Kışanak: Bu ölümün yaşanması vahimdir

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Lice'de jandarmanın açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden gençle ilgili "(Bu ölümün yaşanması vahimdir. Bu olmamalıydı. Müfettiş gönderdik, sonucunu bekliyoruz) dediler. Hala kaç gün geçti, müfettiş göndermişler, gelecek raporu beklediklerini ifade ediyorlar. Biz de bunun yeterli olmadığını kendilerine ifade ediyoruz"

03 Temmuz 2013 Çarşamba, 06:17
Abone Ol google-news

Kışanak, Barış İçin Kadın Girişimi üyelerini Meclis'te kabul ederek görüştü. Son bir aydır barış süreciyle ilgili çeşitli alanlarda gerilimler oluşmaya başladığını iddia eden Kışanak, BDP'nin çözüm sürecinin başlaması ve sağlıklı ilerlemesi konusunda ısrarcı ve kararlı olduğunu, engelleri aşma konusunda sürekli yeni yol, yöntemler bulmak için gayret ettiğini söyledi.

Sürecin kamuoyunda bir al-ver süreci olarak algılanması ya da algılatılması konusunda yaşanan sıkıntılar bulunduğunu savunan Kışanak, "BDP olarak başından beri bu bir pazarlık değil, bir al-ver, ne aldık, ne verdik meselesi değil. Bizim hem barışa hem demokrasiye ihtiyacımız var. Kim kime ne aldı, ne verdi tartışması yerine neye ihtiyacımız var, ne yapmalıyız tartışmasını yürütmek lazım" dedi.

Özellikle 3 aşamalı çözüm yaklaşımı konusunda, "birinci aşama bitti mi, bitmedi mi? İkinci aşama nerede başladı, nerede başlayacak, ne zaman başlayacak?" konularında biraz siyasi manevra alanı yaratan bir tartışma olduğunu ileri süren Kışanak, bunu problem alanı olarak gördüklerini kaydetti. Kışanak, "(Birinci aşama geri çekilme, ikinci aşama demokratikleşme ve o bitmedi ki diğerine başlayalım) dediğin an geri çekilme olmazsa bu ülkeye demokrasi gelmeyecek oluyor. Böyle karşılaştırma problem. 'Bu sürece dair o zaman al-ver, neyi pazarlık yaptınız? Onun geri çekilmesi karşılığında neyi verdiniz?' diye başka bir algı yaratıyor. Buna hiç ihtiyacımız yok, bir yöntem" diye konuştu.

Geri çekilme sürecinin kesintisiz, akamete uğramadan başarılı bir şekilde ilerlemesini ve tamamlanmasını arzuladıklarını ifade eden Kışanak, ancak demokratikleşme reformlarını bunun karşısına konumlandırmanın, "bu bitmeden, bu olmayacak" algısı yaratmanın yanlış olduğunu vurguladı.

Kışanak, sürecin sağlıklı ilerlemesi konusunda sıkıntılar bulunduğunu iddia ederek, bazı bölgelerde askeri hareketlilikler, askeri operasyonlar olduğunu, insansız hava araçlarının hala çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Koruculuk


Geri çekilme süreciyle birlikte yerelde yaşanabilecek olası sıkıntılar bulunduğunu kaydeden Kışanak, şunları söyledi:

"Bu olası sıkıntılardan birisi, koruculuğun olduğu gibi durması hatta giderek yeni korucu kadroların açılmasıdır. Biz bunu söylüyoruz. Fakat hükümet bazı siyasi demeçlerle geçiştiriyor. Biz Türkiye'de hep beraber 'barış, çözüm ve silahların susmasını istiyoruz' dedik. Şu anda sivil yaşamın, gündelik hayatımızın içerisinde köyde, bağda, bahçede elinde silah bulunan 80 bin insan var. Koruculuk böylesine büyük bir problem alanı. Bu konuda somut adımların atılmaması, geri çekilme sürecinde de sıkıntı yaratan bir durumdur. Ayrıca geri çekilmeden sonraki yaşamda da sıkıntı yaratmaya devam edecek bir durumdur. Bunun da bu süreçte ele alınması ve değerlendirmeye tabi tutulması, bir yol yöntem bulunarak bu silahların bu sivil insanların elinden alınması, sivil yaşamın içerisindeki bu silahların artık devreden çıkarılması gerekiyor."

Karakol inşaatlarının güven sorunu yarattığını ifade eden Kışanak, "Acaba yeni daha büyük bir savaşa hazırlık mı var"? algısı oluşturduğunu söyledi. Bu durnumun geri çekilme sürecini yavaşlatan etkenlerden birisi olduğunu dile getiren Kışanak, bu nedenle karakollar konusunda Barış İçin Kadın Girişimi ve sivil toplum örgütlerinin hep beraber bir formül bulması gerektiğini kaydetti.

"(Ülke güvenliği için ihtiyacımız var tabi kuracağız. Bunu size mi soracağız?) Evet, bize, insanlara soracaksınız. İnsanların hayatında yer işgal eden, gündelik hayatını etkileyen bir yapılaşma içerisindeyseniz bir parça insanların bu konudaki itirazlarına dikkat edeceksiniz"
diyen Kışanak, savaşlara, karakollara, silahlanmaya yatırılacak paranın eğitime, sağlığa, insanların hayatını kolaylaştıracak çalışmalara ayrılması gerektiğini ifade etti.

Demokratikleşme ve reformlar konusunda Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun arzuladığı konular olduğunu, bu konularda şu ana kadar pratik bir çalışma yapılmadığını, kamuoyuna bir taahhütte bulunulmadığını anlatan Kışanak, "(Hükümetin üzerinde bir zaman baskısı yaratmayın) deniliyor. Biz istesek de istemesek de bir zaman sıkışıklığı var. Türkiye'nin önünde seçimler var. Aralık ayından itibaren Türkiye resmi seçim takvimi içine girecek. Ne yapacaksak bu birkaç ay içerisinde yapacağız. Bu konularda biz reel düşünüyoruz. Bir anda bütün reformların yapılıp, çözülebileceğine biz de inanmıyoruz. Ama bu konuda siyasi taahhütler açığa çıkabilir, birkaç konuda da pratik adım atılabilir" dedi.

BDP'nin hükümetle görüşmesi

Kışanak, gazetecilerin, BDP heyetinin dün hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmenin içeriğinin sorulması üzerine şöyle konuştu:

"Birkaç nedenle bu görüşmeyi yapmaya ihtiyaç duyduk. Bunlardan birisi siyasi atmosfer giderek geriliyor ve bunun sokaktaki karşılığı da var. Arka arkaya partimizin düzenlediği birkaç etkinlikte polis müdahalesi ve saldırısı oldu. Bu çok geren bir durum. Bir de Lice'deki ölümlü saldırı. Şu anda ciddi derecede bir gerilim oluştu. Bu gerilimi, bu tansiyonu düşürmek için neler yapılabilir? Görüşmenin ana konularından birisi buydu. Ölümlü saldırıyla ilgili hükümetten ciddi beklentilerimiz var. Toplumun duygularını, beklentilerini aktardık. Bu konuda bir adım atılmazsa, siyasi olarak şuraya buraya havale etme yaklaşımıyla bu işi yönetemeyiz. Şimdiye kadar gördüğümüz yaklaşım hükümetin bu işi başka konularda suçlama alanları yaratarak asıl üzerine odaklanması gereken konuyu bir kenara bıraktığı yönündedir. Bunu kendileriyle paylaştık. Bundan sonra yapacağımız eylem, etkinlikler konusunda benzer tutumların bu gerilimi giderek tırmandıracağını, bu konuda parti olarak partimizin yaptığı yürüyüşler, eylemler mitinglerin demokratik çerçevede gerçekleşmesi için büyük gayret ve çaba içinde olduğumuzu, kendilerinin de kışkırtan, engelleyen, çatışma ortamı yaratan polis tutumunu, yerel yöneticilerin tutumunu engellemeleri gerektiğini ifade ettik."


Meclis'in birkaç gün sonra tatile gireceğini anımsatan Kışanak, parti olarak Meclis'in bu sene bu kadar önemli bir süreç varken tatile girmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Parlamentoyu gerektiğinde olağanüstü toplantıya çağırabilecek bir mekanizmanın olması gerektiğini ifade eden Kışanak, "Biz bu süreci nasıl yöneteciğiz, ne yapmayı düşünüyorsunuz? Birlikte bir komisyon, bir diyalog, grup başkanvekilleri arasındaki istişare mekanizması olarak bir mekanizma kuralım bundan sonraki süreci doğru işletelim diye bir öneriyle gittik. Onlar da bu öneriyi ciddiye aldılklarını, değerlendireceklerini kendilerde ifade ettiler" dedi.

Kışanak, görüşmede hükümet yetkilileri de bu konunun üzerinde duracaklarını, tartışacaklarını ve bu konuda bir çalışma ortamı yaratılması için bir yaklaşımı olacağını ifade ettiklerini söyledi.

Bu komisyonun işlevine ilişkin soruya Kışanak, "Barış sürecinin görüşmelerinin çatışmasızlık halininin kalıcı olarak temin etmeyle ilgili çalışmaların daha kapsamlı olarak ele alınabileceği bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şimdiye kadar ortaya çıkan sorunlardan da gördük. Akil insanlar heyetine ilişkin gördüğümüz eksiklere, hatalara rağmen gene de pozitif katkıları olduğunu görüyoruz. Bu tür mekanizmalar eksiksiz ve ihtiyacı tam karşılayacak şekilde kurulabilirse sürecin ilerletilmesi konusunda önemli rol ve işlev görürler" karşılığını verdi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın, "kimsenin hayal edemeyeceği bir paket hazırlıyoruz" sözlerinin hatırlatılması üzerine Kışanak, bugün basında bu konuda kaynağını bilmedikleri haberlerin yer aldığını anımsatarak, "Hükümet, bu görüşmelerimizde bu paketi bizim önümüze koysun. Çıksın kamuoyuna açıklasın. Biz de nasıl bir çözüm önerdiklerini, ne yapacaklarını bilelim. Ona dair görüşlerimizi, önerilerimizi söyleyelim. Bu görüşmelerde basına yansıyan maddelerle ilgili bizim önümüze konulmuş bir öneri yoktur" diye konuştu.

"Önemli bir karar"

"Lice ile ilgili endişeleri dile getirdiğiniz de nasıl bir tepki aldınız?" sorusuna Kışanak, "(Bu ölümün yaşanması vahimdir. Bu olmamalıydı. Müfettiş gönderdik, sonucunu bekliyoruz) dediler. Hala kaç gün geçti, müfettiş göndermişler, gelecek raporu beklediklerini ifade ediyorlar. Biz de bunun yeterli olmadığını kendilerine ifade ediyoruz" yanıtını verdi.

Barış sürecinin sivil alandan, siyasi partiler dışındaki alandan destek almaya ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Kışanak, bir gözlem heyetinin oluşması bu heyetin tüm taraflarla sürekli diyalog içerisinde olması, sorun çıktığında nasıl çözülebileceği konusunda görüş ve öneri ifade etmesinin önemine değindi.

Uzun tutukluluk süreleriyle ilgili AYM'nin kararına ilişkin bir soru üzerine Kışanak, bunun önemli bir karar olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Çünkü yargılama bitsin, bütün hukuki aşamalar tamamlansın ondan sonra gel bana, ben uzun süre tutuklu kaldım demek manasız ve mantıksız bir şeydir. Geciken adalet adalet değildir. Zamanında gerçekleşmesi için yapılması gereken şey buydu. Bu nedenle alınan karar önemlidir, doğrudur. Bununla ilgili başka bazı çalışmalar yapılmalı. Bazı konularda aynı yaklaşım ve tutum gösterilmelidir."