Reyhanlı çelişkiler yumağı

Asıl hedeften örgüte, yakalananlardan MOBESE'ye kadar pek çok konuda açıklamalar örtüşmedi.

16 Mayıs 2013 Perşembe, 06:55
Abone Ol google-news

Reyhanlı’daki bombalı saldırının ardından başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümet yetkililerinin yaptığı asıl hedeften saldırıyı yapan örgüte, yakalananlardan MOBESE kameralarının çalışıp çalışmadığına kadar birbiriyle örtüşmeyen pek çok açıklama ilçede yaşananları çelişkiler yumağına dönüştürdü. Saldırıdan üç gün önce Hatay Emniyeti’ne saldırı yapılacağı yönünde ulaşan ihbara karşın saldırıların önlenememesi, Emniyet ile MİT arasında “koordinasyonsuzluk ve çekişme” yaşandığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi, itiraz üzerine olaylarla ilgili yayın yasağını kaldırdı.

Patlamaların hemen ardından hükümet üyeleri saldırının arkasındaki gücün Suriye’nin El Muhaberat örgütüne işaret etti, ertesi günü ise THKP-C Acilciler örgütünün gerçekleştirdiğini duyurdu. Acilcilerin eski lideri Mihraç Ural ise bunu reddederek, “Acilciler diye bir örgüt, 20 yıldan beri yok” derken, saldırı için İsrail’i işaret etti.

 

Dedikodu mu, gerçek mi?

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, saldırının asıl hedefinin Ankara olduğu yönündeki iddiaları doğruladı. Aynı iddia ABD’ye hareketi öncesinde Erdoğan’a sorulduğunda ise verdiği yanıt “Bunların hepsi birer dedikodu” oldu. Atalay’ın saldırılarda kullanılan araçlarla ilgili “Plaka tespitleri vesaire yapılmıştır” dedi. İçişleri Bakanı Muammer Güler, saldırılarda kullanılan araçlarla igili “Hemen o depolardan çıkartılarak olay yerine getirilip kısa süre içerisinde patlattıklarını tespit ettik” dedi.

Bu açıklamasından iki gün sonra ise Güler’in MOBESE kameralarıyla ilgili sıkıntı olmadığını söyleyip, “Ama yeniden plaka okuma sisteminin geliştirilmesi gerekiyor” demesi dikkat çekti. Atalay plakaların tespit edildiğini söylerken, Güler’in plaka okuma sisteminin geliştirilmesi gerektiği açıklaması kafaları karıştırdı.

Olayların hemen ardından 9 kişinin gözaltına alındığını açıklayan Atalay, bu kişilerin itiraflarıyla olayın büyük oranda belirlendiğini söyledi. Atalay’ın bu açıklamayı yaptığı saatlerde şüphelilerin sorgusunun yapılmadığı anlaşıldı.

 

MİT-Emniyet kapışması

Hükümet yetkililerinin araçların depodan çıkartılıp patlatıldığını açıklamasına karşın “bir başka kaynağın” araçlarla Ankara’da keşif yapıldığı bilgisini fotoğraflı “vermesi” dikkat çekti. Bilgilerdeki farklılıklar MİT ile Emniyet arasındaki “koordinasyonsuzluğu ve çekişmeyi” gündeme getirdi. MİT’in 3 aracın plakasını emniyete ilettiği ama araçların emniyet tarafından yakalanmadığı da savlandı. Atalay buna ilişkin değişik istihbari bilgiler bulunduğunu belirtip, “böyle zamanlarda olur” demekle yetindi.

Saldırıdan 3 gün önce Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne “ses getirici bombalı eylem yapılacağı” ihbarı yapılmasına karşın saldırının önlenememesi zaafiyet tartışmasına neden oldu. Erdoğan da bu zafiyeti kabul ederek, “Emniyet teşkilatı ile İstihbarat Teşkilatı arasında bir kopukluk söz konusu olabilir” değerlendirmesini yaptı. İlk kez bir bombalı saldırının ardından “kopukluğun” anlaşılıp ortaya çıkarılması için Başbakanlık Teftiş Kurulu görevlendirildi.

 

Gözaltında ilginç kişiler

Cumhuriyet’in ulaştığı bilgiye göre gözaltına alınanlar arasında “ilginç” kişiler bulunuyor. Dün serbest bırakılan B.G. bölgede “dolandırıcı” ve “serseri” birisi olarak tanınıyor. Tavukçuluk yapan A.K. de gözaltına alınıp bırakılanlar arasında yer aldı A.K’nin ise kendi halinde küçük bir esnaf olduğu belirtiliyor.