'Korku imparatorluğunu bir haftada yıktık'

Gezi Parkı direnişi toplumun tüm kesimlerini Taksim'de buluşturdu...

06 Haziran 2013 Perşembe, 10:24
Abone Ol google-news

Türkiye’nin her yerindeki, toplumun her kesiminden insanlar, baskıların, yasakların olmadığı özgür bir geleceğin hayalinden söz ediyor. Bugün itibarıyla 10. gününü dolduran Gezi Parkı direnişi, Türkiye’de yaratılan korku imparatorluğu atmosferini, kelimenin tam anlamıyla yıktı. Biz de küçük bir kıvılcımın büyük bir halk hareketine dönüşme sürecini, ilk günden bugüne kadar olanları, gelinen son noktayı oradaki halkla konuştuk. Süreci değerlendiren her birey, olayları farklı bir bakışla yorumladı, farklı kazanımlara işaret etti.


 

HAYATIMIN İLK EYLEMİ

18 yaşındaki lise öğrencisi Mehmet Ü. ile Osmanbey’de tanışıyoruz. Okuldan arkadaşlarıyla buluşmak için tek başına, hızlı adımlarla Taksim’e yürüyor. Heyecanlı çünkü hayatında ilk kez bir eyleme katılmış. Öfkesi ise Türkiye’de son bir yılda yaşananlara... Söze “Başta Reyhanlı” diye başlayan Mehmet, “Başbakan’ın insanların dini duygularını her geçen gün daha fazla kullanması, polis terörünün artması ve son olarak alkol yasağı beni çok rahatsız etti” diyor.

Eylemlerin başladığı ilk günden itibaren sokakta olduğunu belirten Mehmet şöyle devam etti: “Kendimizi ispat etmek için direnmek zorundayız ve ispat ediyoruz da. Türk, Kürt, Laz herkes birlik olmuş durumda, herkes bu direnişe inanıyor..”

AKP ile büyüyenlerin isyanı

Ailesiyle Taksim’e çıkan Necati Sönmez 48 yaşında ilkokul öğretmeni. Süreci yorumlarken kullandığı ilk ifade “Politik olmayanlar politize oldu. İnsanlar doğal bir süreç içinde eylemci oldu” diyor. Bugüne kadar hiçbir durumu protesto etmemiş olan 16 yaşındaki oğlunun, ilk kez ve ilk günden itibaren Taksim’e çıktığını belirterek, “Bu eylemlerin güzelliği de eksisi de siyasi bir programın olmaması. Dikkat ederseniz meydanlardaki insanların büyük bir çoğunluğu 1990 kuşağı. Bir başka deyişle AKP iktidarı döneminde büyüyen çocuklar. Bu çocukların öfkeleri dışa vuruyor, onlar yasaklara başkaldırıyor. Türkiye’deki korku imparatorluğu yıkılıyor” diye konuşuyor.

GERÇEK BİR HALK DİRENİŞİ

Bir grup arkadaşıyla Gezi Parkı’nda oturan Rojda Tekin, 24 yaşında üniversite öğrencisi. Eyleme katılanların marjinal olarak nitelendirilmesine yalnızca gülümseyerek yanıt veriyor. “İlk günden beri burdayım. Artık yasaklamalar insanları bezdirdi. Farklı kesimlerin üzerinde kurulan baskı beni de bezdirdi. Bu süreçte gerçek bir halk direnişi yaşandı, talepler açığa çıktı. Şu anki tepki tabii ki ağaçların kesilmesine yönelik değil, hem neden öyle olsun ki” sorusunu yöneltiyor.

Farkındalık yarattı

31 yaşındaki makine mühendisi Ümit Çıplak, Türkiye’deki korku imparatorluğunun yıkıldığını belirterek, “Herhalde bundan sonra bir adım atmadan önce insanların hassasiyetleri göz önünde bulundurulur. Bu eylemler toplumun her kesiminde, iktidarın her kademesinde farkındalık yarattı. Benim bu eylemlere katılma nedenim adalet istemem. Ama herhalde herkesi ortak paydada buluşturan iktidarın ‘ben yaptım oldu’ tavrı” diyor.

Eylemcilerin yarısı AKP’li

Serap Parlak, 28 yaşında ve bir hastanede sekreter olarak çalışıyor. Barbaros Bulvarı’ndan Beşiktaş’a inerken konuşuyoruz. O da söze, “Biz halkız gördüğünüz gibi, marjinal değiliz” diye başlıyor. “Bence büyük bir başarı elde edildi. Eyleme katılanların neredeyse yarısının AKP’ye oy vermiş kişiler olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra ‘asarım, keserim’ler bitecek. Artık herkes kafasını yastığa koyduğunda nerede yanlış yaptığını düşünmek zorunda” diyor ve yanındaki arkadaşlarından ikisini işaret ederek, “İşte bunlar AKP’ye oy verdi mesela” ifadelerini kullanıyor.

Bu rüya hiç bitmesin

Gezi Parkı direnişine katılan ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık, “Şu an Taksim’de bir rüya yaşanıyor” diyor: “Yüz binlerce insan bu rüya bitmesin diye dua ediyor, kâbusa dönüşmesin diye. Burada gürdük ki, bir arada olursak, kimse bizi kutuplaştıramaz. Burada yeni bir nesil var, o nesli ise şöyle tanımlayabilirim: taraftar ruhlu, isyankâr, eğlenceli, fırlama, hafif de dindar.”