"Ne emir aldım ve ne de emir verdim"

''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasıyla birleştirilen, ''Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri'' davasının tutuklu sanığı Korgeneral Mehmet Eröz, ''Ben hiçbir zaman hükümet aleyhine bir haberin internet sitelerine konması için ne teklif aldım, ne emir aldım ve ne de emir verdim. Böyle bir faaliyetin yapıldığından da haberim yoktu'' dedi.

18 Ekim 2011 Salı, 18:27
Abone Ol google-news

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan Eröz, hiçbir zaman yasa dışı bir yapılanmanın içinde yer almadığını belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde görev yapmaktan başka hiçbir örgüt içinde olmadığını söyledi.

Eröz, 20 Ağustos 2008'de Genelkurmay Harekat Başkanı olarak göreve başladığını ifade ederek, göreve başlarken kendisine hiç kimsenin, internet sitelerine ''basında çıkan hükümet aleyhine olduğu iddia edilen yazıların konulduğundan'' bahsetmediğini belirtti.

Eröz, görevi sırasında da hiçbir zaman internet sitelerinde yayınlanmak üzere önüne yazı gelmediğini, kendisinden onay istenmediğini, onay da vermediğini, bu konuda ne bir emir aldığını, ne de böyle bir emir verdiğini öne sürdü.

Hükümet aleyhine olduğu iddia edilen basında çıkan yazıların konulduğu internet sitelerinin varlığını, 4 Şubat 2009'da yine basındayer alan haberlerden öğrendiğini savunan Eröz, ''Basında hükümet aleyhine çıkan yazıların konulduğu iddia edilen sitelerdeki yazıların tamamı, benim göreve başlamamdan önceki tarihlere aittir. Benim Harekat Başkanı olarak görev yaptığım sürede söz konusu sitelere bilgi konmuşsa benden habersiz olarak konmuştur. Ben hiçbir zaman hükümet aleyhine bir haberin internet sitelerine konması için ne teklif aldım, ne emir aldım ve ne de emir verdim. Böyle bir faaliyetin yapıldığından da haberim yoktu'' diye konuştu.

''İnternet Andıcı''

Andıcı hazırlama görevini Harekat Başkanlığı olarak kendilerinin aldığını ifade eden Eröz, şöyle dedi:
''Burada bizim yaptığımız, andıcın, önce Harekat Başkanlığı tarafından hazırlanıp sonra diğer başkanlıkların koordine parafelerinin alınması şeklinde olmuştur. Andıçta, tanıtım ve bilgilendirme maksatlı dört ayrı konuda internet sitesi (terör örgütleri, laiklik karşıtı eylemler, kurumu tanıtma, iç ve dış kamuoyunu bilgilendirme) kurulması öngörülmekte idi. İşletilmesi planlanan dört ayrı konudaki internet sitelerinin daha önce kapatılan internet siteleri ile bir bağlantısı veya bağı yoktur. Andıçta, bu yönüyle eski sitelere atıf yoktur. İrtica ile mücadele eylem planı konusunun basında yer aldığı 12 Haziran 2009'da daha kurulacak sitelerin isim ve içerikleri ile şube müdürlerinin kendi adlarına site almaları üzerinde çalışılıyordu ve sonuçları henüz bana da getirilmemişti.''

Eröz, 19 Haziran 2009'da, kamuoyunda oluşan hassasiyet de dikkate alınarak, faaliyete geçirmek üzere çalışmalar yaptıkları dört konudaki internet sitelerinin durdurulması, iptali ve yayını devam eden sitelerin kapatılması konusunda dönemin Genelkurmay 2. Başkanı tutuklu sanık emekli Orgeneral Hasan Iğsız'dan emir aldığını söyledi.

''Güvenlik temizliği''

Siteleri kapatma konusundaki maksatlarının, tamamen hukuka uygun amaç ve yöntemlerle gerçekleştirilmesi planlanan bu faaliyetin, kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açabilecek şekilde yansıtılması ihtimalinin önüne geçilmek istenmesi olduğunu vurgulayan Eröz, şunları kaydetti:
''İmzaladığım emir, açmak için hazırlık çalışmaları devam eden dört konudaki internet sitelerine ait boşa çıkan bilgisayarların MEBS Başkanlığına iade edilmesidir. Ayrıca, bir madde olarak da iade edilecek bilgisayarlara MEBS Başkanlığına, güvenlik temizliğinin yapılmasının uygun olacağı şeklinde bir hatırlatma cümlesidir. Ben, emrimde 'güvenli sil' değil, 'güvenlik temizliği' diyorum. Bilgisayarların iade edilmesi konusundaki emrimde, interneti kullanan 26 adet bilgisayar ile birlikte Bilgi Destek Dairesindeki 31 adet, İç Güvenlik Dairesinde de 45 adet olmak üzere toplam 76 adet Tsk-Net'e bağlı bilgisayarın da güvenlik temizliğinin yapılmasını istedim. Yani, güvenlik temizliğinin yapılacağı bilgisayarların çoğu Tsk-Net'e bağlı bilgisayarlardır. Burada bilgi karartmak gibi bir amacım yoktur. Zaten böyle bir amacım olsaydı bir hafta beklemezdim. İddia edilen eylem planı 12 Haziran 2009'da basında yer aldı, ben ise emri 20 Haziran'da verdim.''

Eröz, 12 Haziran 2009'da basında yer alan ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' sonrası Bilgi Destek Dairesine evrakların imhasına yönelik herhangi bir emir vermediğini iddia etti.

Görevi gereği ve yasalara uygun olarak yapılmış işlemler nedeniyle mahkemede olduğuna değinen Eröz, ''Suç işlemek ya da işlenmiş bir suçun üzerini örtmek gibi hiçbir amacım ve faaliyetim olmamıştır. Bu aşamada bihakkın tahliyeme karar verilmesini arz ve talep ederim'' diyerek savunmasını tamamladı.

Duruşma, 20 Ekim Perşembe gününe ertelendi.