Kirli Üçgen: Siyaset - Mafya - Ticaret, "Taşları yerinden oynatan MİT raporu"

'Kirli Üçgen' yazı dizinin beşinci sayısında, 1988'de yapılacak referandum öncesi hazırlanan çarpıcı MİT raporu ele alındı.

28 Mayıs 2021 Cuma, 04:00
Kirli Üçgen: Siyaset - Mafya - Ticaret,
Abone Ol google-news

Yazı dizinin bir önceki sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Başbakan Özal, 1988 yılında yapılacak “Siyasi yasakların kaldırılması” referandumu öncesinde DYP’yi güç duruma düşürmek için MİT içinde kendine yakın gruptan bir rapor hazırlanmasını istedi. Mehmet Eymür tarafından “Banker Bako Olayı-Emniyet Üst Düzey Yetkilileri ve Yeraltı Dünyası” başlığıyla kaleme alınan raporda hedef sadece DYP değildi. 

Eymür ve Hiram Abas ekibi, raporda güvenlik bürokrasisindeki rakiplerini tasfiye amacıyla notlara yer verdi. Eski Genelkurmay Başkanı Üruğ, MİT Bölge Başkanı Gündeş, İstanbul Emniyet Müdürü Erkan ve İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ağar için yazılanlar gündeme bomba gibi düştü. Tasfiyesi istenen ekip yerine raporu yazanlar tasfiye oldu.

12 Eyül darbesinden sonra siyaset yasağı getirilen eski parti liderleri kendilerine yakın isimlere partiler kurdurtmuş ve bu partiler üzerinden perde arkasında siyaset yapmayı sürdürüyordu. ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Özal, bu durumdan rahatsızdı. Sonuçta siyaset yasağının kalıcı olması için konuyu 1988 yılında referanduma götürme kararı aldı. Referandum gezilerine başlayan Özal, Demirel’in memleketi Isparta’da yoğun protestolarla karşılaşınca öfkelendi. Basın mensuplarına, “Şu batık Banker Bako ile DYP’nin ilişkilerini bir araştırın bakalım” diyen Özal, konuyu sadece basının değil MİT’in de araştırmasını istemişti. 

Özal, bu görevi MİT içinde kendisine yakın Eymür-Abas grubuna vermişti. Bu grup da fırsattan istifade, MİT içinde geçmişten beri birbirlerine operasyon çeken İstanbul Bölge Başkanı Nuri Gündeş, Emniyet içindeki rakipleri Ünal Erkan, Mehmet Ağar ekibi ile Evren’den sonra Cumhurbaşkanlığı hesapları yapan Necdet Üruğ’la ilgili bölümlere de yer vermişti raporda. Yeraltı dünyası ile ilişkiler ve özel yaşamları üzerinden rakiplerine ağır bir darbe indirmek isteyen Eymür ve Abas, raporu Başbakan dışında Cumhurbaşkanı Evren’in damadı ve danışmanı MİT mensubu Erkan Gürvit’e sundular önce. Uzun süre beklemelerine karşın herhangi bir gelişme olmayınca raporu “2000’e Doğru” dergisine sızdırdılar. Dergi de üç ay beklettikten sonra raporu yayımladı. Rapor Türkiye gündemine bomba gibi düştü.

MİT raporunda görülen bir yanda devletin MİT’i, karşı tarafta Emniyet Genel Müdürü, valiler ve eski Genelkurmay Başkanı ve MİT Bölge Müdürü. Dergi hakkında toplatma kararı verildi. Haberi yazan ve yazıişleri müdürü hakkında dava açıldı. Hükümet sözcülüğünden yapılan yazılı açıklamada MİT tarafından böyle bir rapor hazırlanmadığı, dolayısıyla Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a ve Genelkurmay Başkanı’na sunulmasının da söz konusu olamayacağı belirtildi. Cumhurbaşkanı Evren ise rapordan ancak eski Genelkurmay Başkanı Üruğ’un, “hakkımda soruşturma açılsın” talebini içeren mektubuyla haberdar oluyor. Özal  ve MİT ise “Rapor değil, etüt” diyerek tepkileri yumşatmaya çalışsa da devletin tepesi sarsıldı. Sonuçta, Mehmet Eymür görevden alınıp İstatistik Kurumu’na danışman olarak gönderildi. Ancak Eymür bu göreve gitmeyip istifa etti. Tabii hamisi Hiram Abas da... Bu grubun Emniyet ayağında bulunan ve rapora kaynak belge sağlayan dönemin Kaçakçılık Daire Başkanı Atilla Aytek, Eskişehir’e tayin edildi. Yine Emniyet görevlilerinin yeraltı dünyası ile ilişkileri hakkında bilgi veren MİT haber elemanı Tarık Ümit de Eymür ve Abas MİT’ten ayrılınca Ağar ve Erkan grubuna yanaştı. 

