuklarının okul başarısı düşükse onlara nasıl davranmalı?

Çalışan anneler çocuklarıyla yeterince ilgilenemedikleri için zaman zaman suçluluk duygusu yaşayabilirler. Oysa önemli olan çocukla geçirilen zamanın kalitesidir. Aile içinde bir toplantı yaparak çocukla az zaman geçirmenin ortaya çıkma nedenleri araştırılabilir. Kişiler üzerinde değil, sonuç üzerinde konuşmaya çalışarak olayın kişiselleştirilmesi önlenmelidir. Çocuğu sorgulama ve suçlama hatalarına düşmeden, çözüme yönelik seçenekler konuşulabilir. Anne ve baba da kendisini değerlendirerek bu sonuçtaki sorumluluğunu görmeye çalışabilir. Böyle bir davranış, çocuğun kendisini reddedilmiş hissetmeden konuşmasına ve sorumluluğu kendi üzerine almasına katkıda bulunabilir. Özetle suçlama (Bu senin hatan!), yargılama (Tembelsin, başarısızsın!), kişiselleştirme (Bunu bize nasıl yaparsın!),  durumu dramatikleştirme (Bu durumlara da mı düşecektik, rezil olduk!) gibi yorumlardan kaçınmaya özen gösterilmeli.
 

Asosyal, odasından çıkmayan çocuklara nasıl davranılmalı?

Birlikte sosyal aktiviteler planlanabilir. Böylece sosyal ortamlarda daha rahat davranmaya başlayacaktır. Diğer taraftan çocuğun özgüvenini geliştirmek amacıyla, çocuk mümkün olduğunca az eleştirmeye çalışılmalıdır. Spora ve grup oyunlarına yönlendirmek de faydalıdır. Odasında sürekli televizyon izliyor ve bilgisayarın başından kalkmıyorsa, bu cihazların kullanımına aşırıya kaçmamak kaydıyla kısıtlama getirilebilir.
 

Çocuklar başarısız olduysa, tatilini tatil yaparak mı değerlendirmeli yoksa programlı bir şekilde çalışmalı mı?

Tatil formatından uzaklaşmamakta fayda var. Çünkü dinlenmek her öğrencinin hakkı. Ancak bir plan dahilinde zayıf olan derslere çalışmayı da sürdürmek faydalı olacaktır. Tatilin ilk günlerini bolca dinlenmeye, sonraki günlerini ise bir süre ders çalıştıktan sonra dinlenmeye ve eğlenmeye ayırmak en ideali olacaktır.

 

Başarılı ve başarısız çocuk tatili aynı şekilde mi geçirmeli?

Öncelikle tatil amacından uzaklaşılmamalı. Karnesinde kırıkları olan öğrenci biraz daha ders çalışabilir. Ancak sürekli ders çalışması beklenmemelidir.


Çocuk bir önceki yıl başarılıyken bu yıl başarısız olduysa ne yapmalı?

Çocuklar özellikle ergenlik döneminde hızlı değişen duygusal çalkantılar yaşar. Duygusal sorunlar, aile içi çatışmalar, boşanma, arkadaş ilişkileri ve öğretmenlerle ilgili sorunlar çocuğun başarısız olmasına neden olmuş olabilir. Bu sorunlar çocukla konuşulmalı, sorunun kaynağı belirlenmeye çalışılmalıdır. Aile ile çocuk arasındaki iletişim çatışmalı hale gelmişse, bu durumda bir uzmandan yardım almakta fayda var.


Başarısızlık cezalandırılmalı mı, başarıya ödül verilmeli mi?

Başarıya ödül verilebilir. Bu ödül çok sembolik ya da duygusal temelli olursa daha iyi olacaktır. Pahalı ödüller almak yerine ”Aferin, seninle gurur duyuyorum, tebrik ederim” gibi sözlerin yanında minik hediyeler vermek daha faydalıdır. Ödüllendirmede aşırıya kaçılması ödülün değerini azaltır. Bir süre sonra öğrenci ödüle ulaşmak için başlangıçtaki heyecanı duymaz. Cezalandırma için sevdiği aktivitelere sınırlandırma getirmek işe yarayabilir. Ancak sert cezalar, çocuk ile ailenin arasının açılmasına neden olabilir. Dengeli bir ödül-ceza sistemi ideal olacaktır.


Ne zaman psikoloğa gitmeli?

Çocuk başarılı olmak istemesine karşın bir türlü istediği başarıyı elde edemiyor, bu durumdan sıkıntı duyuyorsa psikologdan yardım almakta fayda var. Bazen çocuğun farkında olmadığı bir sorunu olabilir. Takıntılar, depresyon, sosyal fobi gibi sorunlar, öğrencinin başarısını önemli ölçüde engeller. Bazen de ergenliğe bağlı çalkantılar çocuğun okul başarısını etkileyebilir.


Anne babanın uygun olmayan yaklaşımları nelerdir?

•    Karnesi iyi gelen çocukları örnek göstererek kendi çocuğuyla kıyaslamak
(Bak Belgin teyzenin kızının karnesine, hepsi pekiyi!)

•    Karneden dolayı cezalandırmak
(Cep telefonunu alma, internete girmesini engelleme, tatile gitmesine, arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermeme gibi davranışlar.)

•    Yapılan fedakarlıkları yüzüne vurma ve suçluluk yaratma
(Biz senin için neler yaptık, ne kadar çok sıkıntıya katlandık!)

•    Suçlama, sorunu felaketmiş gibi algılama
(Artık kimsenin yüzüne bakamaz olduk. Bunu bize yapmayacaktın.)

Bu tür ebeveyn yaklaşımları, karnesinde istediği notları alamadığı için üzgün olan çocuğun kendisini daha fazla suçlamasına ve ruh sağlığının bozulmasına neden olabilir.

Unutulmaması gereken bir nokta da, alınan sonuçların öğrencinin başarısız bir öğrenci olduğunu göstermediğidir. Alınan puanların telafisinin her zaman mümkün olduğu, gelecek dönemlerde yükseltebileceği göz ardı edilmemelidir.
 

Aileler neler yapmalı?

•    Çocuğunuzla ailecek bir toplantı yapın. Başarı ya da başarısızlığın nedenlerini birlikte araştırın.
•    Ders çalışma sorumluluğunu çocuğunuza bırakın.
•    Çocuğunuza yargılayıcı eleştirilerde bulunmayın. (Tembel,  başarısız… vs)
•    Eleştirileriniz yıkıcı değil, yapıcı olsun. (“Senden bir şey olmaz” demeyin )
•    Beden dili ve ses tonu ile verdiğiniz mesajlara dikkat edin.
•    Ders çalışması konusunda ısrarcı olmayın (Aksi halde sizinle inatlaşabilir.)
•    Gereğinden fazla fedakarlıktan kaçının ve bunları hatırlatmayın.
•    Çocuğunuzdan beklentilerinizde gerçekçi olmaya çalışın.
•    Çocuğunuzu takdir edin, geçmişteki başarılarını vurgulayın.
•    Çocuğunuzu sık sık övün. Yerinde övgünün etkisi büyük olacaktır.
•    Ders dışı konularla ilgili paylaşımlarda bulunun. Ortak zamanınızı sırf onun dersleri hakkında konuşarak harcamayın.
•    Kendi sorumluluğunuzu gözden geçirin.  Bu anlamda fikir edinmek için aşağıdaki soruları kendinize sorarak yanıtlarını değerlendirin.
i.    Acaba çocuğumuza kitap okuma konusunda iyi bir model olabildik mi? (Unutmayın, çocuklar nasihatten ziyade gördüklerini öğrenirler.)
ii.    Ona ders çalışma sorumluluğunu verebildik mi? (Yoksa çocuğun yapılmayan ödevini ondan daha çok kaygılanıp biz mi yaptık?)
iii.    Ona aile içinde, yoğun kavga ve çalışmaların olmadığı sağlıklı bir aile ortamı yaratabildik mi?
iv.    Ara sınavlardan düşük not aldığında onu eleştirip yargıladık mı? (Yoksa birlikte konuşup konuyu çözmeye mi çalıştık?)
v.    Onun özgüvenini kazanmasına yardımcı olabildik mi? (Yoksa sürekli eleştirip azarladık mı?)