Mehmet Ayvalıtaş'ın annesi oğlunun acısına dayanamadı

Gezi parkı direnişinde hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş'ın annesi oğlunun acısına dayanamadı. Sabah saatlerinde fenalaşan Fadime Ayvalıtaş hayatını kaybetti.

13 Aralık 2013 Cuma, 11:14
Abone Ol google-news

Taksim Gezi Parkı eylemlerine destek vermek için 1 Haziran günü Ümraniye'de düzenlenen eylem sırasında, yolu trafiğe kapatmak isteyen grubun arasına giren cipin çarptığı Mehmet Ayvalıtaş (20) yaşamını yitirmişti. Anne Fadime Ayvalıtaş, oğlunun katillerinin yakalanması için de birçok eyleme katılmıştı. Üzüntüsünden kalp rahatsızlığı yaşadığı öğrenilen Fadime Ayvalıtaş, birkaç kez de tedavi görmüştü. Kalp kapakçıklarında sorun olduğu belirtilen Ayvalıtaş, bu sabah yine rahatsızlandı. Fadime Ayvalıtaş, eşi ve çocukları tarafından en yakın olan Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülmek istendi. Ancak yoğun trafik nedeniyle Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Burada müdahalede bulunulan Fadime Ayvalıtaş, sabah saatlerinde yaşamanı yitirdi. Cenaze Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi'ne ait araçla Mustafa Kemal Mahallesi Cemevi'ne götürüldü. Önce oğlunu ardından eşini kaybeden Ali Ayvalıtaş'ı ise mahallede bir kıraathanede toplanan yakınları ve tanıdıkları teselli etti. Oğlunu kaybettikten sonra eşini de kaybedince travma yaşadığını belirten acılı eş şöyle konuştu:

Eşimin hiçbir hastalığı yoktu. Mehmet'ten sonra büyük bir travma yaşadık. Biz bu acıları yaşarken palalıyı serbest bıraktılar. Mahallemizden insanları tutukladılar. Yani bizi insan yerine koymadılar. Acı üstüne acı yaşattılar bize. Adaletin olmadığını ayaklar altında olduğunu gösteriler. Bizlerle dalga geçtiler. Uyudular. Bizim katili serbest bıraktılar. Tutuklamaya gerek görmediler. O anda şok olduk. Yıkıldık. Bir kez daha yıkıldık. Bir daha orada Mehmet'in ölümünü yaşadık. Eşim sürekli 'Biz bunları hak etmiyorduk. Biz memleketimize ne yaptık. Kimseye bir kötülüğümüz yapmadık' diyordu. Kimsenin malında gözümüz olmadı. Biz Allah'tan korkumuzdan aç yatarız. İnsanları dinsizlikle suçladılar. Bu çok yaralamıştır. Ethem Sarısülük'ün davasından dönerken rahatsızlık geçirmişti. Bizi korkuttu. Kendine geldikten sonra bana ne oldu dedi. Doktora gitmek istemedi. Doktora götürdüğümde üzüntüden kalp kapakçıklarının şiştiğini söylediler. Kan değerinin düştüğünü söylediler. İlaç verdiler. Dün bir daha bir baygınlık geçirdi. Kendine getirdik. Dün akşam yemek yedi ilaçlarını aldı. Sabah banyoda baygınlık geçirdi. Bir daha da uyandıramadık"