‘Mitingdeki söz ifade özgürlüğü’

Berlin Eyalet İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Torsten Akmann’dan, Berlin Eyalet Parlamentosu’nun Sol Parti Milletvekili Hakan Taş’ın verdiği soru önergesine önemli bir yanıt geldi.

06 Ekim 2018 Cumartesi, 23:12
Abone Ol google-news

 

Eyalet Parlamentosu’na Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın uçağının Berlin’e indiği gün 27 Eylül’de ulaşan cevapta, Erdoğan’a miting ve yürüyüşlerde “alenen” bazı sıfatlar yakıştırılmasının Berlin Savcılığı tarafından Alman Anayasası’nın 5. maddesinde tanımlanan düşünce  özgürlüğü çerçevesinde değerlendirileceği bildiriliyor. Hakan Taş’ın konuyla ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

-Neden böyle bir soru önergesi verdiniz?

Erdoğan karşıtı veya AKP’yi protesto yürüyüşlerinde birçok insan hakkında, söylemlerinden ve attığı sloganlardan dolayı polis tarafından soruşturma açılmıştı. Biz bunların önlenmesi için, yani polisin kendi başına yürüyüşlerde karar vermemesi için, böyle bir soru önergesini vermeyi uygun gördük. Böylelikle gerçekten belli söylemler ceza unsuru oluşturuyor mu, oluşturmuyor mu, bunun cevabını doğrudan alabilmek için böyle bir soru önergesi verdik.

-Berlin Eyalet İçişleri Bakanlığı’nın yanıtını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Her şeyden önce belli söylemlerin sadece polisin yerinde alabileceği bir karar ile yasaklanamayacağını en azından tespit etmiş olduk. Dolayısıyla bu gibi durumlarda, bundan böyle benzeri yürüyüşlerde, belli söylemlerde, belli sloganlarda polis bundan doğrudan ya savcılığı, ya da polisin hukuk dairesini olaya dahil ederek gerçek anlamda herhangi bir şekilde “ceza unsuru oluşturuyor mu oluşturmuyor mu” diye sorması gerektiğini tespit etmiş olduk. Bu, sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalar için de geçerli bence. En azından Almanya’da geçerli. Türkiye’deki yasalar farklı tabii. Ama bu karar sosyal medya paylaşımları için de böylesi söylemlerin Alman hukuku açısından herhangi bir sorun oluşturmadığını ortaya koyuyor. Yani herhangi bir şekilde insanlar belli bir kişiyi “katil ya da faşist” olarak görüyorsa, o insanlar yürüyüşlerde bunu söyleme özgürlüğüne sahip. Demokrasilerde nasıl Erdoğan, örneğin Almanya’ya, başbakanına veya Alman devletine, “Nazi devleti” kıyaslaması yapabiliyorsa, o özgürlüğe sahipse, kendisine de belli söylemler söylendiğinde bence rahatsız olmaması gerekiyor.

Önce Berlin

-Sadece Berlin için mi geçerli bu değerlendirme yoksa bütün Almanya’yı da kapsıyor mu?

Öncelikle Berlin için geçerli. Ama bence hukuki açıdan savcılıkça yapılan bir tespit ise bütün Almanya için de geçerli olmalı. Türkiyelilerin yoğun yaşadığı bölgelerde, doğu eyaletlerini kapsamıyor, ama örneğin Hessen, Hamburg, Bremen gibi eyaletlerde soru önergeleri verilip, bunların cevapları en kısa zamanda alınabilir. Federal Meclis’te de genel bir soru önergesi verilebilir, ama toplanma yasası eyaletlerin bünyesinde karar verilen bir alan olduğundan, eyaletlerin kendi kararlarını vermesi gerekiyor.