"Koşullar normal olmaktan uzak"

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, küresel ekonomide finansal koşulların iyileştiğini ancak, henüz normal olmaktan uzak olduğunu belirterek, "Dünyanın ekonomik çıkış sağlaması için finansal istikrara ve özel talepte iyileşmeye kavuşması gerekiyor" dedi.

01 Aralık 2009 Salı, 13:47
Abone Ol google-news

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Habur'un Türkiye ihracatının atar damarı olduğunu belirterek, Habur'un bölgedeki stratejik geleceğin sembolü olduğunu kaydetti. Gaziantep'i örnek veren Büyükekşi, Gaziantep'in Irak'a en fazla ihracat yapan il olduğunu, yıl sonunda buradan Irak'a yapılan ihracatın 1.3 milyar doları aşacağını söyledi. Habur'dan geçecek araç sayısının bu sene sonunda 520 bin olmasını beklediklerini anlatan Büyükekşi, bu yıl sonunda Irak'a olan ihracatın 5 milyar doları aşmasını öngördüklerini kaydetti. Türkiye'nin dört bir yanındaki ihracatçılara Irak'taki potansiyelin değerlendirilmesi için çağrıda bulunan Büyükekşi, "Son bir yıl, dünya çapında zor bir ekonomik dönem oldu. Bu bağlamda özel sektörün de çok zorlanacağı, büyük likidite sorunu yaşayacağı düşünülüyordu. Ancak özel sektör bu zorlu sınavda büyük bir başarı gösterdi. 2009 yılı dış borç çevirme konusunda oldukça iyiydi" diye konuştu.
 

"Özel sektörün borcu azaldı"

Özel sektör kuruluşlarının yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcuna ilişkin bakiyenin, yılın ilk dokuz ayında yüzde 6 azaldığının altını çizen Büyükekşi, özel sektörün borç bakiyesinin 132.2 milyar dolara gerilediğini belirtti. "Bu durum Türkiye özel sektörü için çok büyük bir başarıdır" diyen Büyükekşi, tüm küresel kriz etkisine karşın şirketlerin borçlanmalarını arttırmadıklarını, bilakis azaltmayı başardıklarını söyledi. Büyükekşi, bu durumun umut verici ve moral tazeleyici olduğunu ifade etti.
 

"Krizin en kötü döneminde değiliz"

Küresel ekonomide finansal koşulların iyileştiğini ancak, normal olmaktan henüz uzak olduğunun altını çizen Büyükekşi, şöyle devam etti:

"Dünyanın ekonomik çıkış sağlaması için finansal istikrara ve özel talepte iyileşmeye kavuşması gerekiyor. Belli başlı gelişmiş ülkeler özellikle hala kırılganlığını koruyor. Elbette krizin en kötü döneminde değiliz artık. Güvenin tekrar sağlanmaya başladığına dair işaretler var. Fakat birçok gelişmiş ekonomide bankacılık sistemleri sermaye yetersizliği içerisinde. Tüketiciler ise zayıf finansal pozisyondalar ve yüksek işsizlik de buna eklenince küresel talepte bir artışın çabuk gerçekleşmesini beklemiyoruz. Bu nedenle Türkiye ihracatçıları mutlaka yeni ve alternatif pazarlar bulmalı, pazarlarını çeşitlendirmelidir. Bulundukları pazarlarda paylarını artırmalılar."
 

"Komşu ülkelere yapılan ihracat sigorta görevini görüyor"

Türkiye'nin küresel krizden en çok etkilenen gelişmiş ülkelere büyük miktarlarda ihracat gerçekleştiren ülke konumunda olduğunu vurgulayan Büyükekşi, "Ancak Türkiye'nin bir yandan da komşu ve çevre ülkelerle de ihracatını arttırmaya yönelik girişimleri tam bir hızla sürmektedir. Bu girişimler hem toplam ihracatımızı arttırmakta, hem Türkiye'nin bölgedeki lider ülke olma iddiasını perçinlemekte hem de küresel kriz gibi olası ekonomik sorunlara karşı bir sigorta görevi görmektedir" diye konuştu.
 

"İhracat inanılmaz değişim kaydetti"

Türkiye ihracatının son yıllarda inanılmaz bir değişim kaydettiğini ifade eden Büyükekşi, 1980'li yıllarda ihracat hamlesi başladığında Türkiye ihracatının tarım ağırlıklı olduğunu, bugün ise Türkiye ihracatının yüzde 90'a yakını sanayi ürünlerinin oluşturduğunu kaydetti. İhracatçıların yeni pazarları kaliteli ürünler ile fethetmeye devam ettiğini anlatan Büyükekşi "TİM olarak, bugüne kadar uygulanan para ve kur politikalarının döviz üzerinde aşırı bir baskı oluşturduğunu, bu baskı sonucunda değerlenen TL'nin de ithalatı patlattığını savunduk. Bazı ara mallarının Türkiye'de üretilmediği için ithal edildiğini biliyoruz. Petrokimya ve demir çelik gibi sektörlerde hammadde ve aramalının çok büyük bir bölümü dışarıdan gelmek zorunda. Bu yapısal bir durum" dedi.

"Yatırım yapılması halinde ihracatçı malları iç piyasadan temin eder"

Yatırımların yapılması halinde ihracatçının bu malları iç piyasadan temin edeceğinin altını çizen Büyükekşi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ama bir çok sektörde ise, kur dolayısıyla içeride üretmek mümkün olmadığı için, firmalar ucuz enerji ve ucuz işçiliği de ithalat yoluyla yurtdışından getirmiş oluyorlar. Döviz kurunda dramatik bir düşüş olmasaydı, aramalı ithalatının da içerde üretilmesi ve cari açığın temel sebebi olan dış ticaret açığının da düşmesi mümkün olacaktı. Sene başında kur 1.7'leri gördüğünde bundan sonra ihracatçıların ara malları da Türkiye'den temin edeceklerini söylemiştik."
 

"İhracattaki artış umut verici"

İhracat rakamlarını da değerlendiren Büyükekşi, iş günü kayıplarına karşın ihracat artışının umut verici olduğunu söyledi. Büyükekşi, "Ekim ayında başlayan düzelme devam ediyor. İhracat bir öncü gösterge. Bundan sonra sanayi istihdamında, kapasite kullanımında ve en önemlisi büyümede olumlu gelişmeler göreceğiz" dedi.