DALLAS DİZİSİ GİBİ

80’lerde çok izlenen “Dallas” dizisinde entrikalar, skandallar, kirli ilişkilerden daha fazlası MİT raporunda vardı. Yatak odası hikâyelerini pas geçip yeraltı dünyası ile güvenlik bürokrasisinin kirli ilişkilerini içeren bölümleri özetledik:

- Vali Ayaz, Bako olayında Emniyet Müdürü Ünal Erkan ve yardımcısı Mehmet Ağar’ı korumuş, Hürriyet gazetesinde çıkan ve Ankara’daki yöneticileri “Takunyalılar” olarak niteleyen yazı ile hiçbir ilgilerinin olmadığını ve yazının hazırlandığı gece birlikte yemekte olduklarını, İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü’ne ifade etmiştir.

- Esasen İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün çeşitli irtibatları arasında aşırı sağcı unsurlar bulunmaktadır. Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar, Süleymancı Kemal Kaçar’ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbrahim Aslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup bu şahıslara gizli kalması icap eden soruşturma ve tahkikatlarla ilgili bilgi vermektedir. İbrahim Aslan’a ait Aslan Nakliyat, TIR taşımacılığı yapmakta 150 TIR’a sahip bulunmaktadır. İbrahim Arslan, Malatya Vali şoförlüğü sırasında uyuşturucu ve silah ticareti yapmıştır. Mahmut Şahin’e ait Şahlan Nakliyat, deniz ticareti ile iştigal etmektedir. Hira 1-2-3 gemileri bilinmektedir. Şahlan ve Aslan nakliyat firmalarının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar’dır.

POLİS-MAFYA İLİŞKİSİ

- İstanbul polisi ile mafya bağlantısını kuran kişi emekli Cinayet Masası Amiri Ahmet Ateşli olup, Ahmet Ateşli’nin halen İstanbul polisi üzerinde Emniyet müdüründen fazla bir etkinliği bulunmaktadır. Bu etkinlik İstanbul İkinci Şube’de bariz bir şekildedir. İstanbul Emniyet Müdürü Ünal Erkan ve yardımcıları Ahmet Ateşli’ye “Bab” “Ağabey” şeklinde hitap etmektedirler. Ünal Erkan daha önce Emniyet müdür yardımcılığı yaptığı dönemde, Mehmet Ağar ise ikinci şube müdürlüğü döneminde Ateşli ile yakınlaşmışlar ve böylece polis-yeraltı ilişkileri pekişmiştir. Esasen Ankara’da bulunduğu dönemde Kürt Ahmet ve Kemal Horzum’la yakın münasebeti dikkat çeken Ünal Erkan’ın İstanbul’a tayini bir hayli polemiklere sebep olmuş ve Başbakan Özal’a iyi bir şekilde takdim edilmesi ve başbakanca desteklenmesi üzerine kadrosu ile birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne verilmiştir. Ünal Erkan’ın Ahmet Turgut ve Kemal Horzum ile ilişkileri ve bunun mahiyeti hakkında kayıtlarımızda Kasım 1987 ayı içinde Haydar Koç tarafından yapılan açıklamalar paralelinde bilgiler bulunmakta olup bu bilgiler eski tarihlerde Cumhurbaşkanlığı’na ve Başbakanlık’a not olarak da sunulmuştur. Ünal Erkan’ın ekibine ayak uyduramayan Kemal Yazıcıoğlu kadrodan dışlanmış ve Ankara’ya Teftiş Kurulu’na verilmiştir. Kadro dışında Mehmet Ağar ise Ünal Erkan’ın en yakın mesai arkadaşı haline gelmiştir.

‘MEHMET AĞAR, YERALTI DÜNYASINI FENA SAĞAR’

- Mehmet Ağar’ın hemşerisi Kebapçı Set Kemal’in geçen kış Kürt İdris’in yeğeni Nihat’ı vurma hadisesi ile Kemal’in ağabeyi Kenan’ın 1 kişiyi öldürme hadisesi İstanbul polisince kapatılmıştır.

Mehmet Ağar, fındık kralı diye bilinen Lokman Kondakçı’yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman’la yakınlık kurmuş, keza hayali ihracatın büyük isimlerinden Turan Çevik’e de baskı kurdurarak aynı yakınlığı sağlamıştır.

- Yeraltı dünyasını Ankara’daki üst düzey bürokratlara da Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik, Fevzi Öz, Necdet Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hatta bakanlarla tanıştırarak bağlantılarını sağlamlaştırmakta, faaliyetini legalize etmektedir.

EV VE ARSA TAPULARI

- Mehmet Ağar, Nihat Camadan, İsmail Taşkafa, Ziver Öktem ve Necati Altuntaş’ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar’ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay’a verilmekte, bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına vererek faiz almaktadırlar. Perşembepazarı’nda otomobil yıkayıcılığı yaparken kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ’ın Kabataş Setüstü’nde yazıhaneleri vardır.

- Mehmet Ağar’a ait 18 adet ev ve arsa tapusu, dayısı Yılmaz Akçadağ’ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ’ın üzerindedir. Dayısının eski eşi bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır.

- 12 Eylül’den sonra Dündar Kılıç’ın Bandırma’da gözaltına alındığı tarihlerde bir DEV-SOL mensubu, İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı’na 12 Eylül’den önce ve sonra Dündar Kılıç ve kardeşi İbrahim Kılıç’la zaman zaman buluştuklarını, her buluşmada adı geçenlerden 200 bin TL para ve 20 kutu mermi aldıklarını ihbar etmiş, ihbarın tahkiki İstanbul Birinci Şube Müdürlüğü’ne verilmiştir.

GİZLİ BULUŞMALAR

- Olaya Elazığlı kebapçı Set Kemal’in tavassutuyla o tarihte İkinci Şube Müdürü olan Mehmet Ağar ve Birinci Şube Müdürü Tayyar Sever müdahale etmişler ve Birinci Şube Müdür Muavini Alican Özgenler ve Başkomiser Celal Altıntaş’ın muhalefetlerine rağmen olayı kapattırmışlar, soruşturmayı Başkomiser Celal’den alarak başkasına vermişlerdir. Sorgulamada İbrahim Kılıç’ın ifadesine başvurulmuş, Dündar Kılıç’ın evi ve işyeri usulen aranmış ve İbrahim Kılıç’ın ihbarcıyı cezaevinden tanıdığı ve hastası olduğu için para verdiği şeklindeki beyanına itibar edilerek ve ihbarcıya baskı yapılarak olay kapatılmıştır. Olaydan sonra Başkomiser Celal ve Alican Özgenler pasif görevlere alınmışlar, her ikisi de İbrahim Kılıç’ın kendilerine renkli TV hediye etme teklifini reddetmişlerdir.

- Ünal Erkan ve Mehmet Ağar’ın gizli ve önemli buluşmalarını yaptıkları Etiler Ulus Mahallesi’nde ve Kadıköy- Bostancı’da iki ev vardır. Ulus Mahallesi’ndeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan’ın üzerine olup, parası Behçet Cantürk tarafından ödenmektedir.

- Turan Çevik, üç yıl kadar önce Mehmet Ağar’a 5 milyon değerinde bir saat, Lunaparkçı Osman Kavran 86 yılı yılbaşında beş adet beşi biryerde ve Aşçıoğlu grubunun adamı, kaçakçı ve kuyumcu Cavit de Mehmet Ağar’ın eşi Emel’e bir Reno 5 almıştır.

- Mehmet Ağar’ın Turan Çevik, Burak Sağman ve bazı bürokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. Mehmet Ağar’ın bu işlerini Ankara’ya sık sık gidip gelen şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. Necdet’in hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık’ta belediyeye ait 160 yataklı bir oteli kiraladığı belirtilmektedir.

- Turan Çevik, Burak Sağman, bazı bürokratlar ve aktrist Nazan Şoray, 1986 sonlarında Ankara Başkent Gazinosu’nda birlikte görülmüşler, bunu takip eden günlerde Sağman’ın yönetim kurulu başkanı olduğu Atlas A.Ş’nin Antalya’da bir gemide yakalanan 80 milyarlık hayali ihracat olayı meydana çıkmıştır. Olayın kapanması için Ağar ve Turan Çevik’e yakın bir Devlet Bakanı teşebbüslerde bulunmuştur.

AĞAR’IN TELEFONLARI...

- 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano’da Bülent Gökben, Mehmet Serdar Alpan, Fikri Pahparoğlu, Fahrettin Özdemir isimli şahıslar 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. İtalya polisi, yakalananların üzerinde bulunan telefon numaraları meyanında İstanbul ... ve ... telefonlarını vermişlerdir. Kaçakçılık Daire Başkanlığı, bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden sormuş, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar’ın makam telefonlarıdır. (Sirkeci ve Gayrettepe’deki).

- Mehmet Ağar’ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şahıs ise Londra.... No’lu telefonda bulunan Halil Peril’dir. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril, Kıbrıs’ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent’in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır.

- Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler, daha önce Behçet Cantürk’ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir. Elazığlı olan Orhan Uzeler’i, hemşerisi Ağar ve Emniyet Müdürü Erkan müffetişlere karşı himaye etmişler ve aklanmasını sağlamışlardır. O. Uzeler, Ş. Balcı lehinde tanıklık yapmıştır. Orhan Uzeler’in Mali Şube’deki odasında Orhan Uzeler, Şükrü Balcı, Tayyar Seven, Cevdet Saral, gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak, Atilla Aytek ve MİT’e karşı yapılacak yayımları planlamaktadırlar. (Böyle bir toplantı 3 Kasım1987 günü akşamüstü mezkûr yerde yapılmıştır.)

- SÜRECEK -