Nazlı Ilıcak, Erdoğan'la dalga geçti: Hüloğğğğ

Bugün gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak, Recep Tayyip Erdoğan için yazılan Dombra şarkısını yazısına tışıdı ve 'Hüloğğğğ' diye noktaladı.

16 Ağustos 2014 Cumartesi, 12:37
Abone Ol google-news

AKP'de kimin başbakan olacağı ile ilgiliiç hesaplaşmalar başlarken Abdullah Gül'ü sevenler ve devre dışı bırakmak isteyenler arasında büyük bir kavga yaşandığı iddia ediliyor.

Abdullah Gül'ün siyasi geleceğiyle ilgili tartışmalara Bugün gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak, Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas'ın "Gül CHP’ye Genel Başkan olsun" sözlerini köşesine taşıyarak katıldı. 

"AKPli olmak, aynı Tayyip Erdoğan gibi hissetmek, konuşmak ve muhakeme yürütmek anlamına geliyor" diyen Nazlı Ilıcak, Dombra şakısıyla dalga geçerek, yazısını "Gül, anasını alıp gider. Bize Tayyip Erdoğan yeter… Hüloğğğ…" sözleriyle noktaladı.

Bilindiği üzere 'Hüloğğğğ' haykırışı Gezi olaylarından sonra Kazlıçeşme'de Erdoğan'ın mitinğinde bir kadın tarafından söylenmiş ve daha sonra da bu ifade AKP karşıtları tarafından kullanılmıştı. 


Nazlı Ilıcak'ın 'Gül, CHP'ye mi genel başkan olmalı?' başlıklı bugün yazısı şöyle:

GÜL'ÜN ÇEVRESİ UYUMSUZLUK YARATIYOR

Çok ilgi çekici bir haber okudum. Mehmet Barlas, NTV’de katıldığı bir programda, “Partime dönüyorum, bundan doğal bir şey olamaz” diyen Abdullah Gül hakkında konuşmuş ve Cumhurbaşkanı’nın AKPli olmayan çevresinin uyumsuzluklara yol açtığını iddia etmiş. Barlas’ın sözlerini şöyle özetleyebiliriz:

“Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan beraber yürüdüler; beraber ıslandılar. Ama Gül’ün Köşk’e çıkmasının ardından, bir çevre problemi oluştu. Çankaya’daki çevresinde AKP ile hücre uyuşmazlığı gösteren insanlar oldu. Bu çevre, AKPli değil; bunun bilinmesi lâzım. Eğer Abdullah Gül AKP’ye dönecekse, bu çevrenin AKP’de yeri olamayacağı kesin.”

TAYYİP ERDOĞAN GİBİ HİSSETMEK 

Mehmet Barlas, geniş bir muhiti olan, özellikle AKP ile yakın teması bulunan bir gazeteci. Demek, Tayyip Erdoğan ve yakın mesai arkadaşları, Gül’ün çevresine karşı mesafeli. Onları, AKP’den farklı düşünmekle suçluyor. Bu noktada bir parantez açalım: Anlaşılıyor ki, Erdoğan’ın danışmanlarının gözünde AKPli olmak, aynı Tayyip Erdoğan gibi hissetmek, konuşmak ve muhakeme yürütmek anlamına geliyor.

GÜL CHP'NİN BAŞINA GEÇSİN 

Barlas’ın bu tespitini takip eden cümleleri ise, herhalde lâtife mahiyetinde sarf edilmiş. Zira Barlas diyor ki: “Eğer Gül, Türk siyasetine hizmet etmek istiyorsa, AKP’ye gelmek yerine CHP’ye Genel Başkan olsun. Çünkü onların ihtiyacı var buna. AKP’nin beyne, başarıya falan ihtiyacı yok. Belki MHP’ye de yardımcı olabilir. AKP Tayyip Erdoğan ile zaten zengin.”

FAKİR PARTİLERE GİTMELİ

“Tek bir Erdoğan dünyaya bedel!!!” Demek, AKPliler’in itiraz etmeden Erdoğan’ın ağzından çıkan her sözü benimsemelerinin temelinde bu zihniyet yatıyor. Ben sanırdım ki demokrasilerde, “tek adam”a biad etmekten ziyade, farklı fikirlerle zenginleşen bir kurumsal kimlik hâkimiyeti arzu edilir. Eğer Barlas’ın iddiasının sağlamasını, başarı ölçüsüne göre yaparsak, benim gibiler, yanılan cenahta yer alır. Öyleyse, Barlas haklı: “AKP Tayyip Erdoğan ile zengin” Gül, fakir partilere gitmeli…

HÜLOĞĞĞĞ 

Galiba, hepimizin, Dombra Türküsünün nağmeleriyle bağırma zamanımız geldi: “Ezilenlerin gür sesidir o/Suskun dünyanın hür sesidir o/Göründüğü gibi olan, gücünü milletten alan/Recep Tayyip Erdoğan/Söz dosdoğru; yoktur riyası/ Zalimlerin korkulu rüyası;/İnandığı yolda gider, yıllardır beklenen lider/Recep Tayyip Erdoğan.”

Ve tabii “Hüloğğğğ”layalım: “Gül, anasını alıp gider. Bize Tayyip Erdoğan yeter… Hüloğğğ…”

NAZLI ILICAK'IN YAZILARI