'Risklerin 5-10 yıl birikmesine izin verilmemeli'

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, finansal istikrar açısından risklerin, 5-10 yıl boyunca birikmesine izin vermeyecek, kararlı bir politika çerçevesinin belli yıllar boyunca katı kurallar altında sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

25 Nisan 2012 Çarşamba, 18:03
Abone Ol google-news

Türkiye Kalkınma Bankası'nın bu yıl ev sahipliğini üstlendiği Asya ve Pasifik bölgesinde yer alan kalkınma ve yatırım bankalarının oluşturduğu ADFIAP'ın (Association of Development Financing Institutions In Asia and the Pacific) 35. Yıllık Olağan Toplantısı'nda konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, burada katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada sürdürülebilir büyümenin için temel unsurlarından bahsetti. Bu konuda kredilerin önemli olduğunu vurgulayan Başçı, kredi kalitesindeki bozulmalara işaret etti.

Başçı, kredi verilmemesi gereken kişilere ve kesimlere sistemin kredi vermeye başladığında, sürdürülebilir olmayan iş modellerini desteklemek için finans kesiminin kredi açmaya başladığında, bunun ilk yıllarda herhangi bir sorun olarak görülmediğini, ancak kredi kalitesindeki gizli bozulmanın ortaya çıktığı anda çok büyük ve derin bir resesyonla ekonomilerin karşı karışya kalabildiğine dikkat çekti. Ekonomi literatürlerinde, mali kesimden kaynaklanan resesyonların, çok daha derin ve uzun süreli etkilerinin olduğunun tespit edilebildiğinin altını çizen Başçı, bunun en yakın örneğinin 2008 yılında yaşanan küresel ekonomik krizin etkilerinin hala yaşandığını vurguladı.
 

'Finansal istikrardan sorumlu kurumlar olmalı'

Riskler açısından ise finansal istikrardan sorumlu kurumlarının olmasının önemli olduğuna işaret eden Başçı, "İyi zamanlarda herkesin son derece iyimser olduğu zamanlarda, risklerden bahsedecek ve kriz önleyici gerekli tedbirleri devreye sokacak kurumlara ihtiyaç var" dedi. Ekolojik sürdürülebilir alan konusuna da değinen Başçı, buradaki felaketlerin çok daha seyrek gözlendiğini, o açıdan hem maliyetinin daha yüksek olduğunu ve risklerin seyrek gözlenmesi dolayısıyla, kamu ve özel otoritelerini son derece isteksiz kalabildiğinin altını çizdi. Sanayi devrimi ile hızlanan karbon bazlı yakıtların kullanımı, zararlı tarımsal uygulamalar, ormanlık alanların kullanıma açılması, hızlı nüfus artışı ve bütün bunların beraberinde getirdiği artan enerji tüketiminin, sera etkisi yoluyla ekolojik dengeyi ve dolayısıyla toplumların geleceğini tehdit ettiğine söyleyen Başçı, sürdürülebilir büyüme için fiyat ve finansal istikrarın yanı sıra, ekolojik dengedeki istikrarın da gözardı edilmemesi önerisinde bulundu.

'Yeni teknolojilerin maliyetini çok abartmamalı'

Bu kapsamda düşük karbon tüketimine dayalı kaynakların daha verimli kullanıldığı ve yenilenebilir enerjinin yaygınlaştığı bir ekonomik modelin birçok ülke için gelecek vaad ettiğini ifade eden Başçı, burada yeni teknolojilerin maliyetini de çok abartmamak gerektiğini söyledi. Başçı, "Eğer yatırımlar, çevresel açıdan doğru yere yapılırsa, bu yatırımların maliyet faydaları da gözlenebilecektir. Bu sadece, kaynak dağılımıyla ilgili toplumsal tercih sorunuyla karşı karışya olduğumuz göstermektedir. Aslında ekonomik maliyetlerin, abartıldığı kadar büyük olmadığı öne sürülebilir" dedi.
 

'Elektrikli otomobillerin maliyeti de düşük seviyelere gelecektir'

Buna örnek olarak elektrikli otomobilleri gösteren Erdem Başçı, "Nitekim bu günlerde, elektrikli otomobillerin yeni tasarımları hızla çıkıyor. Bir noktada bu otomobillerin maliyetlerinin, şu anda kullandığımız diğer otomobillere göre daha düşük seviyelere bile geleceğini hep birlikte göreceğiz. Sonuç olarak, çevresel duyarlılığı da gözönüe alan bir ekonomik model, sürdrürülebir dinamikleri ile daha sağlıklı bir büyüme perpsetktif sunabilecektir" dedi.
 

'Risklerin birikmesine izin verilmemeli'

Başçı, sürdürülebilir büyüme için fiyat, finansal ve ekolojik istikrara dikkat çekti. Bu kapsamda fiyat istikrarına karşı bir tehdit geldiğinde Merkez Bankası'nın (MB) hemen aylık kararlarla, hatta bugünlerde belki günlük kararlarla tepki vermesi ve durumu kontrol altında tutması gerektiğinin altını çizen Başçı, finansal istikrar için de alınan kararların daha düşük frekansta olması gerektiğine işaret ederek, "Risklerin 5-10 yıl boyunca birikmesine izin vermeyecek kararlı bir politika çerçevesinin, belli yıllar boyunca katı kurallar altında sürdürmesi söz konusu olmalı. Ekolojik sürdürülebilirlikte ise burada çok daha reforma ihtiyaç var. Küresel düzeyde G-20, BM düzeyinde, bu konudaki farkındalığın ülkeler arasında bir işbirliği içerisinde hayata geçirilmesi gerekiyor. Buradaki frekans, karar alma sıklığı, çok daha düşük. Çok daha seyrek ama çok daha etkili, kararlı bir politika duruşu mutlaka gerekiyor" dedi.