'Salgınla nasıl baş edilmez?' diye sorana örnek gösterilecek şehir!

CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya, koronavirüs salgınında üç büyük şehirden sonra en ön sıralarda yer alan Gaziantep'teki durumun vehametini çarpıcı ifadelerle anlattı.

29 Kasım 2020 Pazar, 17:33
'Salgınla nasıl baş edilmez?' diye sorana örnek gösterilecek şehir!
Abone Ol google-news

CHP Gaziantep Milletvekili Op. Dr. Bayram Yılmazkaya, koronavirüs salgınına ilişkin Gaziantep özelinde açıklamalarda bulundu.

Gaziantep'in perişan durumda olduğunu belirten Yılmazkaya, "Yoğun bakımlar, hastaneler dolu artık işin için çıkılamaz bir hale geldik. İnsanlar servislere bile yatmak için sıra bekler hale geldi. Sağlık çalışanları, bitkin durumda. Ağustos ayındaki Pandemi Toplantısında bu konuyu öngörerek, Ekim ve Kasım döneminde Covid-19 ve grip bir araya geldiğinde çok daha mühim bir tablo ile karşılaşacağımızı ve hazırlık yapmamız gerektiğini söyledim. Özellikle grip aşılarının yaygın şekilde yapılması gerektiğini ve sağlık alt yapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledim. Mevcut hastanelerde ilave yataklar, ilave yoğun bakım alanları ve yurtlar oluşturulması gerektiğini ifade ettim.” dedi.

"TEK GÖZ ODADA ÇEVRELERİNE BULAŞTIRIYORLAR"

Karantina sürecini evlerinde geçiren insanların durumlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yılmazkaya, “Kentimizde yaşayan insanların evleri, karantina sürecine uygun olmayabiliyor. İnsanların büyük bir kısmı tek göz odada yaşıyor ve bu insanlar hastalıklarını çevresindeki insanlara bulaştırıyor. Pozitif vaka olan insanların tamamını evlerine göndermek mümkün değil. Bu insanların durumları değerlendirilerek sahra hastanesi, yurt ya da hastanelerde izole edilmesi gerekiyor. Hiçbir şikayeti olmasa bile bu insanlar hastalığın taşıyıcısıdır. Bu noktada çalışma yapılması gerekiyor." derken bu izolasyon sürecinin tam anlamıyla yürütülememesi halinde mücadelenin başarıya ulaşamayacağını dile getirdi.

“ÜÇ BİN YATAKLI SAHRA HASTANESİNE İHTİYAÇ VAR”

Yılmazkaya, “Daha önce Gaziantep’te bin yataklı bir sahra hastanesi yapılması gerektiğini ifade etmiştik. Şimdi bin yataklı değil üç bin yataklı Sahra Hastanesine ihtiyacımız var. Artık baş edilemez bir noktaya geldik, insanlarımız ölüyor. Gaziantep halkında böyle bir eziyet olmaz. Göz göre göre, bile bile Ekim ve Kasım ayları için hazırlık yapılmadı.” dedi.

"YASAK GETİRİLMELİ, HALKA YARDIM YAPILMALI"

Salgın ile mücadelede sokağa çıkma kısıtlamasının gündeme alınması gerektiğinin altını çizen Yılmazkaya, "Vaka ve ölüm oranlarının giderek arttığı kentte bir haftalık sokağa çıkma yasağı getirilmeli. Hükümet, esnafına, çalışanına herkese sahip çıkmalı. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi halka yardım yapılmalı, bir haftalık zarar karşılanmalı. Yoksa ipin ucu kaçacak ve Gaziantep önüne geçilmeyen bir perişan hale gelecek. Salgında bile vatandaşını düşünmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız.” vurgusu yaptı.

“COVİD-19 MESLEK HASTALIĞI OLARAK KABUL EDİLMELİ”

Pandemi ile mücadeleye değinen Yılmazkaya, "Biz bir savaştayız ve askerlerimiz doktorlarımız, sağlık çalışanlarımızdır. Ancak askerlerimiz perişan. Durumları gerçekten çok kötü. ‘Ben ölürsem çocuğuma, eşime kim bakacak?’ korkusunu taşıyorlar. İnsanlarımız birer birer ölüyor. Ve bu insanlarımız kimsesiz gömülüyor. Ne evlatları, ne anneleri, ne de babaları gelemiyor. Herkeste bir tükenmişlik sendromu söz konusu. Doktorlarımız bile artık ölüm korkusu ile yaşıyor. Biz halen Covid-19’un Meslek Hastalığı olarak kabul edilmesini sağlayamadık. CHP grubu olarak vermiş olduğumuz Kanun teklifine halen yanıt verilmedi. Pandemi ile mücadelede yaşamlarını kaybetmeyi göze almış olan sağlık çalışanlarının aileleri devlet güvencesi altına alınmalı. ”

"DURUMUN CİDDİYETİ YANSITILMIYOR"

"Gaziantep’te vakaların önüne geçememenin nedenlerinin başında kentin halkına bu hastalığın ciddiyetiyle ilgili gerçekleri tamamen yansıtmamamız yer alıyor." diyen Yılmazkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her ne kadar şehrimizin idarecileri, yöneticileri ellerinden gelen her şeyi yaptıklarına inanıyorlarsa ki bir muhalefet milletvekili olarak dışarıdan gördüğüm kadarıyla valimiz ve belediye başkanlarımız yapıyorlar. Ancak Gaziantep halkına bu hastalığın ciddiye alınması gerektiğini daha şeffaf bir şekilde tekrar tekrar anlatmak gerekiyor. Bunun yanı sıra birçok etken var; örneğin Gaziantep’in yaşam kültürü de bu hastalığın ilerlemesine neden olan etmenlerden bir diğeri. Antep halkı birliği, beraberliği, iç içe yaşamayı seven bir halk. Taziyelerde cenaze sahibi gelmeyin dese bile taziyesini iletmek için zorla giden bir halk. Tabii biz şeffaflığı ve olayın ciddiyetini anlatamadığımız için bunlar oluyor.”

“GAZİANTEP’E ÖZEL ÖNLEMLER ALINMALI”

Gaziantep’in bir sanayi kenti olduğuna dikkat çeken Yılmazkaya, “Mayıs ayından itibaren organize sanayi çalışmaya başladı. Her ne kadar dikkat edilse de vardiyaların 250 kişiye kadar ulaştığı fabrikalarımız var. Bunlardan birinde olduğu zaman, diğerlerine bulaşıyor. Bizi arayan insanların ses kısıklığından Covid’in ne safhada olduğunu bile hisseder hale geldim. Gaziantep için mutlaka özel önlemler alınması lazım. Normalleşmeyi Gaziantep için biraz kısıtlamamız lazım. Ulaşımı sadeleştirmemiz lazım. Toplu taşımacıların ekonomik gideri olacaktır tabii ki, onları da gerekirse karşılamamız lazım. Pozitif çıkan herkesi eve göndermek yerine ya uygun bir yerde toplamak lazım, yurt gibi ya da gerekirse sahra hastanesi kurmak gerekiyor.” çağrısında bulundu.

“ŞEFFAF OLUNMALI”

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından yapılan açıklamaları değerlendiren Yılmazkaya, “Vaka sayılarının anlatıldığı gibi olmadığını en başından bu yana söylüyoruz. Vaka sayısı ayrı hasta sayısı ayrı denildi. Bizimle aynı nüfus ve özelliklere sahip ülkede 30 bin vaka çıkarken biz de 6 bin vaka çıkıyordu. Bu mücadele pozitif olan tüm hastalar, hasta kabul edilir. Pozitif olan herkes Covid-19’dur. Kimi kandırıyorsunuz. Turizmi etkiler, sanayiyi etkiler düşüncesiyle algı yanıltmasında bulundular. İnsanlara şeffaf davranılmadı. İnsanlar bu vaka sayıları ile önlem alma psikolojisin girmedi. En başından bu yana var oranları şeffaf bir şekilde açıklanmış olsa idi esnaf, sanayici, vatandaşkendi önlemini alırdı. Milleti kandıra kandıra bu hale getirdiler.” ifadelerini kullandı.

“VAKA SAYILARINI NEDEN AÇIKLAMADINIZ?”

Vaka sayılarının açıklamak durumunda kalındığını kaydeden Yılmazkaya şöyle devam etti:

“Türkiye genelinde 6 bin vaka var derseniz, insanlar aşı yaptırmaya dahi gerek duymayacaklardır. Neden vaka sayılarını açıklamadınız? İnsanlar yakınlarına veda dahi edemeden hayatlarını kaybediyorlar. Gaziantep’te durum çok kötü. Üç büyük ilden sonra Gaziantep nüfusuna oranla vaka sayılarında ilk sırada. Vaka sayısında ilk 5’te yer alıyoruz. Valimizin, belediye başkanımızın olduğu toplantılarda Ekim-Kasım aylarının sıkıntılı olacağını söyledik.” 

"İLİM YAYMA VAR, TABİPLER ODASI YOK"

Gaziantep’te Pandemi Kurulu oluşturulduğunu kaydeden Yılmazkaya, “İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Kurula dahil edilirken, Tabipler Odası kurula davet edilmedi. Baskılar neticesinde Tabipler Odası, Pandemi Kuruluna alındı. Kurulda herkesin görüş ve önerilerinin dinlenmesi gerekiyor. Sayın Valimizin ve Belediye Başkanımızın mücadelede içten verdiklerine inanıyorum ancak bu mücadelenin bilimsel yolla yapılması gerekiyor. Gelen uyarılar dinlemeleri gerekiyor. Yalnızca Filyasyon ekibi kurmakla mücadele sürdürülemez. Daha bilimsel, daha temkinli ve düzgün mücadele yapılmadığı, alınması gereken önlemler alınmadığı sürece Gaziantep’in bu salgından çıkış çok zor” diye konuştu.