Önce ulusal ve Avrupalı, sonra da küresel...

77. Venedik Festivali İtalyan filmleriyle başladı.

04 Eylül 2020 Cuma, 06:00
Önce ulusal ve Avrupalı, sonra da küresel...
Abone Ol google-news

Aile içi sorunlar, aile içinde kalsa bile bilinir; zaman zaman da üç aşağı beş yukarı tahmin edilir. Genellikle, kültürel, dinsel ya da sınıfsal farklılıklardan çok, tanıdık kıskançlıklar gibi temelde insan doğasından kaynaklandığından, özde benzer, biçimde farklıdırlar...

Mostra’nın açılış filmi “Lacci”, bu tür sıradan benzerliklerin ve farklılıkların ötesine geçemese de rahat izlenen hoş bir film. Daniele Luchetti’nin (1960) kuşkusuz en başarılı filmi değil ama günümüzün özel koşullarına uygun bir açılış filmi. Alba Rohrwacher, Luigi Lo Cascio, Silvio Orlando ve Laura Morante gibi yetenekli oyuncuların da desteğiyle sıradanlığı aşabilen, deyimin en beylik anlamıyla hem ulusal hem de küresel bir film izliyoruz...

Zorluklar ve belirsizliklerle dolu dönemlerde önce kendi içine, sonra aile çevresine, ardından da ülkesinin sınırlarına sığınan insan psikolojisi, kurumlar için de geçerli. Sinemanın geleceğine yönelik kaygıların yoğunlaştığı bu olağanüstü süreçte, Venedik Festivali’nin de yardım elini öncelikle İtalyan sinemasına uzatmasından daha doğal ne olabilir ki?

Bu bağlamda, bir gece önce izlediğimiz geleneksel ön açılış filmi “Molecole” de İtalyan yapımı bir belgeseldi. Üstelik, genç yönetmen Andrea Segre, kendi yaşamını ve erken yitirdiği babasıyla arasındaki ilişkileri sorgularken, çocukluğunu geçirdiği Venedik kentine odaklanıyor. Ayrıca, son aylarda karantina altında değişime uğrayan kenti, özyaşamsal kaygılarına koşut olarak, duyarlı bir dille sorguluyor...

“Molecole” yenilikçi bir belgesel değil ama duyarlı felsefesi ve yalın şiirselliğiyle, konusunu derinlemesine kucaklayan bir çalışma. “Arte televizyonu türünde” diye kabaca sınıflandırılan mesafeli klasik diliyle, izleyicisini insan malzemesinin kırılganlığı üzerine düşünmeye çağıran başarılı bir film...

DAYANIŞMA...

Venedik Festivali, ilk gün sunduğu filmlerle İtalyan sinemasına öncelikle destek verirken, aslında Avrupa sinemasını ve küresel yedinci sanatı da bütünüyle, dayanışma ruhu içinde kucaklamayı unutmadı. Açılış töreninde, Avrupa’daki en önemli festivallerin (Cannes, Locarno ve Karlovy Vary gibi iptal edilmek zorunda kalınanlarla, Venedik ve San Sebastián gibi zor koşullarda da olsa perdelerini açabilenlerin) yöneticileri, bu dayanışma ve ortak sorumluluk ruhunun somut göstergesi olan bildiriyi okuyarak geceye çok ciddi, ağır bir anlam yükleyiverdiler.