''Kopenhag'a giden yolda iklim değişikliği konferansı''

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, iklim değişikliğiyle mücadelede emisyonun azaltılmasının yanında, yutak orman alanlarının çoğaltılması gerektiğini belirterek, ''Gelin Kopenhag'da bir fon oluşturalım. İmkanları sınırlı olan ülkelere destek verelim ve dünyayı yeniden ağaçlandıralım'' dedi.

12 Kasım 2009 Perşembe, 10:23
Abone Ol google-news

Eroğlu, Nişantaşı Sofa Otel'de TBMM ve Çevre İçin Küresel Parlamenterler Komisyonu GLOBE Avrupa tarafından düzenlenen, ''Kopenhag'a Giden Yolda İklim Değişikliği, Küresel Tehditler ve Düşük Karbon Refahı Konferansı''nın açılışında bir konuşma yaptı.
İklim değişikliğine karşı ortak küresel bir mücadelenin gerektiğini anlatan Bakan Eroğlu, Türkiye'nin bu konuya çok büyük önem verdiğini ifade etti.

Türkiye'nin 2004 yılında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne, bu yılın Ağustos ayında da Kyoto Protokolü'ne taraf olduğunu anımsatan Eroğlu, Meclisin protokolü yüzde 98 gibi çok büyük bir oy çokluğuyla onaylamasının Türkiye'nin bu konuya verdiği önemi gösterdiğini kaydetti.

Eroğlu, Türkiye'de toplam sera gazı emisyonunun 372.6 milyon ton olduğunu, bunun 76 milyon tonunun yutak alanları denilen orman alanlarıyla absorbe (emmek) edildiğini belirterek, ''Türkiye'de kişi başına sera gazı emisyonu 4.5 ton. Bu rakam ABD'de 24.5, Kanada'da 23.4, Danimarka'da ise 11 ton. Mukayese edildiğinde Türkiye'de kişi başına emisyon çok daha düşük'' diye konuştu.

Dünyada atmosfere salınan gazların yüzde 29.3'ünün ABD, yüzde 26.5'inin AB üyesi ülkeler, yüzde 8.1'inin Rusya, yüzde 7.6'sının Çin tarafından üretildiği bilgisini veren Eroğlu, Türkiye'nin bu tarihi süreçteki sorumluluğunun binde 5 kadar olduğunu dile getirdi.
Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, Türkiye'nin gelişen ekonomisi ve artan nüfusuyla sera gazı emisyonlarında ileriki yıllarda artış beklenebileceğini, ancak kişi başı milli gelir dikkate alındığında, bu artışın daha da azalacağını ifade etti.

Türkiye'nin, düşük karbonlu kalkınmayı hedefleyen bir ülke olduğunu dile getiren Eroğlu, Kyoto Protokolü'nün birinci yükümlülük döneminde herhangi bir sera gazı azaltımı veya sınırlandırılması yükümlülüğü olmamasına rağmen, ulaşım, tarım, enerji gibi pek çok sektörde azaltım ve sınırlamalar gerçekleştiğini söyledi.

Eroğlu, Türkiye'nin yenilenebilir enerji konusunda da son 6 yılda büyük bir hamle yaptığını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ülkenin rüzgar haritasının çıkarıldığını ve pek çok yerde lisanslar verildiğini söyledi. Rüzgar enerjisinin Türkiye'de yaklaşık 10 bin megavatlık, hidroelektriğin de 130 milyar kilovat saatlik potansiyeli olduğuna işaret eden Bakan Eroğlu, 2002 yılında yüzde 20'si kullanılan bu potansiyelin ancak yüzde 40'a çekildiğini kaydetti.

Veysel Eroğlu, özel sektörün devreye sokulmasıyla, hidroelektik santralleri için 1500 müracaat olduğunu, inşa edilecek yeni HES'lerle 75 milyar kilovat saatlik temiz enerji üretileceğini belirtti.

Enerjinin verimli tüketilmesi, daha kaliteli alternatif yakıt kullanılması, hidrojenin toplu taşıma araçlarında ve bazı tesislerde devreye sokulması gibi önemli adımlar atıldığını anlatan Eroğlu, katı atık eylem planıyla de katı atık tesislerinin 11'den 41'e çıktığını hatırlattı.

Bakan Eroğlu, araçlarda alternatif yakıt kullanımlı eski araçların trafikten çekilmesi gibi önlemlerin alındığını, hibrit araçların ülkede kullanılmaya başlandığını, bazı otomotiv sanayicilerinin de bu araçları üretmek istediklerini vurguladı.

"Marmaray ile 130 bin ton emisyon azalacak"

Büyükşehirlerde raylı ulaşım çalışmalarını başlattıklarını, İstanbul'da çalışmaları devam eden Marmaray'ın 2013'de tamamlanacağını ifade eden Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, ''Bir Marmaray ile yılda 130 bin ton sera gazı emisyonu azalmış olacaktır'' diye konuştu.
Geçen yıl tüm kurum ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla bir ağaçlandırma ve erozyon kontrolü hedefi koyduklarını, 2012 yılına kadar 2 milyon 300 bin hektarlık alanın erozyon kontrolü için ağaçlandırılmasının hedeflendiğini dile getiren Eroğlu, bu çerçevede 2008'de öngörülen 420 bin hektarlık alan yerine 463 bin hektarlık alanın ağaçlandırıldığını belirterek, ''İnanıyorum ki 2012 yılında 2 milyon 300 bin yerine 3 milyon hektarlık alanı tamamlayacağız'' dedi.

Veysel Eroğlu, 2012 yılı sonuna kadar 181 milyon ton karbonmonoksidin bu yutak alanlarda tutulmuş olacağını vurgulayarak, ''Şahsi kanaatim, iklim değişikliğiyle mücadelede emisyon azaltılmasının yanında yutak orman alanlarının çoğaltılması lazım. Gelin Kopenhag'da bir fon oluşturalım. İmkanları sınırlı olan ülkelere destek verelim ve dünyayı tekrar yeniden ağaçlandıralım'' diye konuştu.

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga da Türkiye'de küresel iklim değişikliğiyle mücadelede 2-3 yıl içinde çok önemli mesafe katedildiğini belirtti.

Sera gazı emisyonunun, 1990'da 170 milyon ton iken, 2007'de 372 milyon tona çıktığını, ancak 1990'da 3 bin dolar olan kişi başı milli gelirin 2007'de yaklaşık 10 bin dolara yükseldiğini belirten Özdalga, ''Her 1 milyon dolar mal ve hizmet üretimi başına hesaplandığında, 1990'dan 2007'ye 873 ton emisyondan 575 ton emisyona indik. Bu rakam aşağı yukarı 3'te bir oranında azaltıldı'' diye konuştu.