Kibele'de köye müze, tarihe fasikül açan sanatçı

İş Sanat Kibele Galerisi, dün akşam sanatçı kişiliği, resim ve heykel türlerinde verdiği çok sayıda eserin yanı sıra ülkemizin kültürüne, eğitimine yaptığı ciddi ve saygın çabalarıyla tanınan Hüsamettin Koçan'ın "41 Adım" başlıklı Retrospektif sergisini açtı.

13 Şubat 2013 Çarşamba, 16:46
Abone Ol google-news

Açılışa Koçan ailesinin yanı sıra Meriç Hızal, Oktay Arıkan Mert, Berril Anılanmert, Fevzi Karakoç, Gürbüz Doğan Ekşioğlu,Murat Morova, Bülent Vardar, Gülten İmanoğlu, Gülveli Kaya, İsa Çelik, Yahşi Baraz, Genco Gülan, Mahmut Soyer, Julie Upmeyer, Ramazan Tunç, Muhittin Köroğlu’nun da bulunduğu çok sayıda ressam, heykeltıraş, karikatürist, fotoğrafçı, koleksiyoner dostu ve sanatseverler katıldı.

Cesur, kararlı, yaratıcı sanatçı kimliği yanında akademisyen olarak da çalışmalarını sürdüren Hüsamettin Koçan doğduğu yer olan Bayburt’un Baksı Köyü’ne inşa ettiği çağdaş sanat müzesi ile önemli bir projeye imza atmıştı. Bir çağdaş sanat mekânı olduğu kadar anonim kültürü yaşatan niteliğiyle de dikkat çeken müzenin geleceğini soranlara, Koçan, “Benim olan her şey müzenin” yanıtını veriyor.

Belirli tarihsel dönemler, olaylar ve mekânlar üzerine projeler üreten bir sanatçı olarak tanınan Hüsamettin Koçan, 1993 yılına kadar evrensellik ve yerellik arasında bir denge arayışında oldu ve bu tarihten sonra da ansiklopedik bir çalışma doğrultusunda “Fasiküller” olarak adlandırdığı bir seri çalışmaya girdi. Sanatçı 1995 yılına kadar devam eden bu süreçte Anadolu’nun Paleolitik katmanlarından başlayıp Cumhuriyet dönemine uzanan üç fasikül oluşturdu.

Sanatçı, “Fasiküller” ile başlayan, ardından “Antipaslar”, “Efkâr Kırıkları”, “Körler İçin Resimler”, “Şaman’ın Gizemi”, “Yüz Göz Resimleri” ve en güçlü biçimde de “Tuz Tadı” gibi sergiler ile gelen ve zaman zaman doğrudan yaşamını etkileyen olaylara kadar varan bir üretim sürecini Murat Morova’nın dediği gibi “inatla ve sebatla rağbet görülmediği dönemlerden beri gelenekle yeni olanı sanat dağarcığında olgunlaştırarak” yaşadı.  Gerici damgası yemeyi göze alarak 600 yıllık “altında çatşma değil uyum vardır” dediği Anadoluyu duvarlara tarih cetvel gibi döşeyen Koçan, en büyük eleştiriyi 94 yılında yaptığı Anadolu’nun Görsel Tarihi Fasikül II “Osmanlı” projesinde yaşadığını belirtiyor. 

Dokunulabilen tablolar

Başka sergilerde ötesinde durduğunuz tablolara gözlerinizi sıkıca yumup dokunabilirsiniz. Çünkü Kibelenin bir bölümünde Koçan’ın “Körlere İçin Resimler” tabloları sergileniyor. Bu kabartmalı tablolara nasıl dokunacağınızı gösteren kısa bir film de size eşlik ediyor.

Bayburt’tan Salzburg’a Hüsamettin Koçan

1946 yılında Bayburt’ta doğan, 1970 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nu bitiren ardından aynı kurumda, Avusturya’nın Salzburg şehrinde, Marmara Üniversitesi’nde ve Okan Üniversitesi’nde vermiş olduğu dersler, yöneticilikler ile1990-1995 yılları arasında Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı Koçan’ın “sanat kurumları,eğitimi ve gençler” üzerine sağlam, kararlı, girişimci bir duruşa sahip olmasında rol oynar. Gönlü 2011’de resmi kuruluşunu da yaptığı Baksı Müzesi ve 2000'de açtığı Halk Sanatlaro Uygulama Merkezi'nde, baharı iple çeken Koçan halen Okan Üniversitesi’nde derslerine devam ediyor.

Hüsamettin Koçan’ın 1981 yılından günümüze kadar gelen bu uzun sanat serüveninde, sanatçının yapıtlarında gözlemlenen en belirgin süreçleri dikkatle seçilmiş örneklerle izleyiciye sunan retrospektif sergi, 13 Şubat – 30 Mart tarihleri arasında ziyarete açık olacak.