Polis kurşununda arpa boyu yol yok

Keçiören'de 30 Ağustos günü 8 aylık stajyer polis memuru Fatih Yılmaz tarafından "dur ihtarına" uymadığı gerekçesiyle vurulan Cem Aygün'ün ölümüne ilişkin soruşturmada ailenin eksik soruşturma şikâyeti üzerine savcı değişti.

05 Kasım 2012 Pazartesi, 09:56
Abone Ol google-news

Mustafa Yıldız’ın yerine görevlendirilen yeni savcı Atilla Ceylan, olaya karışan iki polis memurunun yeniden ifadesini aldı, ancak şüphelileri mahkemeye sevk etmeye gerek görmeyerek serbest bıraktı. Soruşturma dosyasından ise yeni skandal bilgiler çıktı. Buna göre, Cem Aygün vurulduktan sonra çağrılan ambulans yolun hemen karşısındaki Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden ancak 10 dakikada gelebilmiş. Şüpheli Fatih Yılmaz da Cem Aygün’ü vurduğu silahını olaydan ancak 1 saat sonra cinayet büro ekiplerine teslim etmiş. 10 Ekim’de yeni savcıya ifade veren Fatih Yılmaz, daha önceki ifadelerini tekrar ederken Cem Aygün’ün vurulma anı konusunda biraz daha ayrıntı verdi. Ayva Sokak’taki kovalamacayı anlatan Yılmaz, “Şahsa, dur, kaçamazsın, şeklinde ihtirlarıma devam ettim. Şahıs duraksadı, elini beline atıp arkaya doğru bakmaya çalıştığı sırada kendisini etkisiz hale getirmek için bacaklarına nişan alarak taşıdığım silahla bir kez ateş ettim” dedi.

 

İfadesini değiştirdi

Yılmaz, ateş sonrasında şahsın biraz daha yavaşlamış şekilde koştuğunu belirterek şöyle devam etti: “Yıpranmış ve düzensiz merdivenlerden inerken sağ ayağım kaydı, önce dirseklerim daha sonra sırtımı yere vurdum. Merdivende herhangi bir ıslaklık ve kayganlık yoktu. Ayağımın kayması sonucu sırtüstü yere düştüğüm sırada silahım ateş aldı.”

Yılmaz, ilk savcıya söylediği “Muhtemelen gelen bu son atışta maktul sırtından yaralanarak öldü” ifadesini, son sorgusunda kullanmadı.

 

Kovan sayısı çelişkili

Ölü muayene tutanağında Cem Aygün’ün sağ kalçasında 2 mermi giriş-çıkış deliği, kalçasının üzerinde 4. bel omurunda ise bir mermi izi yer aldığı ifade edilmişti. Öte yandan soruşturma dosyasında polislerin silahından kaç kurşun çıktığına ilişkin ise çelişkili bilgiler yer aldı. Olaydan hemen sonra 12.00’de hazırlanan ilk olay yeri krokisinde 6 boş kovan gösteriliyor. Bunlardan birinin Cem Aygün’ün hayatını kaybettiği noktada bulunduğu belirtiliyor. Aynı polisin yarım saat sonra hazırladığı görgü ve tespit tutanağında ise toplam boş kovan sayısı 8 olarak veriliyor.

Aygün’ün vurulduğu yerde ise bu kez 3 kovanın yer aldığı ifadesi kullanılıyor. Daha sonra hazırlanan polis fezlekesinde ise kovan sayısı 7’ye düşüyor. Balistik raporuna göre boş kovanlardan 5’i Yılmaz’ın silahından 2’si ise diğer polisinkinden çıkmış. İki şüpheli polisin, aynı gün saat 12.00’de hazırladıkları olay yeri tutanağında ise çarpıcı bir ayrıntı ortaya çıktı.

Buna göre, yolun hemen karşısında bulunan Keçiören Eğitim ve Araştarma Hastanesi’nden ambulans, Cem Aygün’e müdahale için yaklaşık 10 dakika sonra olay yerine geldi. Bu hastanenin acil servisi ile olay yeri arasında yaklaşık 100 metre bulunuyor. Hatta ifadelere göre, silah seslerini olaya müdahale eden acil servis görevlileri bile hastaneden duymuş.

Şüpheli polisler, vurulduktan sonra yanına gittikleri Cem Aygün’ün bilincinin açık olduğunu söylerken, Aygün’e müdahale eden sağlık görevlileri ise yanına geldikleri sırada Aygün’e ismini sorduklarını, “Cemal” yanıtını verdiğini ve sonrasında bilincinin kapandığını anlattı.