Mehmet Şimşek'ten dinleme iddiasına tepki

İngiltere'nin, 2009 yılında Londra'da yapılan G20 zirvesinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i gizli olarak dinlediği iddiasında bulunan The Guardian gazetesine Şimşek yazılı açıklama yaparak tepkide bulundu.

17 Haziran 2013 Pazartesi, 09:24
Abone Ol google-news

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, The Guardian'ın iddialarına ilişkin, "Bu iddialar doğru çıkarsa en sert şekilde kınanacak ve gereken yapılacaktır" dedi.

Bakan Şimşek, The Guardian'ın iddialarına yönelik yazılı açıklama yaptı. Dışişleri Bakanlığının konuyu araştırdığını belirten Şimşek, "Bu iddialar doğru çıkarsa en sert şekilde kınanacak ve gereken yapılacaktır" şeklinde değerlendirmede bulundu.

İngiliz Guardian gazetesi, 2009 yılındaki G20 zirvesinde İngiltere'nin Maliye Bakanı Şimşek'i dinlediğini yazmıştı.

Guardian gazetesinde yer alan haberde, Maliye Bakanı Şimşek, G20 zirvesine katılmak için Londra'ya geldiği sırada İngiltere'de hükümete bağlı iletişim ve istihbarat birimi GCHQ tarafından dinlendiği iddia edilmişti. Gazeteye sızdırılan GCHQ raporunda, Şimşek'in dinlenme nedeninin savunma ve güvenlik amaçlı değil, "Ankara'nın mali denetim ve reformlara bakışının öğrenilmesi" amacı taşıdığı kaydedilmişti.

Haberde ayrıca 2 Eylül 2009 tarihinde G20 zirvesi çerçevesinde yapılan maliye bakanları toplantısına katılmak için Londra'ya gelen Şimşek ve beraberindeki 15 kişilik heyetin, "Türkiye'nin diğer G20 ülkeleriyle işbirliği yapıp yapmayacağının anlaşılması" için de dinlendiğinin ortaya çıktığı öne sürülmüştü.


Dışişleri Bakanlığı: İddialar kaygı verici


Dışişleri Bakanlığı, İngiliz The Guardian gazetesinde yer alan iddiaların kaygı verici olduğunu, bu konuda İngiliz makamlarından resmi açıklama beklendiğini bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu gazetenin bugünkü sayısındaki haberde yer alan iddiaların kaygı verici olduğu vurgulandı. Konuya ilişkin diplomatik girişimlerin başlatıldığı bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Sözkonusu haberde yer verilen iddialarda en ufak bir doğruluk payı bulunması halinde bunun öncelikle ilgili ülke açısından bir skandal teşkil edeceği aşikardır. Uluslararası işbirliğinde karşılıklı güven, saygı ve şeffaflığın esas olması gereken bir ortamda, haberin doğru olması halinde, müttefik bir ülkenin böyle bir hareketinin kabul edilemez bulunacağı açıktır. Bu konuda İngiliz makamlarının resmi ve tatmin edici bir açıklama sunması beklenmektedir. Nitekim bu konuda gerekli diplomatik girişimler yapılmıştır